Reklam
Reklam

Yerel gazeteler

Metin Cangör
Metin Cangör
  • 02.07.2019
  • 710 kez okundu

 

Sevgili okurlar yerel gazete sahipleri ile konuştuğunuzda hiçbirinin memnun olduğunu ben bugüne kadar görmedim ve rastlamadım.
Hepsi satışlardan, ilanlardan ve çeşitli sebeplerden şikayet ederler.
Ben gazete çıkartmadığım için fazla bilgim yoktu ve yurtdışına sık sık gittiğim için bir de yurtdışında araştırıp bilgi sahibi olayım dedim. Bunu yeni değil yıllar önce yaptım.

Örneğin Almanya’da bir yerel gazete çıkaran gazete sahibine sordum. Altında son model Mercedes araba vardı. Kendine ait bir villa’da oturuyordu. Bütün geliri tek sahibi olduğu yerel gazete…Bulunduğu yerde (5) yerel gazete olduğunu söyledi.
Oturduğu yerin nüfusu 70.000.
Amerika’da sordum, İngiltere’de sordum, Avusturya’da sordum, İsviçre’de sordum hepsi çok memnunlardı, gazetede çalışanların maaşları bile bayağı yüksekti, hatta hayır kuruluşlarına bağış dahi yapıyorlardı.

Bana çok ilginç geldi. Türkiye’de şikayet, Avrupa’da memnuniyet…

Bu nasıl olur diye düşünüp Avrupa ve Amerika’da ki meslek erbabı ile konuşunca iş anlaşıldı.

Diğer herşey gibi Türkiye’de hiç olmayan disiplin ve düzen.

Hani Alman Profesör söylemiş, “Türkler yaşamak için çalışır, biz çalışmak için yaşarız”. Aradaki fark bu.

Avrupa ve Amerika’da Yerel gazete gece 24’te basılıyor. Sabah 4-5 arası Üniversite öğrencileri tarafından cep harçlığı karşılığı bütün İlçeye bisikletlerle dağıtılıyor. Kapılara yuvarlak borular monte etmişler gazete yağmurda ıslanmasın diye, onların üzerine de reklam almışlar.
Sabah kahvaltıda yerel gazete ilçe halkının önlerinde ve bulunduğu köy, mahalle de neler olduğunu okuyor. Hangi benzincide benzinin litresi kaça görüyor. Meyve ve sebze fiyatlarını görüyor. Kim ölmüş okuyor…
İlçe esnafı yerel gazeteye ilan vermek için yarışıyor çünkü okuyan çok.
İsteyen ufak bir ücret karşılığı internetten abone olabiliyor.
Yani gazete sadece yazmıyor dağıtıma büyük önem veriyor, dağıtımı en öne koyuyor.
İşin ticari yönünü ele alıyor, satarsam kazanırım, satmak için ne yapmalıyım diye düşünüyor…
Ve hepsi refah içinde…
Uzağa gidip kafanızı yormayın sadece bakın anlı şanlı Ulusal Basın sabah Marmaris’te bayilerde kaçta oluyor…
Beğenmediğimiz Yunanistan “siesta” adı altında açıkça tenbellik yapıyor…

Bir Alman atasözü ile bitirmek isterim: “Böcek olmayı kabullenenler, ezilince şikayet etmemelidirler” F. Schiller.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ