Reklam
Reklam

Kavga

Metin Cangör
Metin Cangör
  • 17.05.2019
  • 305 kez okundu

Sevgili okurlar tarih kitaplarını alın okuyun geçmişte Osmanlı İmparatorluğu dahil kendi içimizde devamlı kavga etmişiz.
Osmanlı İmparatorluğu bu kavga ve entrikalarla bitmiş, toprakların büyük kısmı elimizden gitmiş ve şansımıza Cumhuriyet kurulmuş. Cumhuriyetten sonrada kavgalar devam etmiş. Atatürk zamanında da, Atatürk’ten sonrada kendi içimizdeki kavgalar dışımızdakinden çok daha fazla.

Atatürk vefat ettikten kısa süre, sadece 22 sene sonra askeri bir darbe oluyor. Yüzlerce Milletvekili tutuklanıyor, Başbakan, Dışişleri ve Maliye Bakanı idam ediliyor, İçişleri Bakanı Emniyet Müdürlüğünün 5’inci katından aşağı atılıyor veya kendi atlıyor ve ölüyor.

Kavgalar bitmiyor devam ediyor. Bu sefer sağ-sol kavgaları başlıyor. Her gün onlarca insan öldürülüyor. Eski Başbakan Nihat Erim öldürülüyor. Polis, Savcı, Hakim her şey sağ-sol diye ayrılmış. Kavga devam ediyor.
Faili meçhul cinayetler…
Yine bir askeri darbe oluyor. Birçok insan tutuklanıyor ama siyasiler bu sefer idam edilmiyor sadece 5 yıl siyasetten yasaklanıyor. 3 yıl gibi kısa süre sonra tekrar seçimler yapılıyor ve demokrasiye dönülüyor.

Kısa bir süre geçiyor bu sefer Fetullah isimli bir şahıs dolayısı ile yine bir darbe teşebbüsü yapılıyor ama başarılı olamıyor buna rağmen 200 küsur kişi ölüyor, yaralananlarda çok fazla.
Kavga devam ediyor, bu sefer sağ-sol değil ama yine kavga var. Eski Genelkurmay Başkanı tutuklanıyor, daha ne olsun?

Televizyonlarda çeşitli hakaretler, tehditler, hapis cezaları vs. hala devam ediyor. Hala bir kadın veya bir gazeteci siyasi düşüncesi için bıçaklanıyor.

Başınızı kaldırıp medeni ülkelere bir bakınız, insanlık için hizmet edenler ve icat etmek için çalışanlar hiç kavga etmiyor, etseler bile belli etmiyorlar. Hastanelerde doktor ve hemşireler inanılmaz derece güler yüzlü, güven saçıyorlar. Her aradığınız ilaç mevcut. Herkes birbirine ve sıraya saygılı…
Siyasiler hangi partiden olurlarsa olsunlar birbirlerine ”meslektaşım” diye hitap ediyorlar, zaman zaman fıkralar anlatıp birbirlerini ve dinleyenleri güldürüyor, rahatlatıyorlar.

Ve sonra biz kalkıp onları kötüleyip kendimizi zeytinyağı gibi suyun üstüne çıkarmaya uğraşıyoruz.

Sanki gerçeklerin üstünü kavgalarla örtüyor gibiyiz.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ