Bölgeselleşme sürecinde yön Avrupa Birliği

Dünyanın “küreselleşme”nin ardından “bölgeselleşme” sürecine girdiğini, dünya nüfusunun 3’te birini oluşturan Asya ülkelerinin ortak anlaşma RCEP’e imza attıklarını dile getiren Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye’nin de bölgeselleşmeye önem vermesi gerektiğini belirterek, “AB ile entegrasyonumuz her zamankinden önemli” dedi.

Kısaca RCEP olarak anılan Regional Comprehensive Economic Partnership, Türkçe’siyle “Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık”, Asya- Pasifik bölgesindeki 10 ASEAN ülkesinin ve 5 diğer ülkenin katılımıyla hayata geçmesi beklenen bir serbest ticaret anlaşması… Benzer anlaşmalar Afrika için de söz konusu. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, DÜNYA’ya özel açıklamalarda bulunarak, “ASEAN ülkeleri Brunei, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Tayland ve Vietnam anlaşmada. Birliğin diyalog ortakları Avustralya, Çin, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda da RCEP’te yer alıyor. Bizim Güney Kore, Singapur ve Malezya ile Serbest Ticaret Anlaşmamız (STA) var. Pandemi ile birlikte küresel ticaret zincirinde kırılmalar yaşandı. Artık yeniden bir dönüşüme, gözden geçirmeye ihtiyaç var. Artık dünyada yeni trend bölgeselleşme. Bizim de AB ile entegrasyonumuz her zamankinden daha önemli. Üstelik hem AB için hem bizim için. Dolayısıyla artık çalışmalarımızı buraya yönlendirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

ATATÜRK HAVALİMANI YAKININDA YAZILIM İHTİSAS SERBEST BÖLGESİ…

“İhracatı sadece tabana yayarak değil, yüksek katma değerli teknoloji ihracatını da artırmamız gerekiyor” diyen Bakan Pekcan, bunun için İhtisas Serbest Bölgeleri kurmak için çalıştıklarını ifade etti. Son yıllarda yüksek teknolojili ürünün ihracatı içindeki payının yüzde 3,5-4 arasında olduğu bilgisini veren Pekcan, “Ticaret Bakanlığımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile koordinasyon halinde İhtisas Serbest Bölgeleri projesini geliştirdi. Buralarda öncelikle sektörler belirledik. Yazılım bilişim sektöründe kümelenmeyi sağlamak için İstanbul Atatürk Havalimanı yakınındaki alanı ilk İhtisas Serbest Bölgemiz olarak tanımladık. Şu ana kadar 30 başvuru geldi. Buralarda istihdam desteği, kira, faiz desteği vereceğiz. Diğer ülkelerle yaptığımız görüşmelerde de üçüncü ülkelerden buraya yatırım yapmaları ile birlikte hem Türkiye’yi hem de bu bölgeleri ihracat, teknoloji üssü haline getirmeyi planlıyoruz. Dünya, teknoloji odaklı yatırımları çekmek açısından bu tarafa doğru gidiyor. Şu anda Bursa’dan, Eskişehir’den, İzmir’den ve İstanbul’dan da İhtisas Serbest Bölgeleri için yatırımcı talepleri var. Onları da değerlendiriyoruz. Kümeleşme sağladığımızda dışarısı için de cazip hale gelecek Mevcut Serbest Bölgelerin yanı sıra yeni Serbest Bölgeler de olabilir, kurabiliriz. Esneğiz bu konuda. Yeter ki talep gelsin” diye konuştu.

Ruhsar Pekcan’ın yaptığı açıklamalardan satırbaşları şöyle:

İHRACATTA BLOKZİNCİR KULLANMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ

■ Blokzincir konusunda Singapur ile işbirliği halindeyiz. Bu konuda ayrıca Güney Kore ile de çalışıyoruz. EBRD ile de dış ticarette blok zincir uygulamalarının etki analizini çalışıyoruz. Amacımız blokzincirin tüm kamu kurumlarına sağlayacağı faydaları bulmak. Daha sonrasında da ihracatımızda blokzincirle nasıl uygulayabileceğimizi geliştireceğiz…

KAPILARDA 3 GÜN BEKLERSEK AVANTAJIMIZI KAYBEDERİZ

■ Karayolu geçiş kotaları ticaretin önünde engelleyici. Hem Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı hem de bizim Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşmamızın ruhuna aykırı.

■ Sınır geçişleri ile ilgili Bulgaristan ile de sık görüşüyoruz. Görüşmelerimiz de çok iyi ilerliyor. Kapıkule’de günlük TIR’lar geçişleri 700-800 civarındaydı, şu anda 1500’e kadar geldik. Hamzabeyli’de 300’den 500’e geldik. Hamzabeyli’nin karşısında 4 peron var. 2’si çalışıyordu. Şu anda 3 peron aktif. 4’üncü peron da devreye girerse 200-300 araç daha geçebilir. Aynı şekilde Kapıkule’nin karşısında 10 peron var. 6’sı aktif çalışıyor. Bulgar tarafı ile de görüşüyoruz. Bunların en azından 9’unun aktif olması, geçiş hızımızı artıracak. Onlar da kabul etti. İhaleye çıktılar. Bizim frigorifik araçlarımız için ek bir geçiş hakkı yapıyorlar. Burası da açıldığında TIR’larımız için günlük 300 adet daha artış sağlayacak. Bize biraz nefes aldıracak. İhalenin 4-5 aya tamamlanmasını bekliyoruz.

■ Dünya artık demiryoluna yönelmeye başladı. Çin Avrupa’ya 15 günde inebiliyorsa, biz gümrük kapılarında 2-3 gün bekleyerek bunu yapabiliyorsak bütün avantajımızı kaybederiz. Beklemeye tahammülümüz yok.

GANA’YA LOJİSTİK MERKEZİ AÇMAK İSTİYORUZ

■ Uzak coğrafyalara hızlı ulaşabilmek için ticaret ve lojistik merkezlerimiz önemli. Yurtdışı lojistik merkezlerini devreye alacağız. Lojistik merkezlerimizle e-ticaret hacmimizin artacağını düşünüyoruz. Gana’yı önemsiyoruz. Orada lojistik merkezi açmak istiyoruz. Orayı Afrika pazarı için üs olarak görüyoruz.

■ İhracatçılarımıza 2020 yılında 3,1 milyar TL destek vermiştik. Bu yıl da 4,1 milyar TL destek vereceğiz. Verdiğimiz mevcut desteklerin etki analizlerini de yaptık. Daha çok Türk markası yaratma amacındayız.

İNGİLTERE İLE STA İÇİN SADECE A RALIKTA 40 GÖRÜŞME YAPTIK

■ Biz İngiltere ile en başından beri Serbest Ticaret Anlaşması imzalamaya hazırdık. Bir taraftan AB ile bir taraftan İngiltere ile görüştük. O dengeyi çok iyi yürüttük. Çok stresli bir dönemdi. Sadece aralık ayında Brexit ile ilgili 40 görüşme yaptık. AB ile Gümrük Birliği’ne tam uyumlu şekilde bir STA imzaladık.

■ İngiltere bizimle çok sıcak ilişkiler içinde. Ticaretini artırmayı planladıkları ilk 4 ülke arasında gösterdiler Türkiye’yi. Bizim hedefimiz hem hizmetleri hem yatırımları takip etmek ve tarım alanında da öncelikleri karşılıklı olarak birbirimize tanımak.

KADIN GİRİŞİMCİLERE DESTEK YARALARA MERHEM OLDU

■ Kadın girişimcilere yönelik çalışmalarımız oldu. Kooperatif destek mekanizmasını aldık devreye geçen yıl. 149 kadın kooperatifimizi destekledik. Yaklaşık 14 milyon TL destek verdik. Bu yıl da şubat sonuna kadar sürdürülebilirlik projelerinde kadın kooperatifimizin satın almalarında, ekipman tedariklerinde 150 bin TL’ye kadar hibe desteği veriyoruz kooperatif başına. Öncelikli bölgelerde ise 175 bin TL hibe desteği veriyoruz. Bu destekler kadın kooperatifimiz tarafından da çok benimsendi. Biz bu rakamların yaralara merhem olduğunu gördük. Biz de hoşnut olduk.

■ Kadın ve Genç Girişimciler Daire Başkanlığı kurduk. Export Akademi programımızı gerçekleştirdik. Ulusal kadın girişimci ağımızı gerçekleştirdik ve ulusal genç girişimci, kadın ihracatçı network programımızı ve melek yatırımcı ağı projelerimizi de bu yıl içinde tamamlayacağız. Bizim Export Akademi ve Ulusal Kadın Girişimci Network Programımız, Birleşmiş Milletler ve Dünya Ticaret Örgütü’nün kurduğu Uluslararası Ticaret Merkezi tarafından mükemmel örneklerin arasına alındı. 2021 yılı Dünya Ticaret Örgütü’nün 12’nci Bakanlar Toplantısı raporunun iyi uygulama örnekleri arasında yayınlanacak.

Ticaret Bakanlığı’nda gerçekleşen toplantıda Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ticarette son gelişmeleri
Yönetim Kurulu Başkanımız Hakan Güldağ,Genel Koordinatörümüz Vahap Munyar
ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Handan Sema Ceylan’a anlattı.

Aynı fiyata gramaj düşürülen ambalajlar aldatıcı

■ Fahiş fiyat artışları için çok sıkı denetimler yapıyoruz. Biz neden gramajı düşürüyorsun demiyoruz ki! 1 kiloda 100 gramı fark edemeyebiliyor vatandaş. Zam yapılmak isteniyorsa açık bir şekilde yapılsın. Aynı fiyata gramajdan düşürülerek yapılan ambalajlar aldatıcı. Bu gizli zam oluyor. Tüketici kavrayamadığı için özellikle yapılıyor. Buralarda da caydırıcı cezalar getireceğiz. Amacımız bunları baştan önleyebilmek.

KÜÇÜK ESNAFI DA AVANTAJLI HALE GETİRECEĞİZ

■ Zincir marketlerin açılış kriterlerini belirleyen yönetmelik çalışmamız tamamlandı. Perakende ticaretinin düzenlemesine ilişkin kanun üzerine bizim tarafımızdaki taslak çalışmamız tamamlandı. Onun dışında kooperatif tarafında bizim çalışmalarımız hazır. Özellikle zincir marketlere baktığınızda sadece satıcı gücü yok onların. Daha çok fiyat ve ödeme koşullarını dikte ettiren alıcı güçleri var. Biz küçük esnafımıza yönelik kooperatif yasası ile tedarik ve dağıtım kooperatiflerinin kurulmasının önünü açıyoruz. Böylece onlar da alırken avantajlı hale gelebilecek.

■ Hal yasası çok boyutlu. Tek başına ele alınabilecek bir konu değil. Bunun üretim planlanması ile daha bütüncül değerlendirilmesi gerekiyor. Ama o yönde de çalışmalarımız var. Bizim çalışmamız herkesin kabul edeceğini öngördüğümüz bir çalışma olacak inşallah. Meclisimizde de yasa haline geleceğini düşünüyoruz.

■ Biz tüketicimiz ile tam bir koordinasyon ile de çalışan bir bakanlığız. Bütün talepleri de inceliyor ve geri dönüyoruz hepsine. Bu hem vatandaşın görevi hem de ticaretin içinde yer alan bütün unsurların görevi. Alo 175’e 1155 çağrı aldık ocak ayında. 2020 yılında ise 14 bin 337. Mobil uygulamada ise geçen yıl 52 bin 663, bu yıl ocak ayında ise 3 bin 800 adet çağrı aldık. Biz bu farkındalığı oluşturmak için kamu spotu yayınlıyoruz. O da gece 3’ten 4’ten sonra yayınlandığı için vatandaşın haberi olmuyor.

Hazar üzerinde RO-RO için çalışıyoruz

■ Azerbaycan ile özellikle İran ile gümrük kapılarımız kapalı olduğu dönemde Hazar üzerinden geçişlerimizi yapabiliriz diye görüştük. Çalışmalarımız devam ediyor. Hem Hazar geçiş ücretleri çok pahalı biraz daha düşürülmesini hem de bu geçiş kotalarının kaldırılarak daha liberal hale getirilmesini konuşuyoruz. Şu anda Hazar üzerinden gidiş dönüş 1800 dolar ücret alınıyor. Diğer harcamaları da kattığınızda yaklaşık 2 bin 500 dolarları buluyor geçişler. Ro-Ro ile sevkiyat yapacağız. Güzergahın daha verimli kullanılabilmesi, bu bölgenin lojistik merkezi olabilmesi, bölge ticaretinin geliştirilmesi ve ‘Bir Kuşak Bir Yol’ projesinde orta koridorun daha etkin kullanılabilmesi açısından önemli.

Gümrük Birliği’nin 25. yılı… Bu kadar uzun ‘geçici süreli anlaşma’ olur mu?

■ Gümrük Birliği’nin bu sene 25’inci yılı. Bu anlaşma, AB’ye tam üyeliğe geçene kadar geçici bir anlaşma olarak düzenlenmiş. 25 yıllık geçici anlaşma olur mu? Biz bunu gündemde tutuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu yönde iradelerini gösterdiler. 2020 yılında Bakanlık olarak 54 görüşme yaptık AB ülkeleri ile. Bunun 40’ını ben şahsen gerçekleştirdim.

■ Anlaşmamızın tam üyelik öncesi güncellenmesini istiyoruz ki hedefimiz de tam üyelik. İkincisi demir-çelik ticaretinde uyguladıkları korumacı önlemler. Üçüncüsü de yeşil mutabakat ile ilgili. AB de yeşil mutabakat ile ilgili düzenlemelerini tam olarak ilan etmiş değil. Üzerinde çalışıyorlar. Bir yıl geçiş süreci uygulanacak. Sınırda karbon düzenlemelerinin Gümrük Birliği anlaşmamıza aykırı hale gelmemesini istiyoruz. Aldıkları korumacılık önlemlerinin ticareti engelleyecek bir hale dönüşmemesi ve AB’nin ayırdığı finansman imkanından Türkiye’nin de yararlanmasını istiyoruz. Aksi takdirde, bu sürdürülebilir ve adil bir geçiş süreci olmayacaktır. Görüşmelerimiz bugüne kadar çok olumlu oldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.