Reklam
Reklam

KISKANÇLIĞI AZALTMAK İÇİN

Abidin Sönmez
Abidin Sönmez
  • 15.08.2018
  • 145 kez okundu

Kıskançlık o kadar da masum bir olgu değil. Normal olmasına normal. Her iş yerinde görülebilir olduğu doğru. Insanın olduğu her yerde görülebilir olması kıskançlığın önemsiz bir konu olduğunu göstermez. Ciddi ve üzerinde dikkatle durulması, titizlikle çalışılması gereken bir durum. Aksi takdirde tüm çalışanları etkileyebilir ve onların gelişmelere karşı duyarlıklarını yükseltebilir. Duyarlığı artmış çalışanların olduğu bir iş yerinde sürpriz ve çoğunlukla da olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir.
Kıskançlık, tıpkı diğer olumsuz sonuçlar gibi, yöneticinin çalışanlara yeteri kadar onay ve övgü vermediği iş yerlerinde sıklıkla karşılaşılan bir olgu. Iş yeri ortamı çalışan insanlar için –yöneticiler de bu gruba dahil- akvaryumun suyu gibi. Akvaryumun suyu ne kadar temiz ve besin maddelerinden ne kadar zengin olursa içindeki balıklar da o ölçüde konfor içinde yaşar, o ölçüde sağlıklı olur.
Iş yeri ortamı da böyle. Ortamın genel havası ne kadar hoş ve iyi olursa, çalışanların özdeğeri ne kadar iyi beslenir ve korunursa elde edilen sonuçlar da o ölçüde iyi olur. Ortamın genel havasını iletişim ve onunla bağlantılı olarak insan ilişkileri kalitesi oluşturur. Çalışanların özdeğeri ise onay, övgü ve takdir ile yükseltilip korunabilir.
Yönetici mutlaka ama mutlaka selam vermeli ve verilen selamı mutlaka ama mutlaka almalı. Hangi çalışan söz konusu olursa olsun bu kurala uymak şart. Aksi durumda olumsuz etki sadece o çalışanla sınırlı kalmaz. Herkes olumsuz etkilenir. Çünkü böyle bir gözlemin haberi iş yeri içinde hızla yayılır. “Filanca yönetici falanca çalışana selam vermemiş, ya da selamını almamış; onu görmezlikten gelmiş”. Bu cümle asla bu şekilde bitmez. Devamında birçok yorum, bir çok değerlendirme gelecektir. Yapılan yorum ve değerlendirmeler genellikle “eh ne yapalım, bu onların sorunu, kendileri bilir” şeklinde olmayacaktır. Iş yerindeki herkes de bundan haberdar olacaktır.
Selam, bir onaydır. Selam vererek ve verilen selamı alarak karşımızdakine “seni görüyorum, fark ediyorum, benim için bir değer taşıyorsun…” deriz. Bunları yapmadığımız zaman ise tam olarak aksini söylemiş oluruz. Selam vermeyerek, verilen selamı almayarak “sen benim için bir hiçsin” demiş oluruz. Bu ise bir kimseya karşı sergilenebilecek en ağır davranış.
Yöneticinin en temel görevlerinden biri yapılan, kotarılan, başarılan, üstesinden gelinen, becerilen, vb. her türlü işi takdir etmektir. Takdir etmek için kimi zaman küçük bir teşekkür yeterlidir. Böylece karşımızdakinin çabasını fark ettiğimizi belirtmiş oluruz. Bazı durumlarda ise küçük bir teşekkürden daha fazlası gerekir. Yönetici yıldızlı pekiyi vermekten çekinmemeli, ürkmemeli.
Övgü, bir besin maddesi. Çalışanın kendini iyi hissetmesini sağlar ve işinde gelişmesini teşvik eder. Vermediğimiz zaman iş yeri ortamı kuru, yavan, tatsız olurbır. Çalışanların özdeğeri zayıflar. Daha kırılgan, daha hırçın, daha çok yargılayan insanlar haline gelirler. Böyle ortamlar kıskançlık için uygun yerlerdir. Kıskançlık azaltılmak isteniyorsa onay ve övgü ihmal edilmemeli.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ