Reklam
Reklam

RİSKLİ SESSİZLİK

Abidin Sönmez
Abidin Sönmez
  • 10.10.2018
  • 230 kez okundu

İş yerinde bir ya da daha çok iş arkadaşı tarafından kıskanılan insan çoğu kez bu durumun farkında değildir. Aklına gelmez. Gelse bile savuşturur. Çünkü başkalarının kendisini kıskandığını düşünmekten hoşlanmaz. Bizim kültürümüzde bazı işleri kendimizin değil çevremizdekilerin yapmasını isteriz. Örneğin kendimizi övmeyiz, kibir olarak anlaşılmasından korkarız. Bizi başkalarının övmesini bekleriz.
Birinin bizi kıskandığını da pek aklımızdan geçirmeyiz. Bunu biraz nahoş buluruz yani beni kıskanıyorlar demeyi kendimizle bağdaştırmayız. Böbürlenmek gibi görürüz. Eğer beni kıskanan varsa bunu fark eden birileri söylesin deriz.
Kıskanılan kimse kıskanıldığını düşünmez ama karşı karşıya kaldığı durumu da fark eder. Kıskanan kimsenin davranışlarını soğuk, sinsi, düşmanca, art niyetli, vb. bulur. Çoğu kez buna anlam da veremez. Kendi kafasında sorgular, sebebini önce kendisi bulmaya çalışır. Karşı tarafla yani kıskanan kimseyle konuşanlar da olur. Neden düşmanca davrandığını, neden mesafeli durduğunu sorar. Çoğu kez anlamlı bir yanıt alamaz elbette. İnsanın “çünkü ben seni kıskanıyorum” demesi hemen hemen olanaksızdır. Nasıl desin ki, kıskandığını kendine bile itiraf etmemektedir çoğu zaman.
Yönetici olaya dahil olmadığı, gereken önlemleri almadığı takdirde istenmeyen gelişmeler yaşanabilir. Kıskanılan kimsenin işleri yokuşa sürülmeye başlar. Beklenmedik sorunlarla karşılaşmak, umulmadık gecikmelerle zaman kaybetmek, doğru yaptığı işlerin yanlış çıkıvermesi…
Kıskanan taraf kıskandığı kimseye çoğu kez içgüdüsel olarak zorluk yaratmaktadır. Bu amaçla diğer iş arkadaşlarını da yönlendirebilir, onları kıskandığı kimseye karşı kışkırtabilir. Her hangi bir önlem alınmadığı durumlarda iş ortamında ciddi sorunlar kendini gösterir. Tartışmalar, aksaklıklar, verimin düşmesi, güç gösterileri, güç savaşları, gecikmeler… En önemlisi de sessizlik. İnsanların bulunduğu bir ortamda sessizlik risklidir. Peşinden fırtınalar kopabilir.
İlk yapılması gereken insanların iletişim tıkanması yaşamasına engel olmak. Bunun da yolu konuşmaktan geçiyor. Yazılı uyarıların, duyuruların, kapsamlı epostaların yararı sınırlı olur. En etkili çare insanların birbiriyle konuşmasını sağlamak, kolaylaştırmak.
Yönetici kimin, kimi, niçin kıskandığını bulmaya çalışmamalı. Bulsa ne yapacak? Kıskançlık düğmesi henüz icat edilmedi ki çevirip ortadan kaldırabilsin.
Kıskanan taraf öncelikli. Ama kıskanılan çalışanı da korumak şart. Başına gelenlerin her biri üzerinde durmak, yaşanan her bir sıkıntıyı aşması için ona yardımcı olmak. Yapay sıkıntıların, kasıtlı davranışların, gereksiz açıklama taleplerinin farkında olmak. Bunları azaltmaya çaba göstermek…
Kıskanılan tarafı açıktan açığa desteklemek doğru olmaz. Zorlukların aşılması için yönetici ilgili tüm tarafları bir araya getimeli. Onları konuşturmaya, anlaştırmaya çalışmalı. Böyle bir toplantıda kararların oybirliği ile alınmasında ısrarcı olmalı.
İş ortamı kendine özgü kurallara sahip. Sessizliği sağlamak çözüm gibi görünebilir. Değil. Çözüm insanların konuşmasında. Ama birbiriyle!

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ