Penguen dergisinin 24 Şubat 2005 tarihli sayısında yayımlanan ve dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı çeşitli hayvan figürleriyle resmeden “Tayyipler Alemi” kapağı, yıllar sonra yeniden yargı konusu oldu.
Söz konusu karikatür, Temmuz 2018’de Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mezuniyet töreninde öğrenciler tarafından pankart olarak taşınmış, üç öğrenci gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Öğrenciler daha sonra serbest bırakılmış, hem öğrenciler hem de dergi hakkında açılan davalar beraatle sonuçlanmıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Penguen dergisine açtığı 40 bin liralık manevi tazminat davası ise Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından “ifade özgürlüğü” gerekçesiyle reddedilmişti.
Retweet Eden Vekillere Dava
Aradan geçen yıllara rağmen karikatürü sosyal medyada paylaşan bazı CHP’li eski milletvekilleri hakkında dava açıldı. Bu isimlerden biri olan Süleyman Girgin’e 11 ay 20 gün hapis cezası kararı verilmişti. Girgin’le beraber 72 milletvekili de yargılandı ardından beraat etti. Fakat Girgin’in yargılanmasına devam ediyor.
Girgin, Ankara’daki duruşmanın ardından bu kez ikamet ettiği Muğla’da, Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde talimatla yeniden ifade verdi.
“Hakaret Kastı Yoktur”
Yargı sürecine ilişkin Yenigün Gazetesi’ne konuşan Girgin, şu ifadeleri kullandı:
“Dün talimatlı dosya için 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne ifademizi verdik. Aynı durumda olan arkadaşlarımızın tamamına yakını için beraat kararı verildi. Önceki dönem İstanbul milletvekilimiz Ali Şeker ve bana 11 ay 20 gün ceza verilmişti.
Şu ana kadar olan duruşmalarda gerekli ifadelerimizi verdik. Sayın Erdoğan, AK Parti Genel Başkanı olarak Cumhurbaşkanı görevinin yanında aktif siyaset yapan bir siyasetçidir ve yaptığım paylaşımın içerisinde Cumhurbaşkanlığı sıfatına yönelik bir ifade yoktur.
Twit içeriğine bakıldığında ise ‘Eleştiriye ve mizaha tahammül edeceksin, etmelisin; hapse atarak eleştirinin ve mizahın önüne geçemezsin’ şeklinde eleştiride bulunulmuş ve ODTÜ’lü öğrencilerin tutuklanmasının haksız olduğuna dikkat çekilmiştir.
Hakaret kastı olmadığı gibi hakaret de edilmemiş; eleştiri sınırları içerisinde ve eleştiri kastıyla hareket edilmiştir.
Kaldı ki atılı suç, TBMM çatısı altında gerçekleşen bir siyasi eleştiri olup milletvekili yasama dokunulmazlığı sınır ve kapsamı içerisinde olağan bir siyasi eleştiridir.
Demokrasilerde ifade özgürlüğü Anayasa tarafından güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde ifade özgürlüğü tanımlanmış ve güvence altına alınmıştır. Düşüncenin özgürce ifade edilebildiği ortamda demokratik kurumlar varlıklarını sürdürmekte ve gelişme olanağı bulabilmektedir. Dolayısıyla davaya konu twiti, dönem milletvekili olarak retweet ederek paylaşmanın hakaret olmayacağı açıktır. Yasal unsurları oluşmayan üzerime atılı eylemden dolayı gerekli istinaf başvurularını da dosyaya sunduk. Süreci takip ediyoruz.
Ömrünü otoriterleşerek uzatacağını sanan iktidar, bu tarz basit hamlelere ihtiyaç duyuyor. Bu hamlelerle vatandaşı sindirerek, siyasetçiyi susturarak CHP’nin yerelden genele iktidar yürüyüşünü baltalayabileceğini sanıyor. Adil yargılama hakkının adeta kalmadığı ve hukukun siyasallaştığının son bakan atamasıyla itiraf edildiği ortamda belediye başkanlarını,hak arayan insanları hapse atarak, yasak getirerek eleştirinin ve mizahın önüne geçilemez; vatandaş da susturulamaz. Cumhuriyet’in açtığı yolda ülkemizin demokrasi birikimi, iktidarın ufkunun çok ötesindedir. Vatandaşımız, böyle uydurma gerekçelerle yargının meşgul edilmesini değil; iş, ekmek ve özgürlük istiyor. Mücadeleye devam.”
Bu haber 106 kez okundu.
