ARİF HİKMET PAR-(III-)

Yazarlar veya şairler, yazdıkları edebi ürünleri insanlarla paylaşmak için yazsalar da okurların okuduktan sonra dünyalarında farklı soruları, farklı düşünceleri uyandırırlar. Düş tüccarı görülseler de yaşanmış gerçeklere, farklı insan yaşantılarına yer vermeleriyle bakıp fark edemediğimiz ayrıntıları bize gösterip ufkumuzu açarlar. Anlatımlarını verdikleri acı çeken insanların hayatları bizi üzse de onların bu zor koşullarda umutla çalışmalarından dersler alırız.

Edebiyatımızın ilk dönem şairleri, Anadolu’yu sevdirme, bu topraklarda yaşayan ihmal edilmiş kesimleri aydınlatma anlayışını ilke edinmiş kişilerdir. Şair Arif Hikmet Par’da bu çizginin, bu anlayışın şairidir. Öyle çok ruha işleyen dizeler yazmaz, öteleri düşündüren sözler de etmez. Yalın bir çağrıyla ülkeye hizmet edilmesini ister. Tabi anlattıkları doğal olduğu için kulağı tırmalamaz, okuru şaşırtmaz. Şiirleri benzer sesleri verse de bunların birinin diğerinden farklı olduğunu okur fark eder. Tarihe yaslanırken fazla coşkuya ve hamasete kaçmaz ama kahramanlık temini, tonunda duyurmayı başarır. “Otağı Hümayun Geliyor” şiirine bakalım.

“Otağı hümayın geliyor

Orman mı yanıyor dağlar mı?

Ben diyeyim yıldızlardan bir ordu

Siz güneşleri toprağa indirin

Bu ne kızartı geceleyin?

Meğer sultanım geliyormuş Edirne’den

Yedi cihan selama durmuş,

Bahar yeşiline, dağların moruna

Alayın adı vurmuş.

Sefer kuşları göklerde

Alı al moru mordu.

Siz güneşler toprağa indi deyin

Ben diyeyim yıldızlardan bir ordu.

Türk Dili- Cilt II, Mayıs 1953

Tarihi köklere bağlı olan şair aynı zamanda çok değerli bir eğitimcidir. Sözlükler, ders kitapları hazırlamış, Cumhuriyet kuşaklarının yurt ve Atatürk sevgisiyle yetişmesine büyük katkıları olmuştur. Bilhassa öğretmenlere seslenen eğitim ağırlıklı yazıları çok uyarıcı ve önemlidir.” Zamanla eskimiş donmuş fikirlerle gençleri yetiştirmeyin! Güzeli bulun ve buldurun!”İyiyi öğrenin ve öğretin! Doğruyu söyleyin ve söyletin!”Okuyun ve okutun!” diyen şair bu sözleriyle öğretmenlik mesleğinin ana hedefini ortaya koymuştur. Eğitim- Varlık Dergisi- 1949

Türk edebiyatında Arif Hikmet Par, gibi çok önemli yazar, şair ve eğitimciler vardır. Bunların çoğu hak ettiği ilgiyi göremedikleri için zamanın acımasız rüzgârlarıyla savrulup bir köşeye atılmıştır. Bu insanların araştırılıp yazdıklarıyla yeni kuşakları tanıtılması gerekir. Çünkü bu insanlar, bu ülkenin değerleridirler ve yaşadıkları dönemde ışık olup çevrelerini aydınlatmışlardır. Bugün geldiğimiz nokta, onların yolumuza tuttukları ışıklar sayesindedir. Şair hakkındaki yazımızı onun “Büyük Arzu” şiirinin şu dizeleriyle bitirelim.

“Ağustos gecesinde mavi ışıklar iniyor.

Gazi çadırdan çıktı arkasında paşalar

Peşin kırbacı paçalarına vuruyor.

Bayrağa görül vermiş gibi yıldızlar

Sonra heyecanla İsmet Paşa’ya soruyor

-Her şey hazır mı İsmet?

– Her şey tekmil paşam

O bir ayna gibi bilirdi içimizi

Gözlerinde yarın ki şafaklardan izler

Karanlıkta baktı parıldıyordu süngüler.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.