Reklam
Reklam

YARIŞSIZ DİNLEMEK

Abidin Sönmez
Abidin Sönmez
  • 10.01.2019
  • 100 kez okundu

Biriyle konuşurken etkin ve doğru dinlemenin zahmetli bir yanı yok. Kolay bir iş. Gözü, kulağı karşıdakine tam olarak vermekten fazlası değil. Karşımızdaki konuşurken nelere dikkat etmek gerek? Şunlar sayılabilir:
• Konuşan kişiyle göz teması kurmak ve göz temasını rahatsız etmeyecek şekilde sürdürmek.
• Anlaşılmayan kısımları sormak ya da tekrar edilmesini istemek.
• Gereken durumda not almak.
• Gerçekten dinlediğimizi gösteren sözlü ve sözsüz kanıtlar sergilemek.
• Dinlerken başka her hangi bir işle meşgul olmamak.
• Lafı ağzından almamak, konuşan kimsenin sözünü tamamlamaya çalışmamak.
• Suçlayıcı ya da yargılayıcı olmamak.
• Sabırsızlık göstermemek.
• Hem sözlerini hem hissettiklerini anlamaya çalışmak
• …
“O kadar çok dikkat edilecek nokta var ki” diye düşünmeye hiç gerek yok. Çünkü tek bir noktaya dikkat etmek her şeyi çözecektir: Konuşanın söylediklerine dikkat kesilmek. Bu yeterli. Bunu yaparsak yukarıdakilere zaten kolayca uyarız. Kendimizi tam olarak odaklamış oluruz ve yanlışa yönelme olasılığı azalır. Zihnimiz karşımızdakine odaklıyken dikkatimizi başka bir noktaya kaydırma riski tamamen ortadan kalkmasa bile çok azalır.
Konuşmakta olan birini dinlerken bazı alışkanlıklar dikkatimizi dağıtabilir. Böyle durumlarda aklımız söylenen sözlerle değil dikkat dağıtan işle meşgul olur. En sık karşılaşılan dikkat dağıtıcılardan biri “karşıdakinin sözlerine yanıt olarak ne söyleneceğini düşünmek”:
“Ben şimdi ona şunu söylemeliyim; şu şekilde yanıt vereyim ki yanlış bildiğini düzeltsin; benim söyleyeceklerimi işitince kim bilir ne kadar şaşıracak; hemen ilk fırsatta konuşmalı ve onu bu konuda bilgilendirmeliyim…”
Ne yanıt vereceğimizi düşünmekle kalmaz söyleyeceklerimizi belirli bir sıra içinde kurgulamaya, en doğru ve en etkili sözcükleri bulmaya girişiriz. Bizim sözlerimize nasıl tepki vereceğini tahmin etmeye ve ona göre konum belirlemeye yöneliriz. Bu alışkanlıktan kurtulmak gerek. Çünkü bunu yaptığımız takdirde bir süre sonra dinlemekten vaz geçeriz. Etkin ve doğru dinlemeyi gerçekleştirmek olanaksız hale gelir.
Her hangi bir alışkanlıktan kurtulmanın en kestirme yollarından biri onun yerine başka bir alışkanlık koymak. Eğer bizimle konuşan kimseleri tüm dikkatimizle dinleme alışkanlığı edinirsek bu gibi dikkat dağıtıcılar bizi daha az rahatsız edecektir.
Konuşma bir alışveriş olarak görülmeli. İki kişinin duygularını, düşüncelerini ve olaylarla ilgili görüşlerini karşılıklı olarak paylaştıkları bir iletişim süreci. Eğer konuşmayı bir saldırı-savunma gibi görürsek ya da konuşurken kendimizi bir yarışta gibi düşünürsek bu alışverişi doğru şekilde yapamayız.
Konuşma bir yarış haline dönüşmemeli. Süre, cümle ya da sözcük sayıları, konuşma hızı gibi ölçütler üzerinden karşılaştırma yapılmamalı. Ben bir söyledim, o yüz bir söylediği halde bitirmek bilmedi gibi yorumlar işin doğasına çok da uygun düşmez. Konuşma alışverişinde önemli olan her iki tarafın da derdini anlatabildiğini hissetmesi. Eğer bunu yapabildiğini düşünüyorsa her şey yolunda demektir. Yarışa hiç gerek yok.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ