HDP’nin aldığı oy oranı yaptıklarını meşru kılmaz

TSK‘nın gerçekleştirdiği Gara operasyonuyla birlikte siyasetten HDP‘nin kapatılmasına yönelik sık talepler gündeme gelmişti. MHP Lideri Devlet Bahçeli ise açık bir şekilde HDP‘nin kapatılması için adım atılması gerektiğini, kendilerinin de bu yönde gerekirse başvuru yapabileceklerini ifade etmişti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı geçtiğimiz haftalarda incelemesini başlatmış ve incelemenin temel dayanağı da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan Kobani iddianamesiydi.

Ve geçtiğimiz hafta Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, 609sayfalık iddianame ile 687 kişi için “siyaset yasağı” ve “HDP’nin kapatılması” istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin yaptığı yazılı açıklamada; “demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarından olan siyasi partilerin, toplumun ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunmayı amaçlayan kurumlar olduğunu ve bu amaçlarını evrensel ve demokratik hukuk kuralları çerçevesinde barışçıl yollarla gerçekleştirmelerinin esas olduğunu” vurgulamıştır.

Bununla birlikte Anayasa’nın 68/3. fıkrasında ve Siyasi Partiler Yasası’nın 90. maddesinde, “siyasi partilerin faaliyetlerini Anayasa ve kanun hükümleri çerçevesinde sürdürmeleri gerektiğinin düzenlendiğini” bildirmiştir. Yine Anayasa’nın 14. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerden hiçbirinin, “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve ortadan kaldırmayı amaçlayan” faaliyetler biçiminde kullanılamayacağının öngörüldüğünü söylemiştir.

Peki bundan sonra süreç nasıl işleyecek?

Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi “Yüce Divan” sıfatıyla yargılamayı yapacak. Başsavcılığın iddianamesi Anayasa Mahkemesi’nde dava iddianamesi olarak kabul edilecek. Bu iddianame üzerinden Anayasa Mahkemesi belirleyeceği bir tarihte yargılamaya başlayacak.

 “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar gider bu dava” diyenler var. Evet oraya kadar yolu var ama AİHM, terörün kınanmamasını dahi siyasi partilerin kapatılması için yeterli bir gerekçe olarak kabul ediyor.

Süreç böyle işlerken siyasiler de uzun zamandır bu konuyu konuşuyor ve önümüzdeki günlerde bu konu konuşulmaya devam edeceğe benziyor.

HDP’den beklenen neydi?

Kandil vesayetinden bağımsız, terörü lanetleyen ve arasına terörle mesafe koyan sivil bir siyaset.

Dünyanın hiçbir ülkesinde HDP’nin yaptıklarını yapan bir parti açık kalamaz. Şiddeti, terörü, teröristi öven, onları kutsayan açıklamaların “ifade özgürlüğü” ile hiçbir alakası yoktur.

Kapatılması gelecek seçimler üzerinde etkisi olur mutlaka ama HDP’nin kapatılmaması tarihimize, şehitlerimize, güvenlik güçlerimizin sahada verdiği mücadeleye ihanet olur. Terör ve terörizmle siyaset, medya, iş dünyası başta olmak üzere her alanda mücadele edilmelidir.

HDP’nin aldığı oy oranı yaptıklarını meşru kılmaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.