Gazeteci-siyasetçi

Gazeteci siyasetçi ilişkisi öteden beri “İçi dışına mecbur dışı içine mahkum” çerçevesinde tanımlanır, Ülke yönetiminde, bölge yönetiminde söz sahibi olmak isteyen kim varsa niyetlendikten sonra kapısını çalacağı ilk kurum medya kuruluşları ve o kuruluşlarda görev yapan gazetecilerdir.

Bu iki kurumdan birisi olmadı an sözünü ettiğimiz alan bomboş kalır, keyif vermez, Bu durum bir noktada Fenerbahçe ile Galatasaray’ın karşılaşmaları gibidir, iki takımdan birisinin bulunmadığı lig hiçbir anlam ifade etmez.

Son dönemlerde Türkiye’nin içerisine düştüğü durum Gazeteci-Siyasetçi ilişkisini yeniden gündeme getirdi.

-Siyasetçi her an bir gazeteci ile görüşmeli mi.?

-Siyasetçi ile gazeteci bu kadar samimi olmalı mı.?

-Gazeteci bir takım kişi ve kişiler ile siyasetçi arasında elçi olmalı mı.?

Şeklindeki sorular düne göre bugün daha fazla cevap bekleyen sorular.

Gazetecinin her dönem mevcut siyasi iktidarın yanında durarak adeta “sorun çözücü” pozisyonunda olmasına biz oldum olası bir anlam veremeyiz, Bir noktadan sonra kendi meslek ilkelerini unutarak başka bir role soyunmak yıllar yılı hoşa gitmeyen bir durum.

Gazetecinin kendisine gelen bir problemin çözümü ile ilgili haber yapması yazı yazması ve bu yazdıklarının ilgili siyasetçiler tarafından çözülmesini istemesi son derece normal bu duruma zaten kimsenin bir diyeceği yok.

Ancak bir noktadan sonra gazetecinin kendisini başka bir noktada görmesi, Özellikle iktidarda bulunan siyasetçiler ile birlikte hareket etmesi bu nedenle de yaması gerekenleri yazmaması işin gazetecilikten çıkıp basın sözcüsü gibi görülmesini sağlıyor.

Bugün yaşadığımız sıkıntı tam da budur, “İktidarın yanındayım dolayısı ile benim dokunulmazlığım var istediğimiz yaparım” şeklindeki bir düşünce  çoğu zaman gazetecinin başını döndürüyor kendisini bambaşka bir yere savuruyor.

Gazetecinin başta siyasetçiler olmak üzere her kesim ile uygun bir mesafe koyması hem kendisi hem de siyasetçi açısından olmazsa olmaz bir durumdur, Bu söylerken “gazeteci siyasetçiye selam vermesin merhaba demesin” gibi bir tavır içerisinde değiliz ama bildiğimiz “Mesafe koymanın her zaman iyi olduğudur”

Biz bu mesleğe girdiğimiz andan itibaren başta siyasetçiler olmak üzere var olan tüm kurum ve kuruluş temsilcileri ile aramıza bir mesafe koymaya özellikle dikkat ediyoruz.

Gazeteciliğe başladığımız gündem bu zamana kadar o kadar çok parti o kadar fazla siyasetçi-belediye başkanı geldi geçti iyi işler yapan oldu geldiği noktayı unutanlar oldu hepsi geçti gitti biz yine buradayız.

-Mesafe koymak

-Saygılı olmak,

-Koyduğumuz mesafeyi de yıllar yılı korumak

bize zarar değil fayda getirdi.

Bundan sonrada olduğumuz gibi kalmaya gayret edeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.