Kıyıkışlacık’ta ikinci limana tepki büyüyor

Milas ilçesine bağlı Antik İasos Kenti’nin yerleşim yeri olan Kıyıkışlacık  Mahallesi´ne ikinci bir yükleme-boşaltma limanının yapılmasına karşı dava açan Av. Bora Sarıca, koruma altında olan alanda, projenin hayata geçmesinin geri dönüşü mümkün olmayan zararlara neden olacağını söyledi.

Milas’ın Antik İasos Kenti´nin bulunduğu  Kıyıkışlacık Mahallesi´ne, bir maden şirketi tarafından yapılması planlanan ‘Yük Tahmil ve Tahliye İskelesi ve Dip Tarama Projesi’ne tepkiler sürüyor. 274 kişinin vekaletini alan Av. Bora Sarıca, Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün liman için ‘ÇED gerekli değildir’ kararının iptali istemiyle geçtiğimiz günlerde Muğla İdari Mahkeme’de dava açmıştı. Av. Bora Sarıca,”Çevre düzeni ve Nazım imar planını revizyonuna göre koruma altında olan alanda, eldeki projenin hayata geçmesi geri dönüşü mümkün olmayan zararlara neden olacaktır” dedi.

BÖLGE, PLANLARLA KORUMA ALTINDA

Av. Bora Sarıca, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı revizyonuna göre, limanın yerinin yanlış bir yer olduğunu, bölgenin çeşitli planlarla koruma altında olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: “Proje alanı; Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planına göre ‘Turizm Tesis Alanı’ ve ‘Deniz’ ile ‘Kırsal Yerleşme Alanı’, ‘Arkeolojik Sit Alanı’ olarak planlı alanda yer almaktadır. Ayrıca Muğla 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonuna göre ‘Turizm tesis alanı’, ‘Büyük Kentsel Yeşil Alan’, ‘Kırsal nitelikli yerleşme alanı’, ‘Denizalanı’ ve ‘3. Derece arkeolojik SİT alanı’ olarak planlı alanda yer almaktadır. Böylesine hassas ve koruma altında olan alanda eldeki projenin hayata geçmesi, geri dönüşü mümkün olmayan zararlara neden olacaktır.”

Proje ile birlikte İassos’un kadim balıkçılık kültürünün yok olacağını kaydeden Av. Sarıca, “Bölge nesli tükenmekte olan birçok balık türüne ev sahipliği yapmaktadır, bunlardan başlıcası yılan balığıdır. Bölge Posidonia Oceanica, bildiğimiz adıyla deniz eriştelerine ya da deniz çayırlarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu çayırlar denizlerin akciğeridir. Birleşmiş Milletler Akdeniz Fokunun (Monachus monachus) Türkiye’de Korunması Ulusal Eylem Planına Göre Akdeniz Fokunun görüldüğü yerler arasında Milas Ve Güllük’te sayılmıştır. Güllük havzası, ayrıca, koruma altındaki tepeli Pelikan (Pelecanus crispus) ve çeşitli yırtıcılar, ötücüler, ördek, keklik gibi birçok göçmen kuşun göç yolu üzerindeki durak alanıdır” dedi.

“BALAST SULARI, KÖRFEZE ZARAR VERECEKTİR”

Farklı eko-sistemlere sahip uzak denizlerden alınan balast sularının Güllük körfezine boşaltılmasıyla birçok işgalci canlı türlerinin Güllük Körfezi’nde tehlike yaratacağını ifade eden Av. Sarıca açıklamasını şu sözlerle tamamladı:  “Son yıllarda bu bölge artan balast suyu taşınımıyla Ege kıyılarımız içerisinde işgalci tür taşınımına en açık alanlardan biri konumuna gelmiştir. Limana giden yolların altyapıdan yoksundur. Tek bir kara taşıtının zor geçebileceği yollara sahip Kıyıkışlacık mahallesinde yol genişletme çalışması da mümkün değildir. Kaldı ki böyle bir yol düzenlemesi mevcut sosyo-kültürel hayatı derinden yaralayacaktır. Kıyıkışlacık sakinleri çoğu yazlık sitelerde yaşayan, huzur için bu buraya yerleşmiş yurttaşlardır. Bölgenin yerlisi diyebileceğimiz vatandaşlar ise küçük esnaflık yapmaktadır. Onlar için bölgede turizm başlıca gelir kaynaklarındandır. Böylesine bir liman faaliyeti yaşayan tüm kişilere ‘artık burada yaşamayın!’ demekten başka bir anlam ifade etmeyecektir.”

Haber: Cavit AKGÜN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.