Reklam
Reklam

YENİLMEZ ARMADA VE MUĞLASPOR

İsmail Atasever
İsmail Atasever
  • 14.09.2019
  • 61 kez okundu

Zamanla, Muğla merkez ilçede etkin olan bir futbol takımımız vardı.
Aslında zamanla derken, yakın bir süreçten dem vurmuyorum.
Neresinden bakarsanız bakınız yarım yüzyıla yakın bir zaman dilimi.
Aynı dönemde sadece Muğla ve çevresinde değil, komşu bölgeler Ege ve Akdeniz havzasının da en gözde takımıydı.
İlişkin olarak, bugün olduğu gibi Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen Türkiye Kupası dahil çeşitli kategorileri kapsayan bir lig olmasa da Grup Şampiyonası adı altında kendi ilinde şampiyon olan takımların katıldığı müsabakalar oynanırdı.
Kendi bölgesinin şampiyonu takım bu kez, diğer bölge birincileriyle karşılaşırdı.
Sonrasında nasıl ki bugün Süper Lig ve Türkiye Kupası maçlarında ipi göğüsleyen takımlar şampiyon oluyordu.
Belirttiğim süreçte de müsabakalar sonrasında birinci olan takım diğer bölgeler birincileriyle karşılaşır.
Dolayısıyla şampiyon ortaya çıkardı.
***
İşte aynı dönemde Muğla’da şampiyonaların gediklisi bir takım vardı.
YILMAZSPOR.
O, yıllar boyu il şampiyonluğunu kimseye kaptırmamıştı.
Özellikle ezeli rakibi Gençlikspor’la büyük bir çekişme içerisinde olmasına karşın.
Ne var ki Gençlikspor çok uzun süre, bir sene hariç şampiyonluğu Yılmazspor’un elinden alamadı.
İşte aynı takım için YENİLMEZ ARMADA denmesinin nedeni buydu.
***
Aslında dile kolay.
Yılmazspor, Muğlaspor’un kurulduğu yıla kadar ki süreçte tam tamına, yarım asrı geçen sürede ili temsil etmiştir.
Hem de birbirinden değerli futbolcularla.
Aralarında kimler yoktu ki!
Allah daha uzun ömürler versin, “geçilmez armada” ismi takılan kaptan Süreyya Serger.
Yıllar boyu izleyenlerin haklı hayranlığını kazanan Süreyya Serger, Beşiktaş’ın ısrarlı istemesine karşın Yılmazspor’u bırakıp gitmedi. Buna karşın takım arkadaşı ve dönemin ünlü futbolcuları arasına katılan Kaya Köstepen Beşiktaş’a gitmişti.
O dönemin gol krallığını kimseye kaptırmayan başçavuş Mehmet Gedik, rahmetli Köyceğizli Günalp, rahmetli futbol virtüözü olarak isim takılan Nazilli’li Ersin, İbrahim(İbo), rahmetli kaleci Özcan ve daha nice unutulmaz isimler.
Elbette Yılmazspor’un formasını dönem dönem giyen ve herkesin haklı beğenisini kazanan futbolcular bunlarla sınırlı değildi.
Bir dönem sonrasında sadece Yılmazspor değil , Aydınspor ve Beşiktaş formalarını giyen Musa Maro, Günay ve Tuncay Alpar.
Dedim ya nice gözde futbolcular gelip geçmişti.
Kaldı ki bunlar sadece Yılmazspor formasını giyen futbolculardı.
Oysa diğer iki Muğla merkez ilçe takımı Gençlikspor’da ikisi de rahmetli olan Baki Soydan ve Bülent Önüçan.
Aramızda olan M. Celal Özcan, Milas’lı Arap Mehmet, Sadettin ve Yolspor formasını giyen İhsan Özgen, dönemin istim üzerinde olan futbolcularıydı..
Dedim ya geçen süre içerisinde Muğla merkez ilçenin 3 güzide takımında futbol oynayan nicelerin bir kısmı aramızda olmasına karşın, ne yazık ki ebediyete intikal edenler vardı.
Derken, Yılmazspor, Gençlikspor ve Yolspor’un birleşmesiyle Muğlaspor kuruldu.
Dolayısıyla o bugün merkez ilçenin futbol takımı olarak yer etmektedir.
***
Artık sadece Muğlaspor vardı.
Hem de Türkiye’de ilk olmak üzere tercihen 3. Profesyonel lige alınmıştı.
Buna neden, 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştirilen darbe üzerine devlet başkanlığı konumunu üstlenen Kenan Evren’in talimatıydı.
Bir başka gerekçe, yeşil-beyazlı takımın terfi tenzil maçlarında gösterdiği olağanüstü futboldu.
Sonuçta hangi gerekçeyle olsa da Muğlaspor artık 3.profesyonel ligdeydi.
Böylelikle yıllar birbirini kovalar.
Yeşil-beyazlı takım, tabir yerindeyse düşe kalka bugünlere kadar gelir.
Kabul edilmesi gerekir ki kolay olmadı.
Bir tarafta mali sıkıntılar, diğer yandan takım teşkilinde sıkıntılar çekiliyordu.
Böylelikle bir dönem Yenilmez Armada diye lanse edilen takım, belirttiğim gibi kimi zaman yeterli performans göstermesine karşın, bazı yıllarda aynı başarıyı sergilemekten uzak kaldı.
***
Her şeye karşın asıl olan bugündü.
Dün geride kaldığına göre yeşil-beyazlı takım ileriye bakmak durumundaydı.
Bu nedenle kulüp başkanı Erol Kapiz ve yönetim kurulu, elinden geldiğince çaba gösterip, yeni sayılabilecek bir takım kurmuştu.
Bunun üzerine zihinlerde oluşan sorular vardı.
Acaba bu sene Muğlaspor ne yapar?
Yine sıkıntılı sezon yaşar mı?
Taraftarlar saç baş yolar mı?
Geçmişte nice başarıların altında imzası olan takım benzeri bir kadro kurulmuş muydu?
Daha da sorular, sorular.
Buna karşın geride kalan maçlara baktığımızda, takım ümitli olmamızı sağlayan bir oyun ortaya koyuyordu.
Gerçekten takımın sergilediği futbol, yanı sıra Türkiye Kupasında karşılaştığı Karşıyaka önündeki oyun, küçümsenemezdi.
Bu da gösteriyor ki, Muğlaspor, bir üst tura çıkması kadar ortaya koyduğu oyun itibariyle ilerisi için ümit veriyordu.
Devam ettirdiği sürece kendisine atfedilen YENİLMEZ ARMADA yakıştırması, afaki bir yaklaşım değil, sergilediği oyunun karşılığı payedir.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ