BİR DAKİKA

Herkesin günlük hayat içerisinde belki de en çok kullandığı “bir dakika” ifadesi. ‘Bir dakika bekle’, ‘bir dakika müsaade et’, ‘bir dakika sonra ilgileneceğim’ gibi cümlelerde kullanılıyor genellikle. Günlük hayat içerisinde pek de dikkat edilmeden kullanılan ‘bir dakika’, aslında çok değerlidir.

Cumhurbaşkanı’nın Davos Zirvesi’nde “one minute, bir dakika” deyişi üzerinden tam on yıl geçti. Dakikalar, günler, yıllar geçip gidiyor görüldüğü üzere. Bir dakika deyip geçmeyelim. Bir dakika önemli.

Dakika, zaman ölçüsü olarak saatin altmışta biri değerindeki zaman birimidir. Saatin altmışta biri olan dakikada, dünyada neler oluyor… Dakikalar değerlendirilebiliyor mu?

İnsanlar vakitlerini nasıl geçiriyorlar? Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’de insanlar zamanlarını % 45,7 televizyon/ video izleyerek, % 25 sosyal yaşam içerisinde, % 14,9 dinlenerek, % 3,2 okuyarak, % 3,2 planlama yaparak, % 3,1 fiziksel egzersiz yaparak, % 2,8 oyun oynayarak, % 0,8 eğlence/kültür faaliyetlerinde bulunarak, % 0,6 radyo vb. müzik dinleyerek, % 0,4 sanat ve hobiler ile uğraşarak, % 0,3 üretim ve sporla ilgili faaliyetlerde bulunarak geçiriyorlarmış.

TÜİK verilerine göre okumaya ayrılan dilim %3,2. Bu oran ne kadar az herkesçe malum. Yine TÜİK verilerine göre, ihtiyaç listesinde, kitap okumak 235.sırada çıkmış. Yine aynı kurum verilerine göre ülkemizde kitap okumaya ayrılan süre, günde ortalama sadece 1 dakika.

Okumaya niçin bu denli az zaman ayırıyoruz. Okuma kültürü niçin oluşturamıyoruz. Halbuki kitap okumak, aklı her yönden geliştirir. Akıl sadece bilgi depolamak için değil, düşünmek için kullanılmalıdır. Düşüncelerimizi sağalttığımız zaman ruhumuz sağalıyor, başarılı oluyoruz. Düşüncelerimizi okuyarak doğru yönlendirmeyi öğrenebiliyoruz.

“Hiçbir gemi bizi bir kitap kadar uzaklara götüremez” diyen Emily Dicknson gibi bakmak gerekir okumaya. Okumak insanlara ayrı ayrı kapılar açar, ufkunu genişletir. Okumak bir hayat tarzıdır, yemek yemek, su içmek gibi temel ihtiyaçlardandır. Kitaplar düşüncelerimizi sağaltır, ruhları rehabilite eder. Okumak, medeni bir kültür oluşturur. Medeniyet okumakla inşa edilir.

Okumaya geleceğin teminatı olarak Romalı şair Publius Ovidius Naso gibi de bakmak gerekir. Publius Ovidius Naso, “Gençlerini kitapla beslemeyen milletlerin sonu hüsrandır” der, bu yüzden okumak deyip geçmemek gerekir. Okumak geleceği tesis eden, şekillendiren bir yaşam tarzıdır.

Anlayana bir sanattır okumak mısraı ile başlayan, Aşık Çınar mahlası ile yazan Celaleddin ÇINAR’a kulak verelim o halde;

Âşık Çınar herkese okuyun diyor

Kendi kilimini dokuyun diyor

Hayata seyirci kalmamak için

Sadece okuyun, okuyun diyor.

Biz de okumak; anlayana bir sanattır diyelim ve dakikaları okuyarak değerlendirelim, okuma kültürü oluşturalım ve geliştirelim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün
%d blogcu bunu beğendi: