CUMHURİYET VE KIZILAY

Kızılay, eski adı Hilâl-i Ahmer. Kızılay, hayır kurumu niteliği ile insanlık, tarafsızlık, bağımsızlık, birlik ve evrensellik ilkelerine göre çalışan bir yardım kuruluşudur.

Türk dilinin sadeleştirilmesi çalışmalarının yürütüldüğü 28 Nisan 1935 yılında kuruluşun adı, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından “Türkiye Kızılay Cemiyeti” olarak değiştirilmiştir. 22 Eylül 1947’de kuruluşun ismi, “Türkiye Kızılay Derneği” olmuştur.

Kızılay’ın hamisi ve Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 18 Haziran 1935 tarihinde Kızılay Genel Merkezi’ni ziyaret ederek faaliyetleri hakkında bilgi almış, Kızılay’ın üye sayısının arttırılmasını şu sözlerle istemiştir. “Hilal-i Ahmer, aza adedinin memleketin rüşd ü içtimaisiyle mütenasip bir dereceye varmasını ve bütün milletin bu tenasübü temin etmesini temenni eylerim.”

14 Nisan 1877’de kurulmuş olan Hilâl-i Ahmer Cemiyeti Arması’nda “Vatana muhabbet, yaralılara muavenet” yani, vatana muhabbet, yaralılara yardım, yazar. Hilal-i Ahmer Cemiyeti, Kurtuluş Savaşı’nda seyyar hastaneler kurmuş, yaralı asker ve sivillere bakıp vatandaşlara sağlık hizmeti vermiş, imkanlar nispetinde yiyecek ve giyecek dağıtmıştır. Savaşın en sıkıntılı zamanlarında hiçbir fedakarlıktan kaçınmamış dertlere deva olmuştur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yurt denetimlerinde yaptığı konuşmalarda, Kızılay’ın Kurtuluş Savaşı yıllarındaki katkılarına sıkça değinmiştir. 23 Mart 1923 tarihinde eşi Latife Hanım ile Konya Hilal-i Ahmer Kadınlar Şubesi’nde verilen çay ziyareti konuşmasında; “…Hilal-i Ahmer Cemiyeti’nin ve bilhassa bu ulvi cemiyette pek büyük bir faaliyet ve dirayetle ibraz-ı fedakari eyleyen muhterem hanımlarımızın harekat-ı askeriyede, Milli Mücadelenin muvaffakiyete isalinde gösterdikleri himmet ve muavenet, orduya yapılan hizmetlerin kıymetlilerinden birini teşkil etmektedir. Ordunun Başkumandanı sıfatıyla heyet-i aliyyelerine takdim-i teşekkür eylerim” demiş, Kızılay’a ve burada fedakarca çalışan Türk kadınlarına teşekkür etmiştir.

Atatürk’ün Kızılay ile yolu 1912 yılında Trablusgarp Savaşı’nda hasta olduğunda kesişmiştir. Ulu Öner, Trablusgarp Savaşı sırasında Derne’deki Hilal-i Ahmer Hastanesi’nde tedavi görmüştür.

Atatürk, Ocak 1912 tarihinde Derne’de Şark Kolordusu Komutanı olarak görev yapmakta iken 16 Ocak günü çarpışma sırasında gözünden yaralanmıştır. Derne’deki Hilal-i Ahmer Hastanesi’nde tedaviye alınmış ancak tamamen iyileşmeden görevi başına dönmüştür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bir süre sonra gözünün yeniden rahatsızlanması üzerine on beş günlük tedavi ve yatak istirahatı yapmak zorunda kalmıştır. Bu durumu arkadaşı Kerim Bey’e yazdığı 9 Mayıs 1912 tarihli mektupta şöyle anlatır: “3-4 Kanun-i Sani baskını ile başlayan 4 Kanun-i Sani muhaberesi gecesi ve günü zaten mustarip görünen sol gözümdeki kan ve ruiyetimde zulmet hasıl oldu. Istırabın derecesi ifayı vazifeye mani oldu. Hilal-i Ahmer Hastanesi’ne yattım. Bir ay tedaviden sonra ruiyet tamamen iade edilmiş olduğu halde hastaneden çıktım.” 1912’de Hilal-i Ahmer Hastanesi’nde tedavi olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yıllar sonra cemiyete “Kızılay” adını vermiştir.

İnsanlığa çok faydalı kuruluşların en önemlilerinden birisi olan Kızılay, Kızıl ve ay kelimelerinin birleşiminden ismini alır. Bayrağımız da kırmızı renktedir ve üzerinde beyaz ay yıldız vardır. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız vesilesi ile bağımsızlığımızın sembolünü çok güzel anlatan Arif Nihat Asya’nın ünlü Bayrak şiirinden bahsedelim. Bayrağımızı şair şiirinde, ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü diye tanımlar. Işık ışık, dalga dalga bayrağım der, onun barışın güvercini, savaşın kartalı olduğunu, yüksek yerlerde açan bir çiçek olduğunu lirizmle çok güzel anlatır. Bayrağımız Cumhuriyetimizle bütünleşmiştir.

Cumhuriyetimiz ve Kızılay o günlerden bugünlere birlikte büyümüş, gelişmiş ve yükselmişlerdir. Bayrağımızın ayı ve Kızılay’ımızın ayı birlikte düşünüle gelmiştir o günlerden bugünlere. Biri anılınca öbürü de hatırlanır olmuştur. Nerede Kızılay çadırı görülse gönüllere hep huzur gelmiş, yüreklere su serpilmiştir. Gülten Çiçek Tural’ın ilk iki dörtlüğü aşağıda verilen şiirinden bakalım bir de Kızılay’a;

Dertlilere deva için

Yanımızdasın Kızılay.

Hastalara şifa için

Yanımızdasın Kızılay.

Bir felaket yaşanınca

Çare tükendi sanınca

Senin adını anınca

Yanımızdasın Kızılay.

Merhametin ve şefkatin temsilci Hilal-i Ahmer adıyla kurulan Türk Kızılay’ı, minnet duyulacak faydalı çalışmalarıyla bir buçuk asrı geride bırakmıştır. Türk milleti ile bütünleşen Kızılay; savaş, afet, deprem, açlık ve yoksullukla mücadelede öncü olmuş adından sıklıkla söz ettirmiştir. Mağdur coğrafyalarda Türkiye’mizi temsilen fedakarca hizmet vermeye de devam etmektedir. Bayrağımız ve Kızılay, Cumhuriyetimizin övüncüdürler.

97. yılını kutlayacağımız 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız vesilesi ile başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş şehitlerimizi, gazilerimizi rahmet, minnet duyguları ile anıyor, mekanları cennet olsun demeyi bir borç biliyoruz. İyi ki vardılar ve vatanımızı, düşman çizmesi altında kalmaktan kurtardılar. Nice nice yıllara temennileriyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

Bu Habere Yorum Yapın