GÜNEŞLER SÖNDÜRÜLÜYOR

Acil Kodlu

Güneşin Öteki Adı Kadın başlıklı “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nde yazdığımız yazı üzerinden henüz iki gün geçti ki baktık, ülkemizde kadın cinayetleri, tam gaz devam ediyor. Akıl alır gibi değil. Sanırım artık ‘kadın hakları’, ‘kadın cinayetleri’, bir mağdur daha’ başlıkları, üzerinden konuşmak yerine ülkemizde ‘erkek çocuk eğitimi’, demeliyiz.

Erkektir yapar diye şımartılarak, pohpohlanarak yetiştirilen bir erkek çocuk, demek büyüyünce canavarlaşıyor. Bunun başka bir izahı olabilir mi? Ailelerin çocuk yetiştirme tutumlarını, mercek altına almalıyız. Kızını dövmeyen dizini döver anlayışı, var örneğin. Halbuki çocuk eğitimi, çocuk eğitimidir. Kızı, erkeği ayrı değildir. Olmamalıdır. Ülkemizde ayrı tutulduğu için kadın mağdur.

Öldürülenlerden başka basına yansıyan veya yansımayan, şiddet gören kadınlar var. Öyle ki evlerinde şiddet görenlerden başka üzeri örtülü iş yerinde şiddet görenler var veya şiddet gördükleri halde ısrarla görmezden gelinenler var.

Mağdur eden sinsi olunca, büyük bir kamuoyu yaratıyor. Kadın cinayetlerinin bazılarında mağdur edilen maktul, görülmeyip bir de üzerine suçlu bile ilan edilebiliyor. Öldüren taraf bazen zengin olabiliyor, genellikle o zaman gücü arkasına almayı biliyor kurnaz, pişkin olabiliyor. Erkek çocuğuna her dediğini vermiş, şımartmış, böyleleri var etrafta. Böyle cinayet haberlerine yansıyanlardan başka yansımayanlar da var.

Bir kişi telefonda görevce üstünü arıyor. İşte şöyle başım belada vb. anlatıyor belli ki. Bunu cevaptan anlıyoruz. Cevap şu: “Sen de kadınlarla uğraşmayacaktın kardeşim”. Belli ki telefonu eden sinsi plan kuramayan, normal tepki veren bir insan. Telefondaki cevabını duyduğumuz kişi ise kadın gücünün farkında. Kişiler anlaşmazlık yaşayabilir, önemli olan aklı selim ile çözülmesi. Yapılması gereken bir tarafı haklı çıkartmak için kendini yırtarcasına savunma değil… Bu, bazı avukatların yaptığı bir şey çünkü.

Normal insan her iki tarafı dinler bir çözüm yolu arar ve bulur, tabi dediğim gibi iyi niyetli ise… Haklı çıkmak veya çıkarmak için eğip bükme, şov yapma, arkasına para ve güç alma ve benzeri varsa o zaman işin rengi değişir. Bunu yapanlara, çanak tutanlar olmasa keşke ama maalesef varlar.

Sinsice plan yapan veya yapmayan katil, gidip vuruyor, öldürüyor. Ortaya işte her gün basına yansıyanlar çıkıyor, herkes başlıyor ‘bir mağdur daha’ diye serzenişlere tabii ki sosyal tepkimiz olmalı bu çok önemli. Ancak çözüm odaklı düşünülerek yapılmalı.

Canavara dönüşen, insan öldüren kişi, nasıl yetişiyor sorgulanmalı. Eğitim sistemi sorgulanmalı. Eğer aile, sağlıklı eğitim veremiyor ise Milli Eğitim Bakanlığı ders kitaplarına, uygun metinlerle kız ve erkek çocuğun eşit haklara sahip olduğunu, erkeğin üstün olmadığını ve benzeri olması gerekenleri, uygun şekilde koymalı. Geç kalındı bunları görmede maalesef. Ağaç yaşken eğilir. Erkek çocuklara anaokulu ve ilkokuldan itibaren sınıftaki kız çocuklarına nasıl davranması gerektiği hakkında davranış eğitimi verilmeli. Bu eğitimin de sağlıklı verilmesi gerekir.

Kadına kibarmış gibi davranan yanıltıcılar olduğu da unutulmamalı onlar sinsi gruba girip kadını çok daha fazla mağdur ediyorlar. Eğitimin nasıl verildiği çok önemli. Karşıdakini yoklayıp ona göre davranışlarını değiştiren kurnazlar olduğu, unutulmamalı. Eğitimin bütün bunları, önleyici olması gerekir.

Daha yeni “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” yazımda kadını değil insanı konuşacağımız günlere erişmek dileğiyle yazmıştım. Temennim üzerinden üç gün geçmeden yine kadın cinayetleri, gündeme geldi. Bitmek tükenmek bilmiyor. Önceki yıllarda Emine Bulut cinayetinde de katil konuşmaya gitmiştim diyor, konuşmaya yanında bıçak ile gidiyor. Bensu Narlı cinayetinde de katil konuşmaya gitmiş ne tesadüf ise onun da yanında, av tüfeği var.

Eğitimin tanımını, herkes bilir. Kişilerde, istenilen davranış değişikliği oluşturma ve kalıcı hale getirme sürecine, eğitim denir. Bugün eğer ailede veya okulda sağlıklı eğitim verilse idi, Muğla Milas’da kuzeninden ayrılıp takıntılı şekilde akrabası Bensu Narlı’ya dadanan, babası ile yaşayan Bensu Narlı’yı annesinin evine giderken takip edip eve girince kapıyı çalıp av tüfeği ile öldüren kişiyi konuşmuyor olacaktık. Bu kadar çok, kadın cinayetinin olması, çok düşündürücü…

Türkiye’de habercilik de olması gereken yerde değil yerli yersiz aslını öğrenmeden yazıp çizenler var. Bensu Narlı cinayetinde çoğu haberde katil Bensu Narlı’nın erkek arkadaşı gösterilmiş. Fakat aslında katil, takıntılı bir şekilde kızı takip ediyormuş, arkadaşlık için ısrar ediyormuş, kız annesinin evinde öldürülmüş. Çok az haber sitesi, bu gerçekleri doğru yazmış. Ülkemizde habercilikte çok fazla çarpıtma oluyor. Aslını iyice araştırıp halka doğru haber verme ilkesinden ayrılmamalı. Doğru habercilik esastır. Haberciliğin doğasında okunsun diye biraz abartı vardır ama bu gerçeği saptırmadan olmalıdır. Örneğin haberciler, “Köpek insanı ısırdı” haberini kimse okumaz ama “İnsan köpeği ısırdı” gibi farklı haberlerin dikkat çektiğini bilip ona göre yazarlar fakat bu tip olaylarda insan onuru düşünülmeli, yerli yersiz yazılmamalıdır. Yazanlara da verdikleri zarar ölçüsünde, bir yaptırım olmalı. Ama bu konularda, maalesef sınıfta kalındı. Sürekli insanlık öldü mü noktasında buluyoruz kendimizi. İnsanlık sinsi plan yapanları, yanlış eğitim davranışlarını, gerçek mağdurun kim olduğunu görmeli.

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü” üzerinden daha bir hafta geçmeden, Bensu Narlı’dan başka yine ilimizin Yatağan ilçesinde balyozla eşini öldüren bir adam daha varmış bu pek öne çıkan bir haber olmadı. İzmir’in Bornova ilçesinde bir kadın tabanca ile öldürülmüş. Daha diğer il, ilçe, köylerde ne kadar kadın öldürüldü bilmiyoruz.

Bir direk öldürenler var konuşmayı bilmeyip söyleneni anlamayıp bir de ısrarla kendini haklı görüp bütün düzeneği planlayıp sinsice planlarını hayata geçirip mağdur edenler var. Örneğin sinsi planlar yapan bir erkek tek başına bir kadını alt edemeyeceğini, kadının bütün hayatının tertemiz bir sayfa olduğunu yakından biliyor ama zarar vermek istiyor hatta ben kıskanç adamım ben bulunduğum yemek, organizasyon ve benzeri tek olmalıyım diyor, o derece narsist. Sinsi planlar kuruyor tek olmak, parlamak için önünde engel gördüğü, kendisi seviyesine ulaşmak üzere olan kadını yok etmeyi amaçlıyor. Planlarını hayata geçiriyor. Bu kadının karşısına tek çıksa kaşarlanmış hani telefonda “Sen de kadınlarla uğraşmayacaktın kardeşim” diyenin öğüdünü çoktan almışlardan, acemi değil sinsi. Planlarını tamamen bu kadını yemeye odaklarken kurnazlıkla yanına başka kadınları ve gücü alıyor. Bunlar görülüyor mu aslında evet ama herkes cebimiz para görüyor, huzurumuz yerinde, bana ne diyor. Olayları bir film izler gibi seyre duruyorlar. Akıl almaz saldırılar oluyor herkes gözlerini kapatmış, bana ne anlayışında. Tıpkı bu asılsız haber yapan haberciler gibi çarpıtma hat safhada. Düzgün haber yapanları ayrı tutalım. İlkeli, düzgün haberciler her zaman var elbet, sözümüz böyle olmayanlara.

Velhasıl kelam, eğitim ile olması gereken davranışların kazanıldığı, nice günlere temennileri ile önce eğitim, diyelim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.