BAŞKA BODRUM YOK…

Ülkemiz genelinde konuşlanan yerleşim birimleri arasında, zaman zaman öngörülen yaptırımlar nedeniyle sıkıntıya düşenler olduğu yadsınamaz.

Hele buralar istim üzerinde iseler.

Sadece kendi vatandaşımız değil, birçok yabancı ülke halkı tarafından, mutlak korunması gereken yerler iskân edilmek isteniyorsa.

Bu nedenle söz konusu yaklaşımlar gündeme geldiğinde yöre halkı yanında duyarlı vatandaşımız da haklı olarak aynı tepkiyi gösterir.

                                                                    ***

Her halde neden demeye gerek yok.

Eğer söz konusu yerler, Yüce Yaratan’ın insanlığa bahşettiği özellik ve güzellikte alanlar ise!

Sadece bizler değil, yerli yabancı niceleri tarafından hayranlıkla seyrediliyorsa!

İstisnasız herkese düşen görev korumaktır.

Bu denli gözde yerlerin gelecek nesillere aktarılması için gereken yaklaşımların gösterilmesidir.

Ancak bu tür eğilim içerisinde olunduğu sürece görev tamamlanmış olur.

O takdirde hiç kuşku yok yeni kuşaklar, minnet ve şükranla yâd edeceklerdir.

Böylesine dünya harikası yerleri koruyup kollayarak kendilerine bahşettikleri için sevgi ve saygıyla anacaklardır.

                                                                      ***

Kabul edelim ki yerinde yaklaşımlardı.

Değil mi ki onlar, kendilerine bahşedilen özellik ve güzellikteki yerlerin neler ifade ettiğinin bilincindeydiler.

Kendileri de aynı yaklaşım içerisinde olmalıydılar.

O zaman görev ancak tamamlanmış olurdu.

Değilse, tam tersi bir yaklaşım içerisinde olunacağında kuşku yoktur.

Bu yüzden hiç tereddüt etmeden her birimize düşen görev, sıkça vurguladığım gibi insanlığın hizmetine sunulan yerleri korumaktır.

Asli görevimiz kabul edip, gereken yaklaşımların gösterilmesidir.

                                                                        ***

Peki, gereğini yerine getiriyor muyuz?

Hiç tereddüt etmeden, bir yerde farz kılınan özellikli yerler diyerek, yeni nesillerin istifadesine sunuluyor mu?

Yoksa, tam tersi bir yaklaşım mı sergileniyor?

Özellikle tüm dünyanın gözü üzerinde olduğu Muğla adına, karşılıklı ne tür eğilimler içerisindeyiz?

Hepsinden öte bizatihi yürütmenin başında olanların yaklaşımları, hangi düzeydeydi?

Daha nice girişimler adına haklı olarak tepki gösterenlerden biri Muğla Büyük Şehir Belediye Başkanı Op.Dr. Osman Gürün.

İlişkin olarak başkan Gürün, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Bodrum ilçesinde 1 milyon 102 bin 306 metrekarelik alanın imara açılacak olmasına, Büyükşehir Belediyesi adına itiraz ediyor.

Ne var ki imara açılacağı konusunda diretilmişti.

Sonra itiraz eden sadece başkan Gürün olmadı.

Bölge halkı da yoğun bir şekilde tepki gösteriyordu.

Böylesine bir girişim üzerine Büyükşehir Belediye Başkanı Gürün;

140 futbol sahası büyüklüğünde yeşil alanın imara açılmasına itiraz ediyoruz.

Dünyanın ve ülkemizin gözbebeği Muğla’mızı koruyan, geleceğe taşıyan her kararın yanındayız.

Doğasını, geleceğini olumsuz etkileyecek her kararın karşısındayız.

Her halde kimse kalkıp başkanın haklı itirazına karşı çıkamazdı.

Dünyanın her geçen gün bir şekilde talan edildiği süreçte, ender özellik ve güzelliğe sahip Bodrum adına benzer girişimlerde bulunmak, hiçbir şekilde fayda getirmezdi.

Kaldı ki dünyada BAŞKA BODRUM YOKTU

                                                                         ***

Ve başkan bir yerde son noktayı koyuyor.

Doğası, eşsiz güzellikleri ve sahip olduğu zenginlikleri ile Muğla, sadece üzerinde yaşayanlara ait bir şehir değil, dünyanın ve ülkemizin çok değerli bir hazinesi.

Bu hazineyi koruyan yatırımlarla Muğla’mızı geleceğe taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz.

Kabul edelim ki hiç kimse başkan Gürün’ün yaklaşımlarına karşı çıkamazdı.

Zira her farklı yaklaşım Bodrum’dan bir şey alır götürürdü.

Bu Habere Yorum Yapın