Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
kule reklam
kule reklam
Header reklam

Ayçin Kantoğlu MSKÜ’de “Gazze Bilinmez Toprak” Konferansı Verdi

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde (MSKÜ), “Gazze Bilinmez Toprak; Terra Incognita Konferansı” düzenlendi. Konferansa Ayçin Kantoğlu konuşmacı olarak katıldı.

MSKÜ bünyesinde, Atatürk Kültür Merkezi 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Salonu’nda Cuma günü “Gazze Bilinmez Toprak; Terra Incognita Konferansı” düzenlendi. Konferansa Ayçin Kantoğlu konuşmacı olarak katıldı.

Konferans organizasyonunun sahibi MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar yaptığı teşekkür konuşmasında, “Böylesi etkinliklerin bilhassa öğrencilerimiz tarafından yapılmasını ve sahiplenilmesini istiyorum. Bilhassa öğrencilerimizin ön ayak olacağı her türlü etkinliği bizler mümkün olduğunca desteklemek istiyoruz. Her ne kadar mümkün olmadıysa da, bu etkinlikte de yer almak için gayret gösteren arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

MSKÜ’nün Filistin’e yapılan zulmü duyurmak ve unutturmamak için elinden geleni yaptığını ve yapmaya devam edeceğini belirten Rektör Kaçar, “Filistin’in bağımsızlığı, bu topraklarda yaşayan insanların gündelik hayatlarını özgürce sürdürebilmeleri en doğal hakları. Yahudilerin Filistinli kardeşlerimize uyguladığı soykırım hiç kimse tarafından kabul edilebilir değil. Bizler bu soykırımı çok gür bir sesle kınıyoruz ve lanetliyoruz. Bu protestoları kardeşlik sorumluluğumuzun gereği olarak çok bilinçli bir şekilde Yahudi zulmü sona erinceye kadar sürekli hatırlatacak faaliyetler yapmak zorundayız. İşte bu bilinçlenmeye katkı sunmak için bugün ‘Gazze Bilinmez Toprak; Terra Incognita’ konferansını düzenledik” dedi.

Rektör Kaçar, programın sonunda bütün katılımcılara ve gerçekleştirdiği duygu ve şuur yüklü değerli sunum için Ayçin Kantoğlu’na teşekkürlerini ifade etti.
Konuşmasının ardından etkinliği değerlendiren Ayçin Kantoğlu “Bu güzide Üniversitemizin bütün etkinlikleri çok seçkin oluyor. Üniversitenin çatısında daha önce başka etkinliklere de konuk olarak değil ama dinleyici olarak katıldım. Bugün de bence fevkalade duygusal ama bir o kadar da özenli, dikkatle dinleyen bir profil vardı salonda. Gazze’de yaşanan süreç tarafsız kalma imkanını bizim elimizden alıyor. Bu beyazla siyah gibi arada grinin olmadığı bir alan gibi düşünebiliriz. Burada biz insanlığın tarafını tutacağız, haysiyetin tarafını tutacağız ve çocukların tarafını tutacağız. Diğer taraf bizden daha fazla değildir; daha etkili daha güçlü gözükebilir ama biz bugün dünden daha güçlüyüz, yarın bugünden de daha güçlü olacağız. Aydınlık taraftayız, orayı tahkim edelim, mühim olan bu.” dedi.
Konferans sonrasında söyleşinin kendisini derinden etkilediğini söyleyen Kamu Yönetimi üçüncü sınıf öğrencisi Filistinli Yusuf Barakat “Bugün MSKÜ’de düzenlenen ‘Gazze Bilinmez Toprak’ gerçekten çok güzel bir etkinlikti. Ben bir Gazzeli olarak gerçekten gözyaşlarımı tutamadım çünkü Gazze’deyken bombalar altındayken… Aslında şans eseri hayattayım ve buradaydım çünkü beş savaş yaşadım ve bu bombalar beni nasıl öldürmedi diye düşünüyorum. Ben de çocuktum, ben de bombalara hedef oluyordum. Ne mutlu ki Gazze’den sekiz yüz kilometre uzaklıkta bir yerde insanlar Gazze hakkında bilinçlendiriliyor, Gazze’deki durumları ele alınıyor. Gazze’de olanlar için üzgünüm ama aynı zamanda Türkiye var diye seviniyorum. Bizi yalnız bırakmıyor ve sürekli Gazze’yi destekleyip sahip çıkıyor.” dedi.
Elektrik Elektronik Mühendisliği öğrencisi olan Filistinli Fevzi Keshta ise şöyle yorumladı. “Konuşmacının söyledikleri çok etkili çünkü bu zamanımızda Gazze hakkında, Filistin hakkında gerçeği bilmeyen o kadar çok insan var ki bazı insanlar sadece haberleri izliyor ve diyor ki “Aa Filistin” ama gerçekte ne oluyor haberleri yok sanki oradaki insanlar sayıymış gibi geliyor. Ayçin Hocamız bundan bahsetti. Bu insanlar sayı değil, bu insanların hayatı var tıpkı bizim gibi. İsrail medyası insanları giyimleri, sakalları yüzünden terörist gibi gösteriyor ama gerçek böyle değil, adam cansız torununun göz kapaklarından öpüyor, kalbi tertemiz. Biz burada izliyoruz sadece ama o, duyguyu yaşadı. Çok zor bir şey, Ayçin Hocamız da bunu çok güzel anlattı.”