Türk Ocakları Muğla Şubesi tarafından Cumhuriyetimizin 102. Yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen “Atatürk ve Cumhuriyet” konulu konferansa konuşmacı olarak katılan MSKÜ Öğr. Gör. Bilgi Taşkıran, Cumhuriyetin ilk 11 yılında gerçekleştirilen ekonomik ve sosyal dönüşüm ile aydınlanmanın önemine dikkat çekerken; “ Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde Milli Mücadeleden sonra devrim sürecine girildi. Buna ister devrim, ister inkılap isterse reform olarak değerlendirin. Bu sürecin ve sonuçlarının dünyada bir başka örneği yok. Bunu Türk olduğum için söylemiyorum. Bir başka ülkenin vatandaşı olsaydım yine aynı şeyi söylerdim. Bugün aşadığımız her sorunda ve çözüm yolları için dönüp Cumhuriyetin erken dönemine bakmamız ve anlamamız gerekir. Atatürk, dünya uygarlık tarihinde gelmiş geçmiş 3-5 liderden biridir.” Dedi.
Türk Ocakları Muğla Şubesi her yıl olduğu gibi bu yıl da Cumhuriyetin kuruluşunu çeşitli etkinliklerle kutladı. Kutlamalar çerçevesinde Kahvaltılı bir Konferens düzenlendi. Keyfi Çadır’da gerçekleştirilen etkinliği, Türk Ocakları Muğla Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gökçe, yönetim kurulu üyeleri, Türkiye’nin ve Türk Dünyası’nın dört bir yanından MSKÜ’ye öğrenim görmek için gelen öğrenciler katıldı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Türk Ocakları Muğla Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gökçe, Türk Ocaklarının kuruluşu, Milli Mücadele ve Cumhuriyet aydınlanmasındaki çalışmaları ve katkıları hakkında, Muğla Şubesi’nin faaliyetleri hakkında özet bilgiler verirken, Cumhuriyet degerlerinin önemine vurgu yaptı Cumhuriyetimizin 102. Yıldönümünü kutladı.
Etkinlikte kısa bir konuşma Yapan Türk Ocakları Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ali Akar ise, Cumhuriyetin, Türk Milletinin kazandığı en önemli değer olduğunun altını çizdi ve; “ Türk Milleti Osmanlı’nın yaklaşık son 200 yılında ve Milli Mücadele döneminde çektiği çok büyük sıkıntılardan sonra, Cumhuriyet kazandığı en önemli değerdir. Türk Milletinin Cumhuriyet Koşusu 1839’da başladı. Olgunlaşma sürecinden sonra 1908 itibariyle fikir akımları ortaya çıktı. Türkler imparatorluğun kurucu unsurlarıydı. İmparatorluğun son dönemlerinde; Balkanlarda, Ortadoğu’da herkes kendi kimliğini sahiplendi. Analodu halkı da Anadolu’da kendi kimliğini sahiplendi.
“Cumhuriyet, Türk Milletinin genetiğinden gelmiştir”
Türkiye’deki yenileşme ve modernleşme ilk önce askeriyeden başladı. Türk Silahlı Kuvvetleri milliyetçidir. Atatürk de Türk milliyetçiliği ile yetişti. Modernleşme koşusu ve Milli Mücadeleden sonra Cumhuriyet kuruldu. Cumhuriyet Türk Milletinin tarihinden ve genetiğinden gelmiştir. Atatürkv e kurucu iradenin kurduğu sistem ve Cumhuriyet hala ayakta ve sonsuza dek ayakta kalacaktır. Cumhuriyet değerlerini geleceğe taşıyacak olan da gençlerdir. Cumhuriyetimizin 102. Yılını kutluyorum.” Dedi.
Konferansa konuşmacı olarak katılın MSKÜ Öğr. Gör. Bilgi Taşkıran ise Anadolu’nun işgali, Milli Mücadelenin başlaması, genelgeler, Sivas ve Erzurum Kongreleri, Mondros Antlaşması, Lozan Konferansı ve Milli Mücadele sürecini özetleyerek konuşmasına başladı.
Taşkıran, Türk Milletinin bu dönemlerde çok zor eşiklerden geçtiğini belirterek; “ Atatürk adeta hafızasını yitirmiş bir toplumu önce ikna ederek ve daha sonra inanmasını sağlayarak Milli Mücadeleyi başlattı.
Gazi’nin, “ Geldikleri gibi giderler” sozundan 9 Eylül’e kadar geçen süreç çok çetrefillidir. Bu arada geçen Milli Mücadelinin hangi şartlar ve imkanlarla yapıldığı herkes çok iyi okumalı ve öğrenmelidir.
“Lozan bu memleketin doğum tarihidir”
Lozan’a hezimet muamelesi yapmak tarihsel bir hatadır. Tek başına “devletim” demek yetmez. Tanınmanız, kabul görmeniz gerekir. İşte Lozan budur.
Gazi’nin 1920’den itibaren aklında bir şey vardı, Cumhuriyet. Cumhuriyetimiz ilan edildiğinde etrafımızda cumhuriyetin uzağından yakınından geçen bir devlet yoktu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Türkiye devletini kuranlar bunu gerçekleştirdi. Ve ardından devrim sürecine geçildi. Bu sürecin dünyada bir başka örneği yok. Bunu ister devrim, ister inkılap, ister reform olarak değerlendirin. Bu dönüşüm, değişim ve aydınlanmanın dünyada bir başka örneği yok. Bunu bir Türk evladı olduğum için söylemiyorum. Bir başkan ülkenin vatandaşı olsam da aynı şeyi söylerdim. “dedi.
“11 yılda büyük bir gelişim yaşandı”
Cumhuriyetin ilk 11 yıllık döneminde her alanda büyük bir dönüşüm, yenileşme ve kalkınmanın gerçekleştiğinin altını çizen Bilgi Taşkıran; “ 11 yıllık dönemde Osmanlı’dan kalan borçlar ödendi. Başka yerden borç almadan çeşitli üretim alanlarından 40’ yakın fabrika açıldı ve milli üretime geçildi. Üretim, tarım, eğitim, sosyal alanlar gibi bir çok alanda büyük bir dönüşüm ve gelişim yaşandı. Bu dönüşüm ve gelişim ünlü bilim insanı Albert Einstein’in bile dikkatini çekmiştir. Nitekim Türkiye’ye gelmek ve bilimsel çalışmalarını burada sürdürmek için mektup bile yazmıştır. Fransa o günlerde kabul etmeseydi Einstein Türkiye’de idi. “ diye konuştu.
“O dönemi referans vermemiz önemlidir”
Her yönü ile Cumhuriyet o dönemdeki gelişim ve aydınlanmasının önemine vurgu yapan Taşkıran; “ Bu yüzden bugün yaşadığımız her sorun içinde o dönemi referans vermemizin önemi vardır. Yaşadığımız her sorunda ve çözüm yolları için dönüp Cumhuriyetin erken dönemine bakmamız ve anlamamız gerekir.” Şeklinde konuştu.
“Atatürk gelmiş geçmiş 3-5 liderden biridir”
Taşkıran konuşmasını Milli Mücadelinin önderi ve Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk hakkındaki şu sözleriyle tamamladı: “ Atatürk uygarlık tarihinde İskender gibi, Fatih Sultan Mehmet gibi gelmiş geçmiş 3-5 liderden biridir. “




