| Taylan ve sonrası… |
|
|
|
| Yazar Hasan Önkaş |
|
Can Dündar’ın Milliyet’teki yazısı eminim ki, sevenlerini çok etkilemiştir Taylan’ın… Yakın tarihimizin önemli dönemeçlerinden biridir Taylan Özgür’ün kaybı. 23 Eylül 1969 tarihinde katledildi Taylan. Ve onun katlinden sonra da, Türkiye’de çok şey değişti, moda deyimle “hiçbirşey aynı olmadı…” Önce gencecik insanların peşinden koşuldu amansız av partilerinde. Sonra yine gencecik insanlar, birbirlerinin peşinden koşturuldu yine aynı av partilerinde. Av partilerinden canını kurtaranları, darağaçlarında sallandırıldı ibret için. Sonra bu genç insanların, birbirlerini koyun gibi boğazlamalarının yolu açıldı. Bırakın kentleri, kasabaları, kahveleri; aileler de bile bireyler ayrıştı. “Şucu, bucu” olmaları sağlandı. Nereye kadar?... Taylan gibi, Erdal’a da kıyana kadar. Taylan ve Erdal, bu ülkenin insanlarıydı, bu toprağın çocuklarıydı. Bu toprağın çocukları, yine aynı topraklara döndü… Onlar hep bu toprağın çocukları oldu, sevenleri hep onları hüzünlü gözlerle ama onurla andı. Onlar için hiç kimse, emperyalist bir ülkenin büyükelçisinin “bizim çocuklar” dediğini duymadı. Hiç kimse onların “vurguncu” olduğunu iddia edemedi. Hiç kimse onların “hayali ihracatçı” olduğunu söyleyemedi. Hiç kimse onların “fener kardeşliği adına” milyonlarca dövizi iç ettiğini söyleyemedi. Hiç kimse onların “tüyü bitmemiş yetimin hakkını yediğini” söylemedi. Hiç kimse onları “kul hakkı yemekle” suçlayamadı. Ama onları, anti amerikancı olmakla suçladılar. Bu ülkenin değerlerine sahip çıkmakla suçladılar. Bu ülkenin insanlarına sahip çıkmakla suçladılar. Bu topraklara sahip çıktıkları için itildiler, kakıldılar. Bu toprakların altındaki ve üstündekilere sahip çıktıkları için, sürüldüler, vuruldular. Şimdi onların, anti Amerikancı, sömürü karşıtı duruşlarını yeniden tartışmak zorundayız. Burnumuzun dibindeki Irak’ta, burnumuzun dibindeki Gürcistan’da yaşanan paylaşım savaşları, insanlık ayıpları ortada. Şimdi artık çok daha dikkatli olmamız gereken zamandayız. İnadına ulusumuzu sevmek, inadına ülkemizi sevmek, inadına insanımızı sevmek; sahip olduğumuz değerleri inadına savunmak zamanındayız şimdi. Bu toprakların çocuklarına bu yakışır. Kimsenin “bizim çocukları” olmayanlara bu yakışır… |
|
Muğla kıymete bindi! |
| Kazım Tokuç | |
|
SEN SUS; YUMRUKLARIN KONUŞSUN |
| Ahmet Bayrak | |
|
AH ‘O’ EŞEKLER! |
| Bedri Özer | |
|
Taylan ve sonrası… |
| Hasan Önkaş | |
|
Marmaris karışmıyor, birleşiyor |
| Rifat Kalakoğlu | |
|
TANRIÇA HEKATE’NİN, ALTIN ROZETİ!.. |
| Ali Tutulmaz | |
|
PERFORMANS VE ETKİNLİK ÖLÇÜSÜ |
| Şadan Gürsel | |
|
TÜRKİYE AYAĞA KALKAR |
| Metin Cangör | |
|
DOĞA İNTİKAM ALIYOR |
| Cem Tölek | |
|
Çocuklara "yeme alışkanlığı" nasıl kazandırılır? |
| Serdar Şatırlar | |







![]() | Bugün | 423 |
![]() | Toplam | 257941 |