Reklam
Reklam

Kim bizi bu ÇUKUR’a attı

Ahmet Bayrak
Ahmet Bayrak
  • 09.05.2012
  • 486 kez okundu

Son günlerde hangi sokaktan geçsem, hangi kaldırımdan atlasam önüme bir çukur çıkıyor.
Kazma kürek sesleri iş makinelerinin homurtusuna karışıyor…
Kazılar sürüyor, topraklar atılıyor, parkeler sökülüyor…

Ara sıra, kentin belli yerlerinde yürüyüş yaparım, çoğu bazı kimselerle sohbet ederim…
Önceki gün yine tebdili kıyafet yürüyüşe çıktım…
Elimde fotoğraf makinesi yok…
Sade bir vatandaş gibi gözlem yapıyorum…
Sohbet edip hoş beşte bulunacağım vatandaşlarla…

Güneş altın bir gerdanlık gibi boğazıma sarılmış…
İnsanı boğan bir sıcak var…
Hem yürüyorum, hem de beyaz badanalı bahçe duvarlarında yeşil asma yapraklarıyla kovalamaca içinde raks eden gölgemi izliyorum…

Orhaniye mahallesinde, bir evin önünde durdum…
Büyük bir çukur kazılmış…
Çukurun başında yaşlı bir kadın…
Güneş kadının yüzüne vurdukça kuzguni bir parlaklık alıyor esmer teni…
Kasvetli ve sıkıntılı bir hava…
Yaşlı teyzenin dertli olduğu her halinden belli…

Tam yaklaşıyorum yaşlı kadına, yardım etmek istiyorum…
İki metreyi bulan çukurun içinden yükselen sesle irkiliyorum…

Yaşlı bir adam sesi…
Boğuk ve acı içinde…
Sanki bin metre derinden gelen bir inleme gibi…

Yaktın bize…
Yıktın bizi…
Çukura attın bizi…

Çukurun içine kafamı biraz daha uzatıyorum…
Kan ter içinde bir adam…
Elinde kazma…
İsyan ediyor hayata…

Soluklansın diye biraz su veriyorum…
Sol elinden tutup çukurdan çıkarıyorum…
Ne oldu amaca hayırdır diyorum…

Amca dertli…
Amca sıkıntılı…
Kurumuş dili, sıcaktan çatlamış dudakları izin vermiyor aklından geçenleri söylemesine…

Ey oğul…
Efendim amca…
Evin kanalizasyon bağlantısını yapmaya çalışıyorum…
Yıllardır çekmediğimiz kalmadı fosseptik çukurundan
Belediye bizi kurtardı…
Ama evsel bağlantıyı yaptıramadık…
Belediye tam yapacaktı…
Kara Osman’ın oğlu mahkemeye vermiş. Mahkeme de durdurmuş…
Mahkeme durdurmasaydı şimdi belediyemiz burayı çok ucuz bir fiyata yapacak, bu çukurun içine girmeye gerek kalmayacaktık…
Zaten bir ayağımız çukurda…
Şimdi ikisini de attılar ÇUKAR’a dedi.

Cevap belliydi…
Bu ihaneti kimin yaptığı ortadaydı…

Önce ter içinde açılan çukura baktım…
Sonra yaşlı adamın yüzüne…
Neler görmüş geçmişti bu uzun hayatında…
Ne badireler atlatmıştı…
İki metrelik çukura mı yenik düşecekti…

Yaşlı teyzem çukurun başında, vatan nöbeti tutan asker gibi…
Atladı söze…
İçi doluydu, çok sözü vardı…
Mahallede çok konuşulmuş belliydi bu konu…

Söze başladı…
Sesi titremekli, gözü yaşlı
Bir adam varmış…
Ailesinin çok büyük arazileri varmış…
Belediyeye gitmiş imardan geçirmiş…
Sonra aile kendi arasında anlaşamamış…
Tekrar belediyeye gitmiş bir daha imar istemiş…
Kanun senin için mi çalışıyor… Olmaz demişler…
Ne olduysa bu güne kadar…
Hep ondan sonra olmuş…
Belediyede kendi kişisel çıkarlarının hesabına düşen Kara Osmanın oğlu,
Saldırmış belediyeye…
Kamu zararı var diye her yatırıma dava açmış…
Sonra onun hakkında da bir karar çıkmış ama bilmiyoruz…
Böyle bir adam yaptı bize ne yaptıysa dedi.

Tamam teyze dedim anladım dedim…
Ben öğreneceğimi öğrendim dedim…

Yaşlı amca söze karıştı…
Belediyeyi mahkemeye veren adam olmasaydı şimdi bu çukuru kazmak zorunda kalmayacaktık. Belediye döneminde evsel bağlantımızı bin 320 liraya yaptıracaktık, şimdi hesaplattık bu rakam 2 bin 130 liraya çıktı… Biz de çukura indik kazmaya başladık… Kamu zararı asıl şimdi ortaya çıktı… Şu işler bitsin, biz mahalleli olarak Kara Osmanın oğlunu mahkemeye vereceğiz…

Vatandaş haklı…
Bizi bu çukurun içine kimin attığı ortada…
İbretlik bir hikaye…

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ