Dünya Radyo Günü’nde gözler, Muğla Menteşe’deki tarihi Şadırvan mevkisinde bulunan o küçük dükkana çevrildi. Tam 58 yıldır radyo tamirciliği yapan, 47 yıldır da aynı dükkanda mesleğini sürdüren Mustafa Bektaş, teknolojiye direnen ustalığıyla radyolara adeta nefes oluyor.
“Yılda Bir Kez Olsun Hatırlanmak Güzel”
Dünya Radyo Günü vesilesiyle duygularını paylaşan Bektaş, “Yılda bir kez de olsun hatırlanmak güzel” diyerek, radyonun toplum hafızasındaki yerini şu sözlerle özetledi:
“Eskiden radyonun çok ayrı bir özelliği vardı. İnsanların tek eğlencesi, haber kaynağı radyoydu. Köy kahvehanelerinde insanlar ‘ajans’ dinlemek için toplanırdı. Evlerde radyoyu sadece babalar açar, babalar kapatırdı. Öyle değerliydi.”
Eski Radyolara “FM” Dokunuşu
Günümüzde insanların eskiye dönme arzusuyla kasetçalar ve eski radyolarını yeniden getirdiğini belirten Bektaş, modern dünyaya uyum sağlamak için eski cihazlara FM kiti taktığını ifade etti. “İnsanların elinde yüzlerce kaset var, onları tekrar dinlemek istiyorlar” diyen Bektaş, tamir süreci bazen 10 dakika bazen günler sürse de her cihazı ilk günkü heyecanla hayata döndürüyor.
2 Bin Parçalık Mirasını Bağışladı
Yarım asırlık meslek hayatında biriktirdiği 2 bine yakın radyo, kasetçalar ve plak çaları hurdaya gitmesinden korktuğu için Menteşe Belediyesine bağışlayan Bektaş, bu eserlerin kültür evlerinde sergilenmesinden gurur duyuyor. Bektaş, “Çocuklar bile beni ‘radyocu’ diye tanıyor. İsmini bilmeseler de mesleğimle anılmak çok güzel bir duygu” dedi.
“Çırak Yetişmiyor, Meslek Kayboluyor”
Mesleğin en büyük yarası olan “ustasızlık” konusuna da değinen Bektaş, radyo tamirciliğinin artık kaybolan meslekler arasına girdiğini ve çırak yetişmediğini üzülerek dile getirdi. İnsanların günümüzde telefon ve televizyona mahkum olduğunu savunan emektar usta, sağlığı el verdiği sürece tarihi çarşıda radyo seslerini yaşatmaya devam edeceğini belirtti.
Bu haber 73 kez okundu.
