DOLAR 8,86081.11%
EURO 10,38310.68%
ALTIN 497,591,37
BITCOIN 377331-2,50%
Muğla
21°

AÇIK

19:06

AKŞAM'A KALAN SÜRE

  • Hamburger Menü 1
  • Hamburger Menü 2
  • Hamburger Menü 3
  • Hamburger Menü 4
  • Hamburger Menü 5
  • Hamburger Menü 6
  • Hamburger Menü 7
blank
blank
AĞAOĞLU’NUN MİLAS’TAKİ KENT PROJESİNE TEPKİLER SÜRÜYOR: DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ
145 okunma

AĞAOĞLU’NUN MİLAS’TAKİ KENT PROJESİNE TEPKİLER SÜRÜYOR: DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ

ABONE OL
Eylül 10, 2021 14:32
AĞAOĞLU’NUN MİLAS’TAKİ KENT PROJESİNE TEPKİLER SÜRÜYOR: DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ
blank
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Muğla’nın Milas ilçesinde, Ali Ağaoğlu’nun 30 bin kişilik kent projesine Milas ve Bodrumlu vatandaşlar tepki gösterdi.

Muğla’nın Milas İlçesi’nde İş insanı Ali Ağaoğlu’nun arazisine yakın bölgedeki Tuzla Sulak Alanı içerisinde bulunan eski Tuz Fabrikası önünde, Şehir ve Bölge Plancısı Şule Kükrer, Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Milas sözcüsü Neşe Tuncer, Bodrum Sözcüsü Umay Karabaş, Mandalya Çevre Platformu üyeleri ve vatandaşlar ellerinde, “Muğla Cennet Kalacak. Toprağımız ve Ağaçlarımız İçin İnat Ediyoruz” yazılı dövizlerle toplanarak basın açıklaması yaptılar.

“KESİN KORUNACAK ALAN OLARAK BELİRLENDİ”

MUÇEP Milas sözcüsü Neşe Tuncer, Bakanlığın projeye ÇED onayı vermesi ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“Muğla ili Dörttepe Köyü Mevkii’nde Akdeniz İnşaat Eğitim Hizmetleri A.Ş. tarafından planlanan Turizm Kenti Projesi Nihai ÇED Raporu’na dayanak olarak sunulan belge ve imar planları güncel değildir; dava konusu ÇED Raporunda planlanan alan hukuken ‘Turizm Merkezi’ niteliğinde değildir. Bu nedenle Turizm Kenti kurulması hukuka aykırıdır. 2015 yılında Milas Belediyesi’nin açtığı dava ile tam da böyle bir sulak alanı koruma gerekçesi ile bu kazanım sağlanmıştır; Sulak alanlarda yapılacak her türlü iş ve proje için Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün görüşünün alınması gerekmektedir. Dava konusu projenin ve ÇED raporunun dayandığı 1/1000 ve 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planları yürürlükte değildir.

26 Haziran 2021 tarih ve 31523 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4167 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile Muğla İli Milas İlçesi Tuzla Doğal Sit Alanı ve çevresi yeniden değerlendirilmek suretiyle Kesin Korunacak Hassas Alan olarak belirlenmiş ve sınırları revize edilmiştir. Yanı sıra, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kendi sitesinde de belirtildiği üzere sit değişikliği durumlarında her ölçekte plan uygulaması durmaktadır.

“ÇED RAPORU ÇEVRE DÜZENİ PLANI’NA AYKIRIDIR”

ÇED raporunda proje için su temininin ters ozmoz yoluyla elde edileceği bildirilmiştir ancak kuyuların yerleri raporda bildirilmemiştir. Kıyıda açılacaklarının yazılmasıyla yetinilmiştir. Alınacak ve geri bırakılacak su miktarı, niteliği ve yeri gerek Tuzla gerekse peyzaj seviyesinde tüm kıyısal ve denizel ekosistem üzerinde etkilere sebep olacak, akifer sistemine zarar verecektir. Bu Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği madde 8’e açıkça aykırıdır; projenin yapılması ve sonrasında oluşacak katı atıkların bertarafı konusunda ÇED raporunda detaylı bilgi verilmemiştir. ÇED Raporu 1/100 000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’na aykırıdır. Proje sahası ve yakın çevresi Bern Sözleşmesi Ek Liste II (Kesin Korunacak Hayvan Türleri) listesinde bulunan hayvanların doğal yaşam ortamı olup koruma altındadır.

“TURİZM ZARAR GÖRECEK”

Dava konusu ÇED Raporunda 1. ve 3. Derece Arkeolojik Sit alanları bulunduğu belirtilmiş ve yapılaşma sınırı ile proje sınırı üst üste oturtularak bir koruma ve araştırma alanı bırakılmamıştır. Dava konusu ÇED Raporunda projelendirilen “kasabanın” yapılmasında turizm açısından kamu yararı bulunmamaktadır. 1990’lardan bu yana bölgeye daha çok yerli ve yabancı ziyaretçinin gelmesini sağlayan doğal ve kültürel değerler, kısa vadeli rant hesapları nedeniyle geri dönüşsüz yok olacak, bölge halkının ana geçim kaynaklarından biri olan turizm orta ve uzun vadede bu durumdan hayli zarar görecektir. Hoş bir mutenalaşma gibi görünen fakat benzer örneklerde olduğu gibi bölge insanının kendi alanında var olmasını zorlaştırmak suretiyle yabancılaşmaya sebebiyet verebilecek, bölge insanının yıllardır yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalmalarına neden olabilecektir.

“TUZLA’YI TÜM DEĞERLERİYLE BERABER SAVUNALIM”

“Projenin ve dava konusu ÇED raporunun ekolojik, yani doğal, kültürel, toplumsal ve tarihsel olanca değeri ve bağı, dolayısıyla yerel ekonomik dengeleri de geri döndürülemez biçimde yok edeceği, tam da projenin ve ÇED raporunun kendisiyle ortaya konmaktadır. Doğal, kültürel, toplumsal ve tarihsel değerleri ve bağları gerçekçi ve uzun vadeli korumak isteyen, ortak yaşam kültürüne sahip çıkan herkesin bu projeye karşı olacağını biliyoruz. MUÇEP olarak ulusal ve uluslararası hukuka aykırı, ortak yaşam alanlarını, canlıları metalaştıran, odağına sadece sermayeyi, kısa vadeli rantı koyduğu gün gibi ortada olan bu projeye verilen ÇED olumlu kararının iptali için 1 Temmuz’da davamızı açtık. Talebimiz ÇED olumlu kararının ve projenin ivedilikle iptal edilmesi; hatta bu alanın bir daha benzeri tehditlerle karşı karşıya kalmamasıdır. Burada dile getirdiğimiz ve ayrıca mahkemeye ilettiğimiz pek çok nedenden ötürü alana zarar verecek herhangi bir girişimin engellenmesi adına da yürütmenin acilen durdurulması gerekmektedir. Bu nadir yaşam alanı, onun yuva olduğu binlerce canlı, tarihsel değerler ve ortak yaşam adına çok endişeliyiz. Ülkemiz sınırları içindeki sulak alanların yok oluşlarına ilişkin haberleri neredeyse her gün görürken, Bargilya Tuzla Sulak Alanı’nı birlikte yaşatmaya devam edelim. Tuzla’yı tüm değerleriyle beraber savunalım.”

Haber : Esma Turan

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP