Edinilen bilgiye göre, dün sabahın erken saatlerinden itibaren koyda iş makinelerinin çalıştığı gözlendi. Bölge halkı, doğal yapının zarar gördüğünü belirterek çalışmanın durdurulmasını istedi. Vatandaşların tepkisi üzerine iş makinelerinin bir süre durduğu öğrenildi.
Göcek Halk Meclisi, Osmanağa Koyu’nda yaşananlara ilişkin bugün toplantı yapılacağını duyurarak yurttaşları bölgeye çağırmıştı. Ancak sabah saatlerinde iş makinelerinin yeniden çalışmaya başladığı ve kıyıdaki sazlık alanların yok edildiği bilgisi paylaşıldı.
Çalışmanın kim tarafından yürütüldüğü henüz netlik kazanmazken bölgede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ait olduğu belirtilen bir levhanın bulunduğu görüldü.
Öte yandan bölge sakinleri tarafından bölgede, eski adı MUÇEV olan Kıyı Yönetimi ve Çevre Koruma A.Ş. tarafından günü birlik turizm tesisi yapılacağı iddia edildi.
“Geri Dönüşü Olmayan Bir Sonuca Varabilir”
Göcek Kültür ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Onur Ugan yaptığı açıklamada, bu yapılaşmanın geri dönülmez bir sonuca varabileceğini ifade ederek şunları kaydetti:
“Göcek Osmanağa Günlüklü Koyu’nda bir yapılaşma görüyoruz. Daha önce bir yapı ruhsatı iptal olmuştu mahkeme kararıyla. Çünkü burası 1. derecede sit alanı. Burada sazlar var, günlük ağaçları var; endemik türler. Birçok doğal bitki var.
Buraya kadastral bir yol yok. Burada altyapı yok; ne su, ne elektrik altyapısı yok. Kanalizasyon yok. Buraya, bu gerekçelerle mahkeme verilen ruhsatı iptal etmişti. Şimdi de Çevre Bakanlığı burada kendi yaptığı kiralamaya kendisi ruhsat vermiş durumda.
Buradaki çalışmaları da incelediğimizde, kiralama alanı dışında kepçenin çalıştığı, buradaki deniz kenarındaki sazlıkları yok ettiğini görüyoruz. Burada bazı ağaçları kesip toprağın içine gömmüşler ki kesilen ağaçlar; endemik tür olan sığla ağaçları, günlük ağaçları.
Çevre açısından, kamu vicdanı açısından birçok sakıncası olan bu projenin bir an önce durdurulmasını istiyoruz. Bununla ilgili olarak da yasal süreci başlattık. Ancak bu yasal süreçte biz bunu son dakika öğrendiğimiz için; çünkü askıya çıkma yok, bir ilan yok, imar değişikliğiyle ilgili herhangi bir bilgilendirme yok, bunları son saniye öğreniyoruz ve bu dava süreçleri de uzun sürüyor. Biz bu süreçler tamamlanıncaya kadar hiçbir şekilde yapılaşmanın devam etmesini istemiyoruz. Çünkü geri dönüşü olmayan bir sonuca varabilir. O bakımdan tüm kurumları göreve davet ediyoruz.”
