EGE ADALARI’NIN ELDEN GİDİŞİ(-II)

Tarih, oturarak, hiçbir şey yapılmadan oluşturulacak bir gelişmenin adı değildir. Büyük mücadelelerin, büyük kavgaların, büyük zafer ve yitirişlerin anlatıldığı olayların adıdır. Ege Adaları da büyük ve zorlu mücadeleler sonucunda çok şehit verilerek alınmış yerlerden biridir.

“XII. yüzyılda sonra Türkler’in Batı Ege yöresini almasıyla, yani Türkler’in bu yörede devreye girmesi mevcut siyasi çekişmeyi etkilemiştir. Batı Anadolu sahillerine uzanan Türk boylarının, bu yörede kurdukları siyasi teşekküller, çok geçmeden yönlerini, önlerindeki denizlere çevirmeleriyle başka bir safhayı başlatmıştır. Filolar oluşturarak adalara geçtiler Denizde faaliyetlerde bulundular. Menteşeoğulları- Aydınoğulları, Karesi ve Saruhanoğulları aynı zamanda birer deniz gücü oluşturup denizlere açılan beylikler oldular.”(*)

         Osmanlı İmparatorluğu zamanında Batı Ege bölgesindeki beylilerin Osmanlı egemenliğine girmesi üzerine, yörede beylikler döneminde oluşturulmuş olan gemicilik faaliyetlerine hız verilmiş, beyliklere ait donanmalar ve gemiciler, Osmanlı deniz gücüne katılmışlardır. Bunlardan birçoğu korsandır ve Ege’deki mevcut adalara saldırdıkları gibi bazıları ise doğu Akdeniz’deki ticaret gemilerine el koyacak güce erişmiştir. Bu yapı içinden Barbaros kardeşler ve Turgut Reis gibi önemli deniz amiralleri çıkmıştır.

       Osmanlı zamanında, Menteşe kıyılarının sürekli batılı korsanlar tarafından saldırıya uğraması, ticaret faaliyetlerinin denizlerde engellenmeye çalışılması, bu adaların fethini gündeme getirmiştir. Bunun için güçlü donanmalar oluşturulmuş, buna göre hazırlıklar yapılmış ve nihayetinde harekete geçilmiştir. Bu noktada şunu belirtelim ki Osmanlı donanması her harekete geçtiğinde karşısına birleşmiş Haçlı donanması çıkmış, Ege ve Akdeniz’deki adaların alınmasına engel olmaya çalışmışlardır. Ne var ki Osmanlı’nın güçlü olması, bu adaların fethini engelleyememiştir.

Bu Habere Yorum Yapın