Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı olarak başlatılan “Temiz Ekran Hareketi” kapsamında Muğla’da da buluşma gerçekleşti. Büyük Aile Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Atıcı, Kurşunlu Meydanı’nda toplanan sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar adına hazırlanan ortak manifestoyu okuyarak kültürel bir seferberlik çağrısında bulundu.

“Kültürel Emperyalizmin İşgal Girişimiyle Karşı Karşıyayız”
Mehmet Ali Atıcı tarafından okunan açıklamada, 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgaliyle başlayan bağımsızlık mücadelesine atıfta bulunularak, günümüzde tehlikenin ekranlar aracılığıyla evlerin içine kadar girdiği vurgulandı. Atıcı, toplumsal yapıyı tehdit eden içeriklere karşı şu ifadeleri kullandı:
“Günümüzde ise kültürel emperyalizmin işgal girişimi ile karşı karşıyayız. Artık tehlike ekranlar üzerinden geliyor. Hedefte; çocuklar, zihinler, değerlerimiz ve geleceğimiz var. Ekranlar üzerinden evlerimizin ortasına saçılan kültürel emperyalizm saldırıları ile; aile zayıflatılmakta, çocuklarımızın zihinleri, kalpleri darmadağın edilmekte, değerler ayaklar altına alınmakta, şiddet ve bağımlılıklar normalleştirilmekte, mahremiyet sistematik biçimde aşındırılmaktadır.”

“Değerlerimiz Ayaklar Altına Alınmasın”
Açıklamanın devamında, ekranlardaki yozlaşmanın sadece bir yayıncılık tercihi değil, nesillerin kaybedilmesi meselesi olduğu belirtilerek, hareketin temel itirazları şu şekilde sıralandı:
“Şiddetin, suçun, mafyanın özendirilmesini istemiyoruz! Bağımlılıkların normalleştirildiği yapımlar istemiyoruz! Aileyi değersizleştiren senaryolar istemiyoruz! Mahremiyeti ihlal eden televizyon programları istemiyoruz! Reyting uğruna değerlerimizin ayaklar altına alınmasını istemiyoruz! Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyen içerikler istemiyoruz! Bu mesele milli güvenlik meselesidir.”
RTÜK ve İletişim Başkanlığı’na Çağrı
Büyük Aile Platformu, başta RTÜK ve İletişim Başkanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumları göreve davet ederken, yayıncı kuruluşları da “kültürel işgale geçit vermemeye” çağırdı. Açıklama, Gazze’de yaşananlara destek veren firmaların reklam bütçeleriyle medya üzerindeki baskı zincirinin kırılması gerektiği vurgusuyla sona erdi:
“Ecdadımız dün işgale kalkışanlarla azimle mücadele etti. Bize bu cennet vatanı emanet etti. Bugün ekranlar üzerinden kültürel işgale yeltenenler var. Bunlarla da bizler aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz. Ne tek bir karış toprağımızı, ne de tek bir evladımızı vermeyeceğiz.”
