DOLAR 9,61531.08%
EURO 11,23671.02%
ALTIN 553,381,55
BITCOIN 585384-0,51%
Muğla
11°

AÇIK

12:53

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

  • Hamburger Menü 1
  • Hamburger Menü 2
  • Hamburger Menü 3
  • Hamburger Menü 4
  • Hamburger Menü 5
  • Hamburger Menü 6
  • Hamburger Menü 7
blank
blank
GRİPTEN-NEZLEDEN NASIL UZAK DURALIM?
60 okunma

GRİPTEN-NEZLEDEN NASIL UZAK DURALIM?

ABONE OL
Ekim 22, 2021 15:56
GRİPTEN-NEZLEDEN NASIL UZAK DURALIM?
blank
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Korona virüs ismini hepimiz ezberledik. Fakat ismini bilmediğimiz ve her kış mücadele ettiğimiz birçok virüs, bakteri veya mantar ve parazitler var. Enfeksiyon hastalıklarıyla özellikle mevsim geçişlerinde sık karşılaşıyoruz. Özellikle de en sık üst solunum yolu enfeksiyonları görüyoruz. Sadece boğaz ağrısı olduğunda semptomlar ilerlemeden tedbir almayı öğrenmeliyiz. Diğer hastalıklarda olduğu gibi enfeksiyonlar için de alabileceğimiz tedbirler arasında amaç; yaşam boyu sağlığımızın korunması, iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, yaşam kalitemizin arttırılması ve sağlıklı yaşam biçiminin benimsenmesidir. Bu konuda sağlıklı beslenme önemli bir yer almaktadır.

Sağlıklı beslenme tabağında belirtilen besin ögelerinden yeterli ve dengeli miktarda alınmalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin, havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tüketimi önemlidir.

E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırmaktadır. E vitaminin iyi kaynakları yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve fındık, ceviz gibi yağlı tohumlardır.

Bağışıklık sisteminde D vitamini de önemli rol oynamaktadır. D vitamini hücrelerimiz üzerinde bir kalkan etkisi yaratır. Böylece hücreler zararlı mikroorganizmalara karşı korunmuş olur. Her sonbahar döneminde D vitamini ölçtürmeniz de fayda vardır. Eğer kan değeri seviyeleriniz düşük ise gerekli takviyeyi kullanmak önemlidir.

Ayrıca prebiyotik besinler, sebzeler (pırasa, yer elması, bamya, enginar, kereviz, soğan, sarımsak, kuşkonmaz ), kurubaklagiller (nohut, mercimek, fasulye), tam tahıllar (tam buğday, yulaf, arpa, kepekli pirinç), yağlı tohumlar (ceviz, badem,- fındık), meyveler (zeytin, muz, çilek, elma) ve probiyotik ürünler kefir, boza, tarhana, şalgam suyu, turşular (şalgam suyu ve turşu gibi çok tuzlu gıda tüketiminde yüksek tansiyon hastaları dikkat etmelidirler) bağışıklık sistemini olumlu etkilerler.

Fazla yağ dokusu bağışıklığımızı tehdit eder, vücutta bir inflamasyon yaratır. Bu yüzden yağ dokusunun fazla artışı önlenmelidir. Basit şeker içeren ürünler veya çok fazla enerji içeren fakat vitamin-mineral içeriği düşük olan fast food yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Hazır meyve suları, gazlı içecekler tercih edilmemelidir.

Vücut ısısını dengede tutabilmek için bol sıvı alımı gerekmektedir. Yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün 2-2.5 litre su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayı, açık çay gibi içecekler tercih edilmelidir.

Gıda güvenliğine dikkat edilmelidir. Bu konuda Dünya Sağlık Örgütü önerilerine göre sebze ve meyveler normal durumlardaki gibi yıkanmalıdır. Dokunmadan önce eller su ve sabunla yıkanmalıdır. Sonrasında özellikle çiğ yeneceklerse temiz su ile yıkanmalıdır.

Sağlıklı Günler Dilerim…

Beslenme Uzmanı AYŞE KUZGUN

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP