Körler, sağırlar birbirini ağırlar

Son günlerde ülkemizde yaşananlara şahit olduğumuz olaylar için kullanabilecek en yerinde deyim sanırım bu başlık olsa gerek.

Yine, 21.yüzyıla yakışmayan “ben” merkezli, yaptım oldu edaları ile ülkeyi yönetme felsefesi devam etmekte…

Neredeyse toplumun her kesiminden İstanbul’da yapılacak kanal projesine tepkiler sürerken bir anda özel bir şirketin ÇED Raporu (Çevresel Etki Değerlendirmesi) ortaya çıktı. Peki bu ÇED raporunu hazırlayan şirketi sicili nedir gelin bakalım.

ÇED raporunu hazırlayan şirket kamuoyunun gündemine defalarca geldi. Çınar Mühendislik’in sahibi Selahittin Hacıömeroğlu, Biga Enerji Elektrik Üretim A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanıydı. Hacıömeroğlu, kendi santrali de dahil yarımadada planlanan birçok santralin ÇED dosyasını hazırlayan Çınar Mühendislik’in de sahibidir.

BOTAŞ’taki yolsuzluk iddiaları üzerine açılan davada da tutuklu olarak yargılandıktan sonra serbest bırakılan Selahittin Hacıömeroğlu, bağımsız bir şirket tarafından hazırlanması gereken ÇED Dosyası’nı kendi şirketine hazırlatarak büyük tepki toplamıştı.

Yeniçağ yazarı Murat Ağırel ise, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Kanal İstanbul için ÇED raporu onaylandı. Raporu veren Çınar Mühendislik A.Ş. Firma Kamu kurumlarından 24 Milyon TL tutarında 42 ihale aldı. Firma sahibi Botaş Yolsuzluk operasyonunda yargılandı, kendi Enerji Dağıtım şirketinin de bulunduğu alan ile ilgili olumlu ÇED raporu verdi.” dedi.

Gelelim tank-palet fabrikası “satışına”. Komedya serisi bu olayda da sürüyor. Tank-palet fabrikasının ısmarlanmış ihalesini alan Ethem Sancak’ın ortaya çıkan bir videosunda “BMC” adlı şirketi Erdoğan’ın talimatı aldığını yine Sancak’ın talebi ile Katar ordusunun bu ihaleye ortak edildiğini o kadar pervasızca dile getiriyor ki bunun da adına serbest piyasa ekonomisi denilmekte.

Hayatında tankı bırakın otomobil farı satan bir sanayi kolu ile ilgilenmemiş bu zata, bu ihaleyi vermek hangi akla hizmettir dediğiniz anda karşımıza ah bir anda ne çıksın dersiniz?

Bu zatı muhterem meğer iş adamlığından arta kalan zamanlarda AKP MKYK üyeliği yapmakta imiş.  Şaşırıyor muyuz artık !

Hadi bu olayı da geçtik peki AKP Muğla Milletvekillerinin istisnai bir durum gibi, TBMM’nin kürsüsüne çıkacaklarını SMS mesajı ile seçmenleri bilgilendirmesine ne diyeceğiz?

Bu durumun tek bir açıklaması olabilir, o da bu milletvekilleri diyorlar ki “biz o kadar nadiren TBMM Genel Kuruluna gidiyoruz ki sakın ha bizi görmedik demeyin” demektir. Te Allah’ım ….

İşte dediğim gibi körler ve sağırlar bu ülkede birbirini ağırlamakta, o kadar ki diğer yüzde ellinin de kör ve sağır olduğunu varsaymaktadırlar. Ancak maymun gözünü açarsa neler olacak bakalım…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir