Reklam
Reklam

SEVİLEN YÖNETİCİ

Abidin Sönmez
Abidin Sönmez
  • 05.06.2018
  • 127 kez okundu

Yöneticinin çalışanları koruyup kollaması, kol kanat germesi bir gereklilik. Başka türlü onlarla aynı hedefe doğru kol kola yürümesi çok zor. Çalışanların bu koruma ve kollamayı hissetmesi gerek. Bundan emin olması, tam bir güven duyması şart. Yöneticinin sevilen bir kişi olması başka türlü mümkün değil.
Sevilen yönetici olmak şart mı? Hayır, değil. Sonuçta herkes işini yapacak ve bunun karşılığı neyse onu alarak hayatını sürdürecek. Fakat yönetici çalışanlar tarafından sevilirse birlikte üretilen iş çok daha verimli oluyor.
Bu noktada sevilmek sözüyle ne kastedildiğini açıklamak gerek. Buradaki sevgi hemen aklımıza gelen türlerden değil. Romantizmden, anne ve babanın çocuğuna duyduğu sevgiden, yakın arkadaşların birbirini sevmesinden söz etmiyoruz. Onlar çok başka.
İş yerinde bulunan ve farklı görevleri yerine getiren insanlar söz konusu. Bu gibi bir durumda birbirini sevmek, sevilmek gibi sözler tam olarak söylenmek istenen anlamı vermeyebilir. Dostluk, arkadaşlık sözleri de öyle. İş başka, dostluk, arkadaşlık başka. O halde sevilen yönetici ne anlama geliyor?
Sevilen yönetici, çalışanların;
– iyi insan olarak nitelediği,
– sıkıntılı durumlarda sığınabildiği,
– birlikte zaman geçirmekten rahatsız olmadığı;
– tam bir güven duyduğu,
– bilerek yanlış yapmayacağına inandığı bir yönetici anlamına geliyor.
Ekler yaparak listeyi uzatmak mümkün. Yukarıda sıralanan koşullar geçerliyse o yönetici seviliyor demektir. Başka bir deyişle çalışanlar o yöneticiye tepki hissetmez. Onu kabullenirler. Onunla birlikte çalıştıkları için memnun ve mutludurlar.
Yöneticinin bir arkadaş gibi sevilmesi hem beklenen bir durum değil hem de kolay değil. Çalışan bir kimse yöneticisi ile arkadaş olamaz mı? Olabilir elbette. Ancak bu sık görülmez. Çünkü işi yönetmek eninde sonunda aradaki çıkar dengesine etki eder. Bu da arkadaşlık bağının sorgulanmasına yol açar. Yine de insanın olduğu her yerde istisnaların bulunabileceğini belirtmek gerek.
Sevilen yönetici olmak için gerekenleri yukarıdaki gibi sıralamak mümkün. İnsanlar arasındaki ilişkilerde yukarıdaki koşulların sağlanması bir güven bağının var olmasını zorunlu kılıyor. Güven duymadığımız birini iyi insan diye nitelememiz, zorlukla karşılaşınca ona sığınmamız, bilinçli olarak yanlış yapmayacağına inanmamız oldukça zor. Bunların olabilmesi için o kimseye güven duymamız şart.
Çalışan kişinin yöneticiye güven duyması zaman alan bir süreç. Birlikte çalıştıkları ilk günden başlıyor. O ilk günde, onu izleyen haftalarda, aylarda yöneticinin ne yaptığı ve ne yapmadığı çok önemli. Çünkü bunlar güven oluşmasında belirleyici oluyor.
Yönetici çalışanların başarılarını, olumlu ve iyi davranışlarını dikkatle gözlemeli. Bunları onlara söylemeyi asla ihmal etmemeli. Güven oluşturmanın en önemli ve olmazsa olmaz kuralı bu. İyi yapılan her iş ve davranış sahibine söylenmeli.
Çalışan insanlar yanlış da yapar elbette. Yöneticinin bunlara ilişkin olarak ilk zamanlarda takındığı tutum da çok önemli. Hem de başka her şeyden daha önemli.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ