İNSAN KALABİLMEK

İnsan olmak deriz hep. İnsan olmanın şartları var mı? Varsa neler… Evde kal günlerinde, bunları düşünmeye vaktimiz var elbet. Düşünmek güzel, insanı geliştirir her bakımdan. İnsan olmanın en önemli özelliği düşünmek demişken, ramazan ayının içinde olduğumuz şu günlerde bir Azeri şair kardeşimizin eleştirel bakış açısını sunduğu aşağıdaki şiirine kulak verelim.

Merhamet duygusu sende yohdursa

Tuttuğun orucun ne manası var?

Sofranda yoksula yerin yohdursa

Bir ay aç kalmanın ne manası var?

Merhamet duygusu insan olmanın gereğidir. Cümle kainâta, yaratılmışlara merhamet gözü ile bakmak noktası çok önemli. Sofranda yoksula yer var mı? Nevzat Pehlivan “İnsanı insan ve insancıl yapan yegâne duygu merhamettir. Merhametini kaybeden yaşamıyor demektir” diyor. Merhamet ile birlikte yapıcı olmak, iyi niyet çok önemli. “İnsanlar kendi işlediği, kocaman günahları çuvala basar. Senin küçücük yanlışını, duvara asar” sözündeki gibi insanlar zaman zaman iyi niyetten yoksun hale gelebiliyorlar. Halbuki gerçekte durum, “Bir parmağın onu işaret ederken, üçü seni gösterir” sözündeki gibidir.

Terezin çekini eyri çekirse,

Dilin zeher gibi kalp incitirse,

Elin rüşvet alıp rüşvet verirse,

Kıldığın namazın ne manası var?

Kişi, terazinin kefesinde ürünü doğru tartmıyorsa, dili zehir gibi kalp incitiyorsa, eli rüşvet alıp rüşvet veriyorsa, kıldığı namazın ne manası var diyor, Azeri şair. Koca Yunus da bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil demiyor muydu? Bakıyoruz şairlerin dilinde olması gereken aynı hassasiyetler, insana dair olması gereken hasletler. Bunlar pek sevindirici.

Yalandan and içip al ver edenler,

Avrattan habersiz eğri gidenler,

Haksızdan pul alıp haklı edenler,

O hacca gitmenin ne manası var?

Şiirin devamında Azeri şair, yaşantısına doğru insan olma davranışlarını yansıtamayanları eleştiriyor. Eleştiri olmazsa insanlar kendilerine dönüp bakmazlar, toplum gelişmez bu noktada eleştirel yazıların yeri apayrıdır.

Haram pullarıyla villa dikenler,

Yetimin hakkını bölüp yiyenler,

Şer atıp birini bedbaht edenler,

Ölende Yasin’in ne manası var?

Haram helal bilmek, yetim hakkı gözetmek, şer atmamak, bozgunculuk yapmamak gibi insanlığa yakışan özellikleri sayıp yine düşündürüyor şair. Şer atma konusu özellikle çok yaygın, yiğidi öldür hakkını ver anlayışı yitip gitmiş. Eskiden yiğidi öldür hakkını ver anlayışı vardı, hak yemek büyük günah bilinirdi. Son zamanlarda işine gelmiyor ise çıkarlarına hizmet etmiyor ise şer atmada sınır tanımayan insanlar türedi. Allah’tan korkma kuldan utanma duygusu çok önemli. Bu konularda kendi gözlemlerimiz çok önemlidir her söylenen doğru olmayacağı gibi, her duyulan da doğru olacak diye bir kaide yoktur. Birisinin ne dediğinden çok kendi gözlemlerimiz çok çok önemlidir. Şiirin devamında Azeri şair;

Namaz da oruç da esahtı gardaş.

Vicdanlı olmak çetindi gardaş.

Asıl insan olmak lazımdı gardaş

Asıl insan olmak lazımdı gardaş

diyor. Yüksel Ercan bir yazısında: “Askerlik yaparken takım çavuşuna tekmil vermeden önce korkusundan pırıl pırıl tıraş olan, gömleğinde ve ceketinde iliklenmedik düğme bırakmayan yurdum insanı ne yazık ki Allah’ın huzuruna çıkacağı namazda aynı hassasiyeti göstermez tıraş olmayı bırakın elbiselerin temizliği için dahi gereken önemi asla ama asla göstermez.” Örneğin, “herkesi bayıltan kokulu çorapları değiştirmeyi asla düşünmez” demiş. Temizlik imandandır sözü de diğerleri gibi çoğu kez davranışlara yansımadı yani anlayacağınız… Camiye gidip ayakkabı çalanlara ne demeli? Aslında her şeyin ucu eğitime, insanın doğru eğitilmesine çıkıyor. Bu konuda çok büyük eksiklikler var. Örneğin, yetkililerin danışmanlarını çok doğru kişilerden seçmeleri gerekir, asla yalakalardan, kendine yontuculardan seçmemeleri gerekir bu kişileri. Ahbap çavuş ilişkisi ile bir yere gelmiş insanlardan kaçınmaları gerekir, liyakat çok önemlidir. Kişilerin öz geçmişlerine çok iyi bakmak gerekir yargılamadan önce. Karalama kampanyalarına kulakları tıkamak gerekir. Çıkarlar işin içine girdi mi kimseyi tanımayacak insanlar türedi maalesef.  Bu sebeple Azeri şairin ‘asıl insan olmak lazımdı gardaş’ serzenişi bütün bunların mısralara bir yansıması adeta. İki ayak üstünde gezmekle insan olunmuyor. Azeri şairin dediği gibi asıl mesele, insan olmak, insan olabilmek ve insan kalabilmekte, gerisi boş. Ramazan ayı huzurunda herkesin insan olabilmesi ve insan kalabilmesi dilekleriyle eyvallah.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
Muğla Yenigün Gazetesi

BEDAVA
İNCELE