HELEN DEVRİMİ-ERATOSTHENES

En son bilim tarihi yazımızda Helen kültürünün Sicilya’ da ki temsilcisi Archimedes’ ten bahsetmiştik. Bugün ise İskenderiye Okulunun matematik alanındaki birikimlerini astronomi bilimine taşıyan Kireneli ERATOSTHENES’ ten bahsedeceğiz. İsa’ dam önce 276’ da bugünkü Libya’ da doğan EROTOSTEN o günün en ileri üniversitesi olan İskenderiye’ de eğitim görmüştür. Peki, nedir bu bilgini mühim kılan?

Üzerinde yaşadığımız Dünya’nın çevresini ölçebilmeyi başarmış olan ilk insan olmasıdır.

Eratosthenes, ömrünün neredeyse tamamını geçirdiği Antik Yunan’daki en büyük akademik kürsü olan İskenderiye Kütüphanesinin Baş Kütüphanecisiydi. O sıralarda İskenderiye Kütüphanesi tartışmasız olarak Dünya’daki en saygın bilim merkezlerinden biriydi. Kütüphane deyince hemen hepimizin aklına ilk önce herkesin çıt bile çıkarmadan önündeki kitapla ilgilendiği ve etrafta sürekli ses çıkaranları uyaran asık suratlı görevlilerin kol gezdiği yerler gelir öyle değil mi? Hâlbuki İskenderiye Kütüphanesi birçok bilim insanının ve öğrencilerin bir araya gelip fikir alışverişinde bulunduğu ve beyin fırtınalarının had safhalara çıktığı çok canlı bir kütüphaneydi. Her şeyden önce Büyük İskender’ in gerçekleştirmek istediği Helen Kültürünün ulaştığı en yüksek ilim merkezi idi.

Peki, o günün şartları ile nasıl hesaplayabilmişti Eratosthenes, dünyanın çevresini?

Eratosthenes, Güney Mısır’da Siyene denen şehirde çok ilginç bir kuyunun var olduğunu öğrendi. Bu kuyu her yıl 21 Haziran tarihinde en dip noktasına kadar Güneş alarak aydınlanıyordu. Güneş bu tarihte en tepe noktada oluyordu ve Güneş ışınları bu kuyuya tam dik olarak düşüyordu. Eratosthenes, Güneş ışınlarının İskenderiye ve Siyene’ ye aynı şekilde düşmediğini ve bunun sebebinin de Dünya ekseninin eğik bir yapıda olması ile alakalı olduğu sonucuna vardı.

Yine bir 21 Haziran tarihinde Eratosthenes, Güneş tam tepe noktasındayken İskenderiye’de yere bir çubuk dikti ve Güneş ışınlarının çubuğa tam dik ulaşmadığını ve yerde 7 derecelik bir gölge oluşturduğunu fark etti. Buradan yola çıkarak Dünya’yı bir daire olarak düşünen Eratosthenes, İskenderiye ile Siyene arasındaki mesafenin Dünyanın merkez noktasında da yedi derecelik bir açı oluşturması gerektiğini düşündü. Dairenin toplam açısı 360 Derece olduğuna göre yedi derecelik bir açı elli de birlik bir parça anlamına geliyordu.

Daha önceden İskenderiye ile Siyene arasındaki uzaklığı ölçen Eratosthenes bu mesafeyi yaklaşık olarak 5.000 Stad olarak bulmuştu. 1 Stad o zamanlar yarışların yapıldığı standart bir ölçüydü ve yaklaşık 185 Metre kadardı. Eratosthenes, 5.000 Stadlık mesafeyi 50 ile çarparak Dünyanın çevresinin 250.000 Stad olduğunu hesapladı yani 46.250 km.

Görüldüğü gibi Eratosthenes’ in dünyanın çevresini hesaplaması çok da zor olmamıştır. Bunun nedeni ise o güne kadar biriken ve gelişen bilgilere sahip olmasını sağlayan Helen Kültürüdür. Çünkü bu hesaplamayı yapabilmesi için geometri bilgisine sahip olması gereklidir. Bu bilgi ise hâlihazırda İskenderiye’ de mevcuttu ve sadece uygulanmayı bekliyordu. Tüm bu bilgi birikimi yüzyıllarca korunmuş ve Rönesans Avrupa’ sına kadar ulaşmış ve Kopernik devrimi ile bugünkü modern astronominin açığa çıkmasına yol açmıştır.

Peki, bu bilgi birikimine sahip İskenderiye Kütüphanesi’ nin yanı başında duran Araplar neden Avrupa’ da gerçekleşen devrimi gerçekleştirememiştir! Bu sorunun cevabı yıllardır okumaktan sıkılmadığım Jean Pierre LUMINET’ in “ÖKLİD’ in ASASI” romanında bulabilirsiniz. Düşünerek var olun…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün
%d blogcu bunu beğendi: