Reklam
Reklam

Tarihi zenginliklerimiz ve Muğla !..

Ali Tutulmaz
Ali Tutulmaz
  • 16.08.2013
  • 554 kez okundu

Çeşitliği uygarlıkların yaşandığı ülkemiz, bu uygarlıkların izlerini taşıyan pek çok tarihi antik kente ve ören yerine, dolayısıyla da büyük bir tarihi zenginliğe sahip olduğunu biliyoruz.

Karia ve Likya başta olmak üzere, çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış olan ve bu uygarlıkların kalıntıların dimdik ayakta olan 195 antik kentin ve ören yerinin bulunduğu Muğla ilinin ise, ülkemizin tarihi zenginlikleri içinde çok seçkin ve özel bir yeri bulunmaktadır.
1124 kilometrelik kıyı uzunluğu ile, ülkemizde en uzun kıyıya sahip olan Muğla ilinin, doğal güzelliklerinin yanı sıra, sahip olduğu bu tarihi zenginlikler, Muğla’yı ülkemiz turizminin gözdesi haline getirmiştir.
Dünya genelindeki pek çok ulusun son yıllarda turizm sektörü içinde yer alan kültür turizmine büyük önem verdiği görülmektedir.
Yılda 3,5 milyonu yabancı olmak üzere, 7 milyonu aşkın turistin ziyaret ettiği Muğla ili için, bu tarihi zenginlikler elbette büyük bir fırsattır.
Muğla’nın yeni Valisi Mustafa Hakan Güvençer’in, turizm sektörüne ve turizme hayat veren doğal güzelliklerin ve çevrenin titizlikle korunmasına, özellikle de, tarihi ve kültürel zenginliklerimizin turizm sektöründe katkıya dönüştürülmesine büyük önem verdiğini öğrendim.
Yaz tatili dönüşümde kendilerini ziyaret ederek, yeni köşe yazılarım için, hem bilgi alışverişinde bulunmak ve hem de okuyucularımızı Muğla turizmi konusunda Valimizin görüşleriyle aydınlatmak istiyorum.
Geçtiğimiz yıllarda, Muğla ilinin sahip oluğu tarihi ve kültürel zenginliklerin ayrıntılarıyla, bu zenginliklerimizin Muğla turizmi için arz ettiği öneme ilişkin pek çok köşe yazısı ve habere de imza atmıştım.
Bu yazım ise, Sayın Valimiz Güvençer’in Muğla’da göreve başladığından sonra tarihi zenginliklerimizi konu alan ilk yazıyı oluşturuyor.
Bu yazım da, Muğla il merkezi başta olmak üzere, Yatağan, Milas ve Bodrum ilçesinde bulunan tarihi zenginliklerin kültür turizmi için önemine ilişkin olacaktır. Bu önem, aynı zamanda Marmaris, Datça, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman, Fethiye, Ula ve Kavaklıdere ilçelerimizdeki tarihi ve kültürel zenginlikler için de geçerlidir.
Bugün, Milas ilçesine bağlı Çamiçi beldesi ve Kazıklı köyü sınırları içinde yer alan, önemli bir bölümü Bafa Gölü kıyısında ve çevresinde bulunduğu için Muğla iline ait, Bafa Gölü’nün bir bölümünün Aydın ili sınırları içinde yer aldığı için de so yıllarda antik kente Aydın ilinin sahip çıkmaya başladığı, “Latmos Antik Kenti” den bahsetmeye çalışacağım.
Günümüzden 8-10 bin yıl öncesine ait yaşam kültürünü gözlerimizin önüne seren bu antik kentimize ve tarihi zenginliğimize şimdiye kadar Muğla Valiliği’nin ve Muğla Kültür ve Turizm Müdürlüğünün gerektiği şekilde duyarlılık göstermediğini üzülerek gözlemledim.
Bu antik kentin sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginlikler, Muğla’nın Bayan Valisi Dr.Lale Aytaman döneminde, Alman Arkeolog araştırmacı Annelise Peschlow tarafından o tarihlerde tespit edilmiş, Atik kentte kayalar üzerine günümüzden 8-10 bin yıl önce çivi ile işlenmiş resimlerin seçkin fotoğrafları yine Alman Arkeolog ve araştırmacı tafından çekilmiş, bu fotoğraflar da, Muğla ilinin tarihi ve kültürel zenginliği olarak, Muğla Müzesi bünyesindeki Güzel Sanatlar Galerisi olarak ayrılan salonda sürekli kalmak üzere, düzenlenen bir törenle sergilenmişti.
Üç yıl önce de, “Latmos Antik Kenti”ndeki bu kaya resimlerine ait fotoğraflar, Muğla Üniversitesi yerleşkesi içinde yeniden düzenlenerek hizmete açılan modern Mülaj Müzesi’nde sürekli kalmak üzere tekrar sergilendi.
Şimdi bu antik kentimiz ve tarihi “Kaya Resimleri” ne ait ayrıntılı bilgiler ve fotoğraflar, antik kente gitmeden de bu müzede görülebiliyor.
Ama şahsen kendi gözlemlerime göre, bu müzenin ve içindeki tarihi zenginliklerin Muğla halkı ve yöreye gelen turistler tarafından gezilip görüldüğü inancında değilim. Yöreye gelen yerli ve yabancı turist gruplarına, iyi bir planlama ile bu zenginliklerimiz hem müzede, hem de bulundukları yerde çok iyi tanıtılabilir. Böylece ilin kültür turizm potansiyeli de tanıtılır.
Bunun için de hem “Muğla Valiliği Kültür ve Turizm Müdürlüğü”ne hem de “ Muğla Üniversitesi” ne grev ve sorumluluklar düşüyor.
Ayrıca, Aydın Valiliği Kültür ve Turizm Müdürlüğünün Alman Arkeolog Annelise Peschlow’u ile davet ederek, Latmos Antik kentinde birlikte incelemeler yaptıklarını internette gördüm. Hem sevindim, hem de Muğla Valiliği- Kültür ve Turizm Müdürlüğünün bu değerimize toplumumuzun arzu ettiği şekilde layıkıyla sahip çıkmadıkları için de çok üzüldüm.
Sayın Valimiz Güvençer’in yetkilileri bu konuda uyaracağına ve böylelikle ülkemizin beklentilerine cevap verecek olan, turizm sektörünün başarısına olumlu yönde katkılar sağlayacağına inanıyorum.
Okuyucularımıza sağlık ve mutluluk dileklerimle!..

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ