Reklam
Reklam

İstanbul teknik üniversitesinde okumaktı, hedefim.

Selahattin Sapmaz
Selahattin Sapmaz
  • 15.01.2019
  • 327 kez okundu

Bizim nesil tüm okulları bitirme sınavları ile tamamlamıştı. İlkokul Muğla Atatürk İlkokulunda okumuş, okuldan mezun olurken tüm derslerden sınava girmiştim. O sene devlet parasız yatılı sınavına girip, Burdur Lisesini kazanmıştım. Ama ailem göndermedi ben de istemiyordum.
Liseye kaydolma mahalle ve ilkokul arkadaşım Mustafa Özen ile beraber gitmiştim. Muğla Turgutreis Lisesine giderken karar vermiştik, Almanca bölümüne yazılacaktık. İngilizceye talep çok olduğundan o zaman kura çekimine tabi olacaktık. Üç yılın sonunda bitirme sınavlarına girdik, her dersten. Ortaokul üçüncü sınıfında kompozisyon sınavında baharla ilgili bir şiir yazıma eklediğimi hatırlıyorum.
Muğla Turgutreis Lisesinde devam ettim. Lise birde arkadaşlarım Mustafa Özen, Hasan Uylaş, Sabri Oktay sınıfta kaldılar. Ben de dört dersten bütünlemeye kaldım. Derslerden üçünü verdim. Tek ders sınav hakkı verildi. Böylece bir üst sınıfa geçtim. Lisede hep bütünlemelerle geçtim sınıfımı. Lise sonda bitirme sınavları vardı. Dört ders zorunlu, iki derste seçmeliydi. Bende zorunlu derslerin dışında zayıf olan iki dersi seçtim. Toplam altı dersten sınavlara girdim. Lise ikiden itibaren hedefim İTÜ Makinada okumaktı. Hep onu düşünüyordum.
Üniversite sınavları için İzmir’e gittik. Basmane’de Muğla Oteli’nde kaldık, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde girdim sınava.
Sınav sonuçları geldiğinde ben liseyi bitirememiştim. Puanım çevremdeki arkadaşlara göre yüksekti.
Ertesi yıl liseyi bitirdim. Konya Selçuk Eğitim Enstitüsü’ne sınavlara gittik. Muğladan da beraber gittiğimiz arkadaşlar vardı. Konya’da bir hafta kaldık. Önce yazılı sınav yapıldı, sonra sözlü sınav oldu.Yazılı sınavda dört soru sorulmuştu, ben üçünü yapmıştım. Sözlü sınavda 3-4 hoca vardı, sınav heyetinde. Daha sonrabölüm başkanı olduğunu öğrendiğim hoca, – saçlarını neden uzattın? ,dedi.bende sesimi çıkartmadım, başka soru bekledim. Bu kadar, çıkabilirsin dedi. Konya garajı o zamanlarda bile zamanında kalkan otobüsleri ile Türkiye’de ilkti. Alaaddin Tepesi Konya’yı ikiye bölüyordu. Bir tarafta eski Konya, bir tarafta Yeni Konya. Motoguzziler şehir içi yolcuları taşıyorlardı. Arada yük taşıyanlarıda gördük. Sürücü ve altı kişilik oturma yerleri kapalıydı. Faytonla taşımacılık sadece bir hatta yapılıyordu, geneleve gidişte.
Konya’da benim girmeye çalıştığım bölümde Mustafa Gürsel ve Enver Abi okuyordu, lisede benden üst sınıflarda okuyan. Mustafa Gürsel Muğla Üniversitesi evini sahiplerinden Beden Terbiyesi Bölge Müdürü Şevki Gürsel’in ortanca oğluydu. Muğla’dan Akın Kasapoğlu yedek subaydı, Konya’da. Muğlaspor dan Ömer ve Süleyman Soylu Konyaidmanyurdu na transfer olmuşlardı.
Maça da gittiğimizi hatırlıyorum, Konyaspor maçına. Stadda ilk kez gördüğüm bir velodrom vardı. Veledrom bisiklet yarışlarının yapıldığı yerdi. Büfelerden tost ayranın yanında elma suyu sıkıldığını gördüm.
Tütün piyasası açıldığında bende tekelde çalışmaya başladım. Anneannemin yeğeni Halil Ertekin sayesinde muamelat şubesinde katiplik yaptım. Defter tuttum. Tekelde iki bölüm vardı. Bizim bölümle beraber yaprak tütün bölümü de vardı. Yaprak tütün bölümünde çalışanlar sendikalıydı, biz ise sendikalı değildik. Onların aldığı maaş bizden fazlaydı. Biz de sendikaya geçtik ama, durumumuz farklıydı. Bizim şubeye bütçeden belli bir paya ayrılıyordu, işleri bu parayla yapmak durumundaydık. Bize ayrılan para sendikalı olunca mayısa kadar yetti.
Bir sene sonrada tekelde çalıştım yine.
Üçüncü yılda ocak başında İstanbul Gökşen Dershanesi’ne gittim. Beyazıt’ta özel vezneciler öğrenci yurdunda kaldım. Bir sene önce akrabam Alaaddin Sözer’de Gökşen Dershanesi’ne gitmişti. O İstanbul Orman Fakültesi’ni kazanmıştı. İstanbul’a gitmem de abim Mustafa Sapmaz etkili olmuştu.
O sene Üniversite sınavlarına İstanbul’da girdim. Üniversite sınav sonuçlarının gelmesini beklerken sınavlar iptal edildi. Sınavlara bir daha hazırlanmış tekrar girmiştim.
Ankara Ticaret Ve Turizm Öğretmen Okulunu ve Bursa Eğitim Enstitüsü Matematik Bölümünü kazandım. Ankara da ki okula kaydımı yaptırıp üniversite sınavının sonuçlarını beklemeye başladım.
Sonuçlar geldi ama puanım yüksek olmasına rağmen o yıllarda ön kayıtla öğrenci alımı yapılıyordu. Her okul için ayrı ayrı ön kayıt yapıldığı için, radyodan 23:00 te haberleri dinleyip daha sonra yola düşüyorduk.
Sonunda Ankara Ticaret Ve Turizm Öğretmen Okulunda kaldım. İstediğim okula girememiştim.
Yıl sonuna doğru üniversite sınavları için müracatlar başlamıştı.
Mehmet Kiremitçi ile bende o zaman, Ankara’da yaşamakta olan Kiremitçi’nin teyzesine gidip, harç parası alarak başvurduğumuzu hatırlıyorum.
Amacım İTÜ ‘de okumak, makine mühendisi olmaktı.
Ankara Beşevler Lisesin’de girdiğim sınav sonuçları Muğla’da iken geldi. Amacıma ulaşabilecektim.
Sınav sonucuna göre müracaat ettim.
Birinci tercihim İTÜ Makine gündüz, ikinci tercihim gece makineydi. Hemen kaydımı yaptırmak için harekete geçtim. Ankara’dan İstanbul’a yataklı trenle geçtik. Aynı sınıfta İstanbul’u kazanan beş arkadaşımla beraber
Hiç unutmuyorum İTÜ makineye kaydımızı yaptırıp, taksimde sahibi Muğlalı olan Itır Eczanesinin karşısında ki kahvehane de çay içiyorduk. Denizli li arkadaşların arasında İTÜ yü bir sene önce kazanan arkadaşta vardı. O bize ailelerinizde gelecek mi diye sordu. Biz hepimiz soran gözlerle birbirimize baktık. Arkadaş dersler çok ağır, aileleriniz de gelse iyi olur, aileniz gelmezse işiniz çok zor,dedi. Arkadaşın imkanları varmış, ailesiyle birlikte gelmişler. Bizim ailelerimiz nereden gelsin, olmayacak durumdu. Ama zaman içinde arkadaşa hak verdik, ama bizim imkanlarımız buna müsait değildi.
Üniversite sınavlarına altı defa girmiş ve istediğim okula gidebilecektim, artık.
Amacıma ulaştım. İstanbul Teknik Üniversiteli olacaktım.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ