Muğla Yiyecek Maddeleri Yapanlar ve Satanlar Esnaf Odası Başkanı Güven Akarken, yazılı bir açıklama yaparak, geçtiğimiz günlerde yapılan seçimler sonucu tekrar Muğla Esnaf Odaları Birliği Başkanı seçilen Şükrü Ayyıldız’ın seçim değerlendirmesi yaparken kendisi hakkında söylediği sözlere sert tepki gösterdi.
Akarken; “Bilindiği üzere 22 Mayıs 2022 tarihinde gerçekleştirilmiş olan Muğla Esnaf Odaları Birliği (MESOB) seçimleri öncesinde, hazırlamış olduğum liste ile genel kurula aday olmuş, yapılan seçimler sonucunda da, birliğimize bağlı odaların oy kullanmaya yetkili üyeleri teveccühlerini mevcut başkan Şükrü Ayyıldız’ın listesinden yana kullanmışlardı. Genel kurulun sonucunu olgunlukla karşılayıp, göreve seçilen Başkan Şükrü Ayyıldız ve yönetimini tebrik ettikten sonra, işimizin başına döndüğümüz halde, 26 Mayıs 2022 tarihinde Muğla Basınının tamamına değil, sadece Sayın Ayyıldız’ın kendisinin belirlediği bazı yayın organlarına servis edilerek ortaya atılan, talihsiz, mesnetsiz, her türlü dayanaktan yoksun, iftira niteliğindeki söylemlere cevaben açıklama yapma ihtiyacı doğmuştur” dedi.
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin geçtiğimiz hafta genel kurulu yapılmış, yapılan seçimde mevcut başkan Şükrü Ayyıldız yeniden başkan seçilmişti.
Başkan Ayyıldız, daha sonra genel kurulu değerlendirerek, rakibi Güven Akarken hakkında hile ve karalama yaptığına dair yazılı basın açıklaması yapmıştı.
Akarken ise Ayyıldız’ın açıklamasından sonra kendisi de yazılı bir basın açıklaması yaparak hakkındaki iddialara şu ifadelerle cevap verdi:
“Açıklama gazete başlıklarına “Ayyıldız genel kurulu değerlendirdi” şeklinde yansıtılmış olsa da, haberleştirilmiş metin, genel kurul değerlendirmesi değil, adeta şahsımı hedef alır nitelikteki karalama kampanyasına hizmet etmektedir. Seçimler yapılır, sonuçlanır ve biter. Üye yapımızın teveccühü her tercihten öndedir ve saygı duymaya değerdir. Bizler bunu özümsemiş kişiler olarak, kendimize yakışanı yerine getirmenin haklı memnuniyeti içindeyiz.
“TOPARLAYICI, BÜTÜNLEŞTİRİCİ TAVIR SERGİLEMEDİ”
Aynı olgunluğu Sayın Ayyıldız’dan görmek isterdik. Şükrü bey kendisinden beklenen hizmetlerde ilklere imza atmak yerine, alışılagelmişin dışında bir açıklamayla seçim sonrası bir ilke imza atmış, hem seçim sonrası kazanan aday olarak, hem de alınan sonuçla birlik başkanlığı sıfatına devam eden kişi olarak toparlayıcı ve bütünleştirici görüntüsünden uzak bir tavır sergilemiştir.
Oysaki seçimler sona erdiğinde kazanan adayların, birlik-beraberlik içeren, kucaklayıcı mesajlar verdiğine hep şahit olmuşuzdur. Ancak bizim birlik başkanının yoğurt yemesi biraz tuhaf. Tarzı, öç alma ve hesaplaşma üzerine kurulu. Bunu seçimin ardından bizi destekleyen oda başkanları, birlik başkanının söylem ve davranışlarıyla birebir yaşamaktalar.
“ETİK DIŞI YÖNTEMLE SALTANAT SÜRDÜRME AMACINDA”
Ayyıldız’ın amacı; başında bulunduğu birliği ileri taşımak değil, Marmaris Esnaf Odası’ndaki uygulamaya benzer etik dışı bir yöntemle aile saltanatını sürdürmek ve kendisinin yerine oğlunu birliğe hazırlamaktır. Bu dayanaksız ve mesnetsiz açıklamalara başvurduğu saldırgan ruh hali ise, bizlerin aday olmasıyla, planladığı oyununun bozulacak olmasındandır. Bizler, birliğin temsiliyeti, işlerliği ve hizmetlerinin yetersizliğinin yanı sıra; daha dinamik bir yapıya kavuşması ve aynı zamanda odalar arası birliğin güçlü bir şekilde sağlanması gerekçeleriyle aday olmuştuk. Bu gerekçelerimizde de, ne kadar haklı olduğumuzu birlik başkanının ayrıştırıcı ve nefret söylemleriyle bir kere daha pekiştirmiş olduk. Bu ruh halindeki birinin, kendisinin karşısına aday olabilecek birine tahammül edemeyecek durumda olması bile neden aday olduğumuzun ya da neden değişim istediğimizin başlıca göstergesidir. Yine tekrarlıyorum; bu yapı hantal, ayrıştırıcı, bütünlükten uzak ve sağlıksız bir yapıya dönüşmüştür. Kaldı ki, genel kurul başladığında, seçimi kazanamayalım diye, ekranda görüntümüzü karartan, mikrofondaki sesimizi kısan ve üyelerimize yönelik konuşmamıza başlarken, dışarıdan salona soktuğu kalabalık bir grupla yemek servisi başlatarak, üyelerin dikkatini konuşmamızdan uzaklaştırma yöntemine başvurmuş bir yapının, demokratikleşmeden, etikten, ahlaktan ve saygıdan bahsetmesi ne kadar doğrudur bunu kamuoyunun takdirlerine sunuyorum. “
PUSULA İDDİALARINA CEVAP
Seçimlerde yaşanan pusula tartışmasına da açıklık getiren Akarken, şu ifadeler yer verdi: “Beyaz oy pusulası tercih etmemiz sonucu sahtekarlıkla suçlandığımız iddiasına gelince; bu yöndeki tercihimiz tamamen yasaldır. Yasaya aykırı bir durum olsa Seçim Kurulu kabul etmezdi. Bu hakaret sadece bize değil, aynı zamanda Seçim Kuruluna da yapılmıştır. Kendisinin nefreti, gözlerini ve duygularını o kadar karartmış ki, seçim döneminde oy pusulası tercihi için bizlerle istişarede bulunmadığı gibi, görüşümüze bile başvurmadan kendisinin beyaz oy pusulasını internet üzerinden duyurduğu algısı yaratmaktadır. Seçim propagandasını şahsıma yönelik belden aşağı vurarak sürdürmesi de cabası.
Benim Güven Akarken olarak, kendime güvenmeyip, bu yollara başvurduğumu iddia eden Şükrü bey bilmeli ki, kendine güvenmeyen biri, esnafından ve kamuoyundan uzak olur.
“BASINI SALDIRI VE NEFRETİNE ORTAK ETMEK AMACIYLA MEŞGUL EDİYOR”
Genel kuruluna basını davet eder. Genel kurullarında ve günlük çalışmalarında basından uzak dur, nefretini akıtmak isteyince basının kapısını çal. Basın herkese bir gün lazım olabiliyormuş demek ki. Genel kurulumuza basınımızı bizler davet ederken, kendileri Muğla Basınını ve kamuoyunu bugüne kadar yaptığı çalışmalarla değil, saldırı ve nefretine ortak etmek amacıyla meşgul etme yoluna gitmiştir. Birlik olarak bugüne kadar hiçbir genel kurula basın davet edilmemiştir. Birlik başkanı hep gizli, saklı ve gözlerden uzak yol yürümüştür. Bizim abdestimizden şüphemiz yok. Olmadığı için kendimize güvenip adaylığa soyunduk. Bu durumda ‘kim kendine güvenmiyor’ diye sormak gerekir.
Keşke bu talihsiz ve mesnetsiz açıklamaları haber yapan yayın kuruluşlarımız, objektif habercilik ilkesiyle hareket edip, bizlerden de görüş alsaydı. Basın dostu bir esnaf odası başkanı olarak bu durum bizleri, Şükrü beyin açıklamalarından daha çok üzdü. Yasal haklarımı gizli tutarak, sahtekârlık, hile, kara leke gibi çirkin sözlerin, bizimle aynı cümle içerisinde kullanılamayacağı ve üzerimizde de durmayacağının bilinmesini isterim. Sanırım Şükrü Bey o an aynaya bakıyordu. İçinde bulunduğu ruh halini, güzel özlü bir sözle hatırlatarak sonlandıralım; “Kişi kendinden bilir işi”. Kendisine tavsiyem odur ki; kini, nefreti, tehdidi bırakıp, kazandığı seçimin tadını çıkartarak, herkesi kucaklaması. Bizlerden yaşça çok büyük olan birine de, böyle bir tutum yakışır. “
Haber :Esma Turan
Bu haber 9 kez okundu.
