Menteşe ilçesi Yerkesik Mahallesinde faaliyet gösteren Bişen Zeytinyağı Fabrikasının dördüncü kuşak işletme sahibi Cumhur Bişen, zeytin hasat sürecini, yağ üretim aşamalarını ve maliyetleri ele aldı.
“Zeytin rekoltesi bölgemizde çok düşük”
Bişen, zeytinin bu yılki verimliliğini değerlendirdi:
“Rekolte bölgemizde çok düşük. Muğla’da 500-600 arasında, bu sayıda düşük. Ula, Yerkesik, Kafaca, Yeşilyurt, Bayır ve Yatağan’a uzanan bölgede zeytin iyi değil. Fakat daha yukarı kısımlarda ve sahillerde iyi. Onun dışında Türkiye’de de iyi olduğu söyleniyor. Emek hırsızlığı var, tağşişli ürünler var. Sağ olsunlar; Valiliğimiz, Tarım İl Müdürlüğümüz Barış Saylak olmak üzere daha etkili olduğunu görüyoruz. Kontrollerin daha da artmasını istiyoruz, sıkı denetim olmalı, cezalar uygulanmalı ve insanlar da bundan kaçınmalı. Zaten çalışacak insan yok, büyük emekler ile ürün elde ediliyor” dedi.
Bişen, devletin zeytin yetiştiricilerine verdiği primi yetersiz bulduğunu söyledi: “Bu yıl sıkıntılı geçecek. Kuraklık var. Bizim bölgenin rakımında özellikle memecik zeytininde halkalı leke daha fazla hissettiriyor kendisini” dedi.
“Yağ testerenin ucunda”
Cumhur Bişen, zeytin bakımının şart olduğunu vurguladı: “Atalarımız, ‘yağ testerenin ucunda’ der. Hiçbir şey yapmıyorsan bile elinde testeren var. Ağacı budayıp, havalandır. Ağacın nefes alması gerekli. Kesersen yağ ve ürün alırsın. Küresel ısınmadan dolayı kuraklık yaşıyoruz. Ağaçların büyük boyutlara gelmemesi gerekiyor. 2-3 metre seviyelere indirmemiz lazım ki ürün versin” ifadelerini kullandı.
“ Drone projesini Büyükşehire götüreceğim”
Zeytin yetiştiricileri ile sürekli iletişim halinde olduğunu söyleyen Cumhur Bişen, “İnsanlarla sürekli iletişim halindeyiz. Boş buldukça anlatıyorum. Dernekle birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Üniversiteden hocalar getirdik, Zeytincilik Araştırmadan yetkililer getirdik. Bunun yanında Muğla Büyükşehir ile çalıştık. Birlikte hareket etmek lazım. Mesela drone çok kısa sürede çok yüksek miktarda ki araziye ilaçlama yapabiliyor. 60 dönüm vereceğin ilaçla 600 dönüm verebiliyorsun. Maaliyeti çok düşürüyor. Kendim de araştırıyorum. Mısır ve pamuk gibi alçak ürünlerde çok verimli drone ile ilaçlama. Böyle bir proje var şu an. Bu projeyi Büyükşehire götüreceğim” dedi.
“Çuvalda günlerce bekleyen zeytinin kalitesi düşüyor”
Çuval ve kasada duran zeytinin kalitesinde fark olduğunu belirten Bişen, kasalama tekniklerini geliştirdiklerini söyledi: “Bizim bölgemiz butik üretici. Biz imece usulü yapın diyoruz. Herkes bireysel davranıyor. Evde çuvalda zeytinler günlerce bekliyor ve kalite düşüyor. Bir hafta sonra zeytin bize geliyor. Bu da kalitenin düşmesi demek. Benim de şöyle bir projem var. Devlet tane zeytine prim vermeli. Biz onu çeşidine göre sınıflandırmalıyız. Hasat bittiğinde, ben işlemini yapıp belgesini vereceğim, o belgeyle devletten de primini alacak. Böyle olursa zeytinde kalite olur. Çünkü İspanya’da bu yapılıyor. Zeytinlerimiz sıcak havadan etkilenmesin diye soğuk oda yaptık” ifadelerini kullandı.
“ 1 litre zeytinyağının maliyeti 250 TL”
Cumhur Bişen, zeytinin yağ olma sürecindeki toplam maliyetinin 1 litre yağda 250 TL olduğunu belirtti: “En büyük maliyet toplama maliyeti. Yüzde 50’yi varan bir maliyet var. Bin liradan aşağı yevmiye yok hatta bin 300’de duyuyorum. İşçilik maliyeti dışında; bakımı, sürmesi, ilaçlaması var. Hesapladığımızda 1 kilo zeytinin maliyeti 50 TL. 1 kilo zeytinden 200 gram yağ çıkıyor. 1 litre yağ 250 TL maliyetinde oluyor” dedi.
“ Üreticileri bilgilendirmemiz gerekli”
Üreticilerin bilgilendirilmesi gerektiğini savunan Bişen, son olarak şu ifadelere yer verdi: “Üreticiyi bilgilendirmemiz gerekiyor. Daha önce bildiklerimizi unutup, yeniden zeytinciliğe bakış açısı getirmemiz gerekiyor. Biz tamamen gelenekselci taraftan bakıyoruz. Bu bakış açısını değiştirmeliyiz. Kuraklığa en dayanaklı bitki zeytin. Hele ki memecik zeytin, kendini besliyor altındaki truplar ile. Kıymetini bileceğiz. Zeytin bizim kurtarıcımız. Üreticilerimize bol, bereketli ve sorunsuz bir sezon diliyorum.”





