Reklam
Reklam

ÖNCE KISKANAN TARAF

Abidin Sönmez
Abidin Sönmez
  • 08.08.2018
  • 178 kez okundu

Kıskançlık bir insan davranışı. İnsanın olduğu her ortamda kıskançlık olabilir. Mutlaka olur demek doğru değil elbette. Ancak görülmesi halinde şaşırmamak gerek. Kıskançlık gözlenen iş yerinde ciddi bir sorun olduğunu düşünmek doğru değil. Kıskanan bir insan görünce sanki büyük bir felaket yaşanmış gibi tepki vermek yersiz ve sakıncalı.
Yönetici her konuda olduğu gibi bu konuda da soğukkanlı olmalı. Kıskanan kimse başta olmak üzere olayın tüm taraflarını dikkate alarak hareket etmeli. Öncelik her zaman kıskanan tarafta. Her şeyden önce onu kaybetmemeye çalışmalı. Kıskanılan kişi ve iş yerindeki diğer çalışanlar üzerinde daha sonra durulmalı.
Terfi ettiği, ödül aldığı ya da başka bir sebeple öne çıktığı, göze battığı için kıskanılan taraf korumaya alınmalı. Bu koruma fiziksel bir koruma değil kuşkusuz. Kıskanan kişi ya da kişilerin onu yıpratması, moralini bozması, hataya düşürmesi, işlerinin aksamasına yol açması önlenmeli. En azından bu tür risklerin bulunduğu akılda tutulmalı. Ancak bütün bunlar yangının ana merkezinde yani kıskanan tarafta yapılacak olanlardan sonra gelmeli.
En öncelikli iş kıskanan kişiyi etkilemeye ve onu, sahip olduğu duyguların olumsuz etkilerinden korumaya çalışmak. Kıskançlık duygusunun yol açabileceği en önemli olumsuz sonuç performans düşüklüğü ve bununla eş zamanlı olarak gelişen özdeğer zayıflaması. En sık görülen sonuç bu. “Ben zaten bir işe yaramıyorum”; “beceriksizim”; “başarısızım”; “bu gidişle benden ne köy olur ne kasaba”… Özetle kıskançlığın en sık görülen olumsuz sonucu kıskanan tarafta yol açtığı yıkım. Başka olumsuz sonuçlar da yaşanabilir kuşkusuz. Ama onlar daha seyrek.
Yönetici kıskançlık yaşayan iş arkadaşını desteklemeye çabalamalı. Başarabileceği işler olduğunu düşünmesine yardım etmeli. Güçlü olduğu yönleri belirleyerek notlar almalı ve o yönler açısından hangi hedefleri gerçekleştirebileceğini ona söylemeli. Onu konuşturmayı, kendini ifade etmesi için gerekli ortamı oluşturmayı hedeflemeli. Yüreklendirmeli, teşvik etmeli. Geleceğe ilişkin umutlu ve güvenli bir insan olmasını sağlamaya çaba göstermeli.
Arkadaşını kıskanan kişi bunu açıkça dile getirmez. Daha çok karşı karşıya kaldığı durumu değerlendirip, öne çıkan kimsenin neden öne çıkabildiğini “sorgulayarak” bir yere varmaya çalışır. Kötü biri olduğu ya da kötü niyet beslediği için değil. İnsanız ve bu gibi durumlarda böyle oluruz. Kıskançlık hissedecek kadar güçsüz, zayıf, basit, vb. değilizdir. Biz aslında son derece sağlıklı ve sağ duyulu biriyizdir. Yaptığımız kıskançlık değil haksızlığa, fırsat eşitsizliğine karşı çıkmaktır, vs., vs., vs.
Bu nedenle kıskanan kişi neyin adil olmadığını düşünüyorsa kendisine o konuda gerekli açıklamalar yapılmalı. Adil olmadığını düşündüğü şeyin neden doğru ve haklı olduğu anlatılmalı. Hangi noktada kendisine haksızlık edildiğine inanıyorsa o nokta aydınlatılmalı. Yönetici bu konularda konuşurken hiç bir zaman “bak gördün mü, aslında yaşananlar adil ve gerçekçi, fakat sen doğru değerlendir”e”miyorsun” dememeli. Ya da bunu der gibi bir tavır takınmamalı. Kısacası her şey yöneticiye bağlı.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ