Reklam
Reklam

YANAN SAHALAR İMARA AÇILMAYACAK

İsmail Atasever
İsmail Atasever
  • 07.08.2019
  • 124 kez okundu

Muğla gibi orman alanlarının yoğunlukta olduğu kentlerde gündemde yer eden konuların başında, yangınlar ve sonrasında buraların akıbeti gelir.
Nasıl gelmesin!
Her birimiz, yıllardır karşılaştığımız ve sonrasında binlerce hektarlık orman alanlarının yanıp kül olmasından kahrolduk.
Bir yerde içimiz içimize sığmadı.
Bu yüzden dense ki, yangınların daha bir gözlendiği özellikle yaz mevsiminden korkar olduk.
Kabul edelim ki bunda abartı yoktur.
Olamaz da.
Dünyada hiçbir ürünün kullanım alanı orman ürünlerinden daha geniş olmadığına göre onların bir şekilde zarar görmesi, başlı başına bir riskti.
Öyleyse her kim olursa olsun ormanları koruyup, kollamalı ve gelecek nesillere aktarılması için elinden geleni esirgememelidir.
Ancak bu şekilde hareket edildiği sürece taşıdığımız sorumluluk ve yükümlülük yerine getirilmiş olurdu.
Değilse, vebal altına girileceğinde kuşku olmazdı.
Bu nedenle herkese düşen görev, şartlar ne olursa olsun ormanları korumak ve gelecek nesillere aktarılmasını sağlamaktır.
***
Hal böyle olunca, ister istemez bir takım sorular gündeme geliyor.
Ormanlarımızı koruyabiliyor muyuz?
Dünyada kullanım alanı en geniş ürünlerin başında geldiği noktasından hareketle koruyup, kollayıp, yeni nesillere aktarılması için üzerimize düşen görevi eksiksiz yerine getiriyor muyuz?
Yoksa, ormanlar değil mi?
Nasılsa her tarafımız onlarla kaplı yaklaşımı içerisinde kayıtsız mı kalıyoruz?
Bu kadar da değil.
Daha da benzer sorular.
Özellikle kullanılmadığı hiçbir alan yok yaklaşımı içerisinde daha bir titizlik gösteriliyor mu?
Kısaca vurgulamak gerekirse, insanlığın hizmetinde olan varlıkların başında ormanların geldiği noktasında kimsenin şüphesi olmadığı için bilinçli olan herkes, gerekli titizliği göstermektedir..
***
Sık aralıklarla gündeme getirdiğim ormanlarımızı bu kez kaleme almam, kısa bir süre öncesinde Muğla’ya gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemir’linin yaklaşımları üzerine.
Bakan Pakdemirli, beraberinde AK Parti Milletvekili Yelda Erol Gökcan olduğu halde 2017 yılında önemli bir yangınla yüz yüze gelen Menteşe İlçesi Zeytinköy Mahallesinde vatandaşlarla bir araya geliyor.
Bakan, yanan alanlara 7 bin zeytin fidanı ve bal ormanı için 28 bin çam fidanı dikildiğinin altını çiziyor.
Akabinde milletvekili Gökcan, Zeytinköy’e yangın sonrası gerekli yardımlar yapılmıştır.
Başta Tarım ve Orman Bakanımız olmak üzere ilgili bakanlıklarla yaptığımız girişimlerde Zeytinköy için taleplerimiz hiç geri çevrilmedi.
Amacımız, zarar gören vatandaşlarımızın yaralarının biran önce sarmak.
Kabul edelim ki bakan Pakdemirli ve milletvekili Gökcan’ın yaklaşımları, duyarlılık olduğu gibi sosyal bir devlet adına olması gereken girişimlerdi.
Zira ortada bir mağduriyet vardı.
Dolayısıyla sorunların biran önce ortadan kaldırılması kaçınılmazdı.
***
Aslında Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin ikinci gelişiydi.
Bilindiği gibi yangının ilk çıktığı anın hemen sonrasında yangın mahalline gelerek gerekli incelemelerde bulunmuş ve mağdur olan halkın yaralarının en kısa süre içerisinde sarılacağını belirtmişti.
Olması gereken de buydu.
Bilindiği gibi ortada bir mağduriyet vardı.
Halkın yaralarının sarılması adına bir yetkilinin teskin eden yaklaşımlarda bulunması, olması gereken bir yaklaşımdı.
Bakan Pakdemirli’de aynı duyarlılığı gösteriyor.
Muğla, üçte ikisi ormanlarla çevrili bir ilimiz. Üstelik halkın yangın hassasiyeti de çok yüksek.
Vatandaşlarımızla birlikte el ele bilinçli bir şekilde yangınlarla mücadele etmemiz gerekir.
Dolayısıyla en büyük mücadelemiz eğitim.
Çünkü söndürülmemiş bin sigara, cam kırığı, bunların hepsi yangın çıkartabilir.
Konuya ilişkin yaklaşımlarını sergileyen bakan devam ediyor.
Yangınların yüzde 80’den fazlası insan kaynaklı…
Yanan sahaları ne kadar rehabilite ederseniz ediniz, çok önemli bir varlığı kaybetmiş oluyorsunuz. Özellikle bu durum orman için köylerimiz bir büyük bir travma.
***
Bakan Bekir Pakdemirli ilişkin olarak, yangınlarla mücadele konusunda Türkiye’nin dünyanın en başarılı ülkelerinin başında geldiğini vurguluyor.
Bizim ilk mücadelemiz 18 dakika. Bugün itibariyle bu 12 dakikaya indi. Bunun anlamı bir ağacımız daha yanmasın demektir
Bakan bir önemli ayrıntının daha altını çiziyor.
Orman yangınlarını söndürmede dünya lideriyiz..
Bu nedenle yangını söndürmek için özveriyle mücadele eden personelimizi yürekten kutluyorum.
İlişkin olarak, önemli bir konuda daha vardı.
Yanan sahaların imara açılması…
Bu konuda bakan Pakdemirli kesin konuşuyor.
Son 15 yıl içinde Türkiye genelinde 71 adet yangın çıkmış. Yanan alanların hiç biri imara konu edilmemiştir. Bu Muğla ve Türkiye geneli için geçerlidir.
Birileri ormanı yakacak, ülke sevdalısı vatandaşımız da canını riske ederek yangını söndürecek. Sonra orman imara konu edilecek. Böyle bir düşünce tarzı 80 milyon vatandaşımızın hiçbirinde yar almaz.
Ülke sevdalısı biri, üstelik bakan ise, YANAN SAHALAR İMARA AÇILMAYAK yaklaşımında bulunmasından daha yerinde davranış olamazdı..

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ