Reklam
Reklam

SAMUR KÜRK

Abidin Sönmez
Abidin Sönmez
  • 20.06.2018
  • 119 kez okundu

Hatasını kendisine söyleyeceğimiz kimse ile daha önce tanışmış, konuşmuş olmamız gerek. Aramızda bir samimiyet kurulmuş olmalı. Sadece tanışıyor olmak yeterli değil. Hiç tanımadığımız ya da yeni tanıştığımız birine yaptığı bir hatayı bildirmek çok riskli. Ciddi sorunlara sebep olabilir. Çünkü o kişinin zihninde henüz bir saygınlığımız yok. Onun için rastgele bir insandan başka bir şey değiliz. Belki birkaç kez merhabamız olmuş ama uzun süreli sohbetlerimiz olmamış, aramızda dertleşme niteliğinde konuşmalar yaşanmamış. Durum böyle olunca da bize anlayış göstermesi, başka bir deyişle kredi açması mümkün değil.
Ben yöneticiyim, onun yaptıklarını sorgulamak benim görevim, onun işini ben denetliyorum, tabii ki hatasını söyleyeceğim… Bu sözler yanlış değil. Doğru olmasına doğru. Ama yanında başka doğrular da var. Aranızda güven bağı ve karşılıklı iyi duygular var olmadıkça size tepki duyacaktır. İnsan doğasının bir gereği olan bu tepki yönetici – çalışan ilişkisinde kendini belli etmeyebilir. Çalışan insan için köprüyü geçmek demek işini kaybetmemek demek. Bu yüzden içine atar, katlanır, aldırmaz görünür. Ama iş verimi de kaçınılmaz olarak olumsuz şekilde etkilenir.
Eleştiri kolay yutulur bir lokma değil. Yanlış yaptığımızı biliriz ama birinin bunu dile getirmesinden hoşlanmayız. Çünkü insanız ve mükemmel değiliz. Kusurlarımızın öne çıkarılmasını, seslendirilmesini, görünür hale getirilmesini arzu etmeyiz. Yakın olmadığımız birinin eksik bir yanımızı göstermesinden rahatsız oluruz. Kusur sevilmez. Kimse kusuru üstlenmek istemez, hele kendisine aitse. Atasözü çok net; kusur samur kürk olsa kimse üstüne almaz.
Yeni yöneticinin işe başladığı ilk zamanlarda çalışma arkadaşlarını eleştirmesi yani hatalı olanları uyarması bu nedenle doğru olmaz. Hatalar sahibine söylenmeden de düzeltilebilir. Yol açtıkları olumsuz sonuçlar geri bildirim yapılmadan da giderilebilir. Hata sahibi zaten büyük olasılıkla durumun farkına varır ve hatasını görür. Yöneticinin bu özenli davranışını da kolayca fark edip takdir eder, aradaki güven bağının oluşması kolaylaşır.
Önce olumlu bir geribildirim vermek ve daha sonra yanlış olanı çalışanın kendisine söyletmek ya da iki tane olumlu geribildirim arasına bir tane eleştiri sıkıştırmak… Bu ve benzer yöntemler yeni yöneticinin arkadaşlarıyla arasında güven bağı oluşmasından sonraya bırakılmalı. Önemli olan yanlışın yol açtığı olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması, yol açtığı kayıpların telafi edilmesi. Bunlar yapıldıktan sonra hatanın sahibine bildirilmesinin acelesi yok. Önemliyse bir kenara not edilir ve konu takip edilir.
Eleştiri geciktirilmeden yapılmalı. Hata ve yanlış bir an önce sahibine bildirilmeli. Ama bu işi kimin yapması doğruysa o yapmalı. Bir hatayı bildireceğim diyerek başka bir hata yapmak anlamlı olmaz. Yeni yönetici hatayı bildirmek için doğru kişi değil. Yeteri kadar zaman geçmeli, yönetici ile hata sahibi arasında sağlam bir ilişki oluşmalı. Çalışanın geliştirilmesi o zamana kadar ertelenmeli.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ