Reklam
Reklam

KOL KOLA YÜRÜMEK

Abidin Sönmez
Abidin Sönmez
  • 15.05.2018
  • 148 kez okundu

İnsan ilişkileri söz konusu olduğunda kol kola yürümekten sık sık söz etmek mümkün. Birbirini seven insanlar yolda yürürken kol kola girip samimi bir şekilde yürürler. Çarşı pazarda dolaşırken, sahilde gezinirken kol kola girerler. Birbirini tanımayan insanlar da gereken durumda –örneğin halay çekerken- kol kola girmekte zorlanmaz.
Ancak bu yazıda kast edilen çok başka. Kol kola yürümek bir simge. İnsanların birbiriyle iyi anlaşması, sağlıklı bir ilişki içinde olması anlamına geliyor. Ortak bir hedefe ulaşmak üzere birlikte çalışmalarını, birbirine destek olmalarını dile getiriyor.
Günümüz dünyasında insanların birbirine göre olan toplumsal konumu (sosyal statü) birçok yönden hayatı etkiliyor. Ancak bu etki eskisi kadar güçlü değil. Eskiden en belirgin “konum belirleyici” kişinin yaşıydı. Daha büyük olanlar sıralamada daha genç olanlardan önde gelirdi. Çünkü yaş demek deneyim demekti ve bu da doğal bir toplumsal konum kaynağıydı. Bugün de öyle. Yaşı büyük olanlara –hangi yaş aralığında olursa olsun- saygı açısından insanlar daha bilinçli, daha özenli. Ancak günümüzde daha yaşlı olanların sözü eskiden olduğu kadar geçmiyor. Nasıl geçsin? Televizyona, cep telefonuna tam olarak alışamadan internet doğdu, sosyal medya çılgınlığı ortaya çıktı. Yaşı büyük olanların hangi deneyimi, ne kadar işe yarayabilir ki?
Yaş dışında kişinin yaptığı iş, toplumda üstlendiği rol, sahip olduğu mevki-makam ya da ünvan da toplumsal konum kaynağıydı. Öğretmen ile öğrenci arasında, yönetici ile çalışan arasında, baba ile çocuk arasında konum farkı vardı. Öğretmen sınıfa, yönetici odaya girdiğinde ayağa kalkılır, saygıda kusur edilmezdi. Büyüklerin, öğretmenin, yöneticinin, annenin, babanın bir dediği iki edilmez, sorgulanmazdı. Yapılmasını istediği her şey eksiksiz yerine getirilirdi. Daha doğrusu bu beklenirdi.
Sözü edilen konum farkları bugün de var. Ama farkın büyüklüğü daha az. Bugünün öğretmeni kararları hiç bir koşulda sorgulanamayan bir kimse değil. Öğrenciler öğretmenleriyle tartışabiliyor. Bugünün yöneticisi karşısında el pençe divan durulan bir insan değil. Söyledikleri emir olarak algılanmıyor. Yanında çalışan insanlara sert davranmayı kendinde bir hak olarak gören yöneticiler geride kaldı. Günümüzde anne ve babalar çocuklarını daha dikkatle dinliyor. Çocuklar da onlarla konuşabiliyor. Konum farkları eskisi kadar keskin değil.
Günümüz yaşam koşulları, özellikle de çığ gibi artan iletişim olanakları birçok başka kavram gibi toplumsal konum sıralaması kavramını da eritiyor, zayıflatıyor, yok ediyor. İyi de ediyor. Böylelikle insanların her zaman dilinde olan ama sık sık göz ardı edilen eşitlik, karşılıklı saygı gibi kavramlar gerçek anlamda yerini buluyor. Kol kola yürümeyi kolaylaştırıyor.
Günümüzün öğretmeni öğrencilerini koluna takmalı ve onlarla karşılıklı konuşabilmeli. Bugünün yöneticisi birlikte çalıştığı insanlarla kol kola yürüyebilmeli. Bunu başaranlar hedeflerini daha kolay gerçekleştiriyor. Bu yöneticiler birlikte çalıştıkları iş arkadaşları tarafından, bu öğretmenler öğrencileri tarafından daha çok örnek alınıyor. Sözü daha çok dinleniyor, daha fazla taklit ediliyor.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ