Arılar ve hayatımızdaki yeri

Yapılan araştırmalara göre; Arı fosili, 100 milyon yıl, ilk insan fosili ile 300 bin yıl öncesine ait. Yani biz bu dünyada yokken arılar vardı.
Arı denilince ilk olarak bal akla gelse de arılar sadece bal için değil, çevrenin korunması ve tarımsal sürdürülebilirlik için de arılar çok değerli. Arılar küçücük gövdeleri ile bu dünyadaki en önemli varlıklardın birisi.
Arılar ömürleri boyunca bir çay kaşığının içi kadar bal üretebilmek için 30 bin çiçek gezip, 240 kilometre uçan varlıklardır. Kutuplar dışında dünyanın her yerinde yüzbinlerce polen taşıyarak bitkilerin üremesi ve doğanın sürekliliği için önem arz ediyorlar. Gıdalarımızın en az üçte biri arıların tozlaşma işlemi sayesinde elde ediliyor. Çiçekli bitkilerin ve ağaçların yaklaşık yüzde 80’i arıların taşıdığı polenler sayesinde çoğalıyor.
Arılar sadece tozlanmaya katkıda bulunmuyorlar. Sürdürülebilir kalkınma amaçları kapsamında biyoçeşitliliğin korunmasında da rol alıyorlar.
Türkiye’de arıcılık yapan işletme sayısı 84 bin, arı kovanı sayısı da yaklaşık 8 milyon civarında. Arıcıların çoğunluğu ise göçer arıcılık yapmaktadır.
Arılar dünyanın en zararsız hayvanlarıdır. Sadece savunma amacıyla iğnesini kullanır, kullandığı anda da iğnesini geri çekemediği için iç organlarını dışarı çıkması sebebiyle ölür.
Doğadaki bitkilerden bal, polen ve propolis toplayan işçi arılar asılında erkek değildir. Kraliçe arılar ve tüm çalışan arılar dişidir. Erkek arılar kovanda ana arının yumurtalarını döllemek için bulunur. Nektar zamanında dışı arılar erkek arıları kovandan atar. Kovanda çok az sayıda erkek arı kalır. Onlar da kovanı güven altında tutmak içindir.
Arı ve bal üretimi konusunda Muğla ili ülkemizin lokomotifi durumundadır. Özellikle ülkemiz çam balı üretiminin neredeyse tamamı Muğla ilinde gerçekleşmektedir. Kovan varlığı açısından da Muğla ili önde gelmektedir. Her yaz mevsiminde ülkemizin dört bir yanından gezici arıcılar Muğla iline gelerek çam balı üretimi için gerekli olan Basralı Çam ormanlarında konaklamaktadır.
Bu değerin devam etmesi için Basralı Çam ormanı varlığımız korumak ve artırmak zorundayız. Son yıllarda bu doğrultuda önemle çalışmalar yapılmaktadır fakat bu çalışmalar daha da artırılmalıdır.
Ayrıca; kısa adı MAYBİR olan Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği de ilimiz ve ülkemiz arıcılığı ve bal üretimin korunması ve artırılması için önemli projelerin altına imza atmakta ve bu doğrultuda büyük katkılar sağlamaktadır.
Kıyametin kopması canlı hayatının azalması veya tükenmesine bağlıdır. Doğada bitkilerin kendilerini sürdürebilmeleri tohum ve meyve tutmalarına bağlıdır. Tohum tutumu için arı ve böcek gereklidir. Arının ve böceğin düşmanı ise zirai ilaçlar ve çevre kirliliğidir. 30 yıl öncesine kadar sürdürülebilen arı kolonileri artık desteksiz kendini sürdürememektedir. Biz de insanlar olarak üstümüze düşen görevleri yapmak zorundayız. Çevremizi , doğanın, bitkilerin, hayvanların yaşamlarını sürdürebilmesi için herkes üstünü düşen görevi yapmak zorundadır. Temiz ve yaşanabilir bir çevre ve dünya için herkesin yapacağı bir şey muhakkak vardı.
Şunu unutmayalım; Arılar varsa yaşam var. Arılar yoksa yaşam yoktur…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: