BİR ÇOCUK BİN ÇOCUK-3

Uçmak mavi bir türkü

                                                           Kanadında gözüm var

                                                           Çocuk kalbimdeki kuş

                                                           Benim de gökyüzüm var

                                                           Yıldızımdan uzuyor

                                                           Gök ağacın dalları

                                                           Çocuk kalbimdeki kuş

                                                           Büyüle masalları

                                                                                         Mustafa Ruhi Şirin

Bir toplumun en güçlü dinamikleri çocuklar ve gençlerdir. Çocuk ve gençlere verilen eğitim ve öğretimin, olması gereken ölçütlerde olması, bir toplumun gelişmişliğinin en önemli göstergesidir. Olması gereken ölçütler mutlaka eğitimde başarılı ülkeler incelenerek oluşturulmalıdır. Özellikle uluslararası sınav başarı sıralamaları dikkate alınmalıdır.

Çocuk eğitimi ve öğretiminde yapılması gerekenleri, her gün bir basamak çıkmak gibi somutlaştırabiliriz. Çocuk ve gençler, eğitim ve öğretimde her gün en az bir basamak çıkabiliyorlar mı? Bu konuya kafa yoruluyor mu? Gün sonu değerlendirmesi yapılabiliyor mu?

Çocuktur deyip geçiştirmemek gerekir. Özenli davranmak, ihtiyaçlarına duyarlı olmak, anlamaya çalışmak, bu doğrultuda eğitim öğretim vermek, başarıyı da beraberinde getirecektir. Eğitim ve öğretimde çocuk ve gençler, öğretmene, okula, sisteme emanettir. Emanete gözü gibi bakma vardır bizim kültürümüzde. Bu sebeple de, bu işe daha sıkı sarılmak çocuk ve gençlerin ihtiyaçlarına ve mutluluklarına göre olması gereken ölçütlerde, eğitim öğretim vermek gerekir.

Çocuk ve gençlerin gelişimleri için neler yapılmalı konusunda onları dinlemek gerekir. Ne istiyorlar, gelecekten beklentileri ne? Onları özenle dinlemek, anlamak, anlamaya çalışmak, aksaklıkları gidermek, dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek ve kültürümüze uygun hali ile kendimize uyarlamak şüphesiz önemli.

Nelson Mandela “Bir toplumun ruhunu en iyi gösteren şey, o toplumda çocuklara nasıl davranıldığıdır” der. Çocuğun yeterince dinlenmemesi büyük bir problemdir. Çocukların dikkatle dinlenmesi, özenle yetiştirilmesi, saygı duyulması, sevilmesi, değer verilmesi önemli. Örneğin; çocuk yaşlarda yaratıcılık fazladır. Yaratıcılıklarının gelişmesi için imkanlar sunulması da bu ölçüde önemlidir. Çocuk yaşlarda mutlaka güzel sanatlarla çocuğun bağı kurulmalıdır. Çok yönlü yetişen bir çocuk, dengeli yetişecek, hastalıklı bir birey haline gelmeyecektir. Bu konuda Frederick Douglass, “Sağlam çocuklar yetiştirmek, arızalı insanları düzeltmekten kolaydır” der. Çok doğru, yerinde söylenmiş bir söz. Sağlam yetişen birey, toplum için verimli bir hazinedir, enerjisini hep faydalı işlere verir. Arızalı insan parazit gibi kötülük odaklı hamleler yapar, kötüler, suçlar, enerjisini verimli işlere yöneltemez. Çocuklukta verilen eğitim ve öğretim bu yüzden çok önemlidir, kalıcıdır. Bir insan yedisinde ne ise yetmişinde de odur atasözü, aslında buradan gelir.

Bu noktada Sezai Karakoç da “İnsanı çözersin, çözersin, çözersin; çocuk çıkar” diye çok önemli bir tespitte bulunur. Çocukluk insanın kimliğidir. Bir insan çocuklukta şekillenir. Çocukluğundaki eğitim ve öğretim ile yoğrulur, hayat bulur. Bu yüzden çocuğun nasıl bir eğitim aldığı çok çok önemlidir. Eğitimin olması gereken şekilde, fayda odaklı kalıcı izli olması, toplumların gelecekteki hayatını kurtaracaktır. Olması gereken gelişim ve değişim, kökten yani çocukluktan başlarsa başarı, kendiliğinden gelecektir. Atatürk’ün dediği gibi bir kıvılcım olarak eğitimlerine başlayan çocuk ve gençler bir meşale haline gelecek, ülkelerini aydınlatacaklardır. Bütün dünya çocukları için bu geçerlidir. Atatürk “yurtta sulh cihanda sulh” der. Bir yerde cerahat var ise her yeri etkiler bakınız corona virüs bütün dünyayı etkiledi. Aynı gemideyiz. Bütün dünyada olması gereken gelişme ve ilerlemeler olursa, bütün dünya çocukları sağlıklı ve dengeli bir çevrede yetişirse küresel sorunlar, insani sorunlar yaşanmayacaktır.

Küresel sorunlar, insani sorunlar yaşamamak temennileri ile bitirirken, bir çocuk bin çocuk anlayışı ile çocuk ve gençleri görmek gerekir. Toplumların çocuklara ve gençlere yaklaşımları, daha güzel bir dünya için yeniden gözden geçirilmelidir. Çocuktur deyip geçiştirilmemeli hassasiyetle çocuk eğitimi ve öğretimi üzerinde ilerleme odaklı kafa yorulmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.