• Hamburger Menü 1
  • Hamburger Menü 2
  • Hamburger Menü 3
  • Hamburger Menü 4
  • Hamburger Menü 5
  • Hamburger Menü 6
  • Hamburger Menü 7
ADD Ali Erbaş hakkında suç duyurusunda bulundu
89 okunma

ADD Ali Erbaş hakkında suç duyurusunda bulundu

ABONE OL
Ekim 31, 2021 18:27
ADD Ali Erbaş hakkında suç duyurusunda bulundu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Atatürkçü Düşünce Derneği Muğla Şubesi, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmek üzere Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Türkiye Cumhuriyeti kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret ve halkı kin ve düşmanlığı tahrik etmek suçundan suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusunda, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın 24.07.2020 tarihinde,  Ayasofya Camisi’nde Cuma Namazı öncesi verdiği hutbede “Allah’ın izni ve inayetiyle İstanbul’u fethe mazhar olan, aziz şehrin tek bir taşına bile zarar gelmesine izin vermeyen, cennet mekân Fatih Sultan Mehmed Han’a ve 1 Haziran 1453’te Ayasofya’da ilk Cuma Namazını kıldıran ilim ve hikmet tabibi Akşemseddin Hazretlerine selam olsun.  Bizim inancımızda vakıf malı kutsaldır. Dokunanı yakar. Vakfedenin şartını çiğneyen lanete uğrar.” dediği hatırlatılarak, “İstanbul’u düşman işgalinden kurtaran kurucu liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle anmak yerine lanet okumak suretiyle alenen hakaret etmiş ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmiştir. Şüpheli şunu unutmasın ki bugün Ayasofya’da Cuma Namazı kıldırmasını kurucu liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e borçludur. İstanbul’u düşman işgalinden kurtararak bir anlamda ikinci kez fetheden kurucu liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmamak ve anmadığı gibi lanet okumak nasıl bir zihniyettir?” ifadeleri kullanıldı.

“ŞERİAT DEVLETİ ÖZLEMİNİN DIŞA VURUMU”

Lozan Barış Antlaşmasının 97. yıldönümüne denk getirilen Ayasofya Camisi’nde Cuma Namazında Ali Erbaş’ın söylemlerinin,  Atatürk’e, çağdaş kazanımlara, laik ve demokratik Cumhuriyete açıkça meydan okuduğu öne sürülen suç duyurusunda, “Türkiye Cumhuriyeti’nin memuru olan şüpheli açıkça Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına aykırı hareket etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin memuru statüsünde olan şüpheli Ali Erbaş’ın düşman kuvvetlerini lanetlemesi gerekirken, oturduğu minberden Türk toplumunun ortak değeri olan kurucu liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e lanet okuması şüphelinin içindeki şeriat devleti özleminin dışa vurumundan başka bir şey değildir. Şüpheli Ayasofya Müzesi’nin cami olarak ibadete açılmasına ilişkin değerlendirme yaparken de ‘İçinde sadece ibadet edilmekle kalınmasın bir mektep bir medresede olsun’ diyerek şeriatla yönetilme arzusunu dışa vurmuştur. Medrese İslam ülkelerinde, genellikle İslamlık kurallarına uygun bilgilerin okutulduğu öğretim kurumudur. Türkiye Cumhuriyeti, Laik ve Sosyal Hukuk devletidir. Şüphelinin bu söylemi ile ilgilide suç duyurusunda bulunulmuştur. Görüldüğü üzere şüpheli gaflet ve delalet içindedir. Şüphelinin halen Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yapması hem Anayasaya hem de Diyanet İşleri Kuruluş Kanunu’na aykırıdır. Şöyle ki; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının başlangıç bölümüne ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek ilk dört maddesine aykırı davranmaktadır. ” denildi.

SUÇ DUYURUSUNDA, TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI BAŞLANGIÇ BÖLÜMÜ DE HATIRLATILDI:

“Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda; Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde; Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı; Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu; (Değişik: 3/10/2001-4709/1 md.) Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı; Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu; Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu; fikir, inanç ve kararıyla anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere, Türk milleti tarafından, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.”

Devamında da: 

BİRİNCİ KISIM

Genel Esaslar

I. Devletin şekli

MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

II. Cumhuriyetin nitelikleri

MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan     haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.

III. Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti

MADDE 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.

Bayrağı, şekli kanununda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır.

Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.

Başkenti Ankara’dır.

IV. Değiştirilemeyecek hükümler

MADDE 4- Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2’nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3’üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

”İ-Diyanet İşleri Başkanlığı

Madde 136 – Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.”

“ATATÜRK’Ü LANETLEMESİ ANAYASAL SUÇTUR”

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın başlangıç bölümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda hareket edilmesi vurgusunun sürekli yapılmış olduğuna dikkati çekilen suç duyurusunda, şu ifadelere yer verildi:

“2. Madde de başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan Laik ve Sosyal Hukuk devleti olduğu düzenlenmiştir. Yine 136. madde de Laiklik ilkesine doğrultusunda siyasetin dışında kalarak görevini yerine getireceği düzenlenmiştir. Bu nedenle şüphelinin haddini aşarak kurucu Liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü lanetlemesi Anayasal suçtur. Kurucu Liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevi, kuruluş kanunu olan 429 sayılı Kanun’da ‘İslam dininin itikat ve ibadet alanıyla ilgili işleri yürütmek ve dini kurumları idare etmek’ şeklinde ifade edilmiştir. Diyanet İşleri Başkanı olan şüpheli haddini aşmakta ve Kurucu Liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü lanetleyerek devleti dizayn etmeye kalmaktadır. Şüpheli söylemleri ile hem Kurucu Liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret etmekte hem de halkı kin ve nefrete tahrik etmektedir.”

1 YILDAN 3 YILA KADAR HAPİS CEZASI                

Suç duyurusunda, 5816 Sayılı Yasanın 1. Maddesinde “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.’’ Denildiğine de vurgu yapılarak, “Yasanın amacı Türk Milletinin milli değeri olan Kurucu Liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hatırasına, topluma mal olmuş manevi şahsiyetine alenen yapılan hakaret, söylenen küfür, tahkir ve tezyif içeren söz, yazı ve eylemlere karşı özel koruma altına almaktır. Türk Büyük Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün hatırasına hakaret eden ve Türk toplumunun duygularına ve ortak değerine zarar verip kamuoyunda tepki toplayan eylemleri özel olarak cezalandırmayı tercih etmiştir.” ifadelerine yer verildi.

“HAKKINDA KAMU DAVASI AÇILSIN”

Türk Ceza Yasası’nın 216 Maddesinin de hatırlatıldığı suç duyurusunda şunlar kaydedildi:

“Türk Ceza Yasası’nın 216 Maddesinde Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama başlığı altında,

(1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” denmektedir.

Sonuç olarak açıklanan ve resen görülecek nedenlerle, şüpheli hakkında gerekli kovuşturmanın yapılarak, hakkında kamu davası açılması istendi.

Haber: Osman AKÇA

AYRINTILAR GELİYOR…

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP