KANUNİ’NİN RODOS SEFERİ VE MENTEŞE SAHASINDAKİ GÜNLERİ-IV-

Rodos’un Fethi, gücün karşısında hiçbir şekilde durulamyacağını gösteren önemli bir gelişmedir. Ancak bu fetih olayında, zekâ ve statejinin iyi kurulmuş olmasının da önemi vardır. Bakınız, İstanbul’u fetheden Fatih bu adayı alamamıştır. O da güçlüdür, ama Rodos Adası’nı almaya görevlendirdiği Mesih Paşa, stratejik düşünemeyen biridir. Rodos Kuşatması sürerken, askerine yağma izni vermeyince, asker gevşek hareket etmiş, bu kararı başarısızlığı doğurmuştur. Kanuni ise böyle bir hataya düşmemiştir.

            Kanuni, Rodos’ta, Cem Sultan’ın Hıristiyanlaşmış ve o yıllarda orta yaşa gelmiş olan oğlu Murat’ı huzuruna sesletir ve onun Hıristiyan olduğunu öğrenice, hem Murat’ı, hem de onun oğlu Cem’i boğdurtur. Murat’ın eşini ve iki kızını ise İstanbul’a göndertir.

            Böylece Kanuni 29 Temmuz 1522 günü başlattığı Rodos Kuşatması’nı 153 gün sonra 2 Ocak 1523 yılında adayı alarak tamamlar. Adadaki ilk Cuma Namazı’nı, Saint Jean Katerlali, camiye çevrilerek Şeyhülislam Zembilli Cemali Ali Efendi tarafından kıldırılır, ardından da, adanın imarında Kurtoğlu Muslihittin ve Menteşe Sancak Beyi’ni görevlendirdikten sonra adadan ayrılır. Kanuni’yi, Kara Mahmut Reis’in kadırgası ve bunların güvenliğini sağlayan birkaç gemi Marmaris’e getirir.

            Marmaris’e geçen Kanuni, deve güreşi düzenler, bu gösteriyi Pilav Tepesi denilen yerde kurduğu otağından izler ve Yörükler’in gönlünü alıp, fethi kutlamalarını sağlar. Marmaris’ten ayrılmadan Bodrum’un da, Sen Jan Şövalyeleri’nden alındığı haberini aldıktan sonra Muğla’ya hareket eder. Gelirken aştığı Sakar Beli’nin zorluğu nedeniyle, ordusunu Çaydere Köyü üzerinden yürütür, Ula sahasına varınca, durmayıp ilerler 8 Ocak 1523 Perşembe gününde Muğla’ya varır. O geceyi Muğla’da geçirir. Cuma Namazı’nı Ulu Cami’de kıldıktan sonra. Cuma selamlığında Muğla halkının ve civardan gelenlerin dertlerini dinler. 10 Ocak 1523 tarihinde Muğla’dan ayrılır. Bu gidişinde Bozöyük’e uğramaz, Leyne’nin önünün karşısında bulunan Sevdaş Menzili’nde bulunan”Südeş” karyesinde (köyünde) konaklar. Bu yerde onu görmeye ve derdini anlatmaya gelen Bozöyük ve yöresi halkıyla görüşür. Ardından da Gökbel’i aşıp, Çine’ye, oradan da geldiği yolu izleyerek İstanbul’a döner.

            Menteşe coğrafyası önemli bir coğrafyadır. Üzerinde yaşayanların bunun farkında olmaları gerekir. Rodos ve Bodrum’un 2022-2023 yıllarında 500’üncü fetih yılı kutlayacaktır. Rodos elimizden değişik oyunlarla gitmiş olsa da, Bodrum elimizdedir ve ülkemize milyarlarca lira döviz kazandıran bu ilçe için yapılanlar nelerdir? Bodrum ve Rodos’un Fethini,  anlatan ne doğru dürüst bir romanımız, ne de çekilmiş filmlerimiz var. Ben bu noksanlığı göz önüne alarak “ ÇALDIRANDAN RODOS’A” ve” SON KARA BODRUM’UN FETHİ” İsimli iki roman yazdım, bunların basılması yöre tarihi ve edebiyatı için büyük bir boşluğu doldurucaktır. Yöre de içeriksiz tarihi ve edebi değeri olmayan eserlerin basımı yerine, bu tür tarihe yaslanan ve yöre kültürünü ve coğrafyasını tanıtacak eserlerin basımına omuz verilmesi, desteklenmesi yörenin ve dolayısıyla ülkemizin yararına bir gelişme olacaktır.

Rodos bugün bizde olmasa da elimizde olan Bodrum’un fethinin 500’üncü yıl dönümü yaklaşmaktadır, yapılacak anma programlarında  yapılacak kuru anlatımlar yanında, Bodrum gibi güzide bir ilçenin fetih yıl dönümünde basılmış böyle değerli romanlar, çekilmiş özgün anlatımlı filmler önemli bir armağan olacaktır.  Günümüzde “Mavi Vatan” ile ilgili Ege ve Akdeniz’de yaşanan gelişmeler göz önüne alınırsa, bu yöndeki çabaların ne kadar önemli ve anlamlı olacağı görülecek, yöreyle ilgili gelişmelerin kalıcılığı sağlanacağı gibi insanımızın duyarlılığının artmasına da vesile olunacaktır.

Bu Habere Yorum Yapın