| YETERKİ İSTEYELİM |
|
|
|
| Yazar Cem Tölek |
|
Merhaba Geçen hafta kısa bir ayrılık yaşadık ama şükürler olsun yine beraberiz, memlekete döndük. Gördüklerimi ve yaşadıklarımı paylaşayım istedim bu hafta sizlerle çok etkilendim yalan değil çokta kıskandım. On günlük bir İtalya turundaydım daha önce gezemediğim yerlerini de programa alıp bir tur ayarladım. Biraz mesleki birazda turistik bir gezi oldu bu turumuz ama merak ettiğim tanımak görmek istediğim çok şeyi de gördüm ve buldum bu gezide. Roma İmparatorluğunun kuruluşundan bugünkü AB üyesi Berlusconi hükümetine kadar olan bir zaman tünelinin içinde yolculuk yaptık İtalya'da. Gezi esnasında hep kıyaslamalar yaptım ülkemizde, şehrimizde de olmasını arzuladığım ana başlıkları paylaşmak istedim bugün sizlerle. Ülkenin tamamında muhteşem bir koruma kalkanı oluşturulmuş, tarih okadar güzel korunmuş, okadar iyi bakılmış ki binlerce yılın mirasından şu anda İtalya'da yaşayan herkes bir şekilde faydalanıyor. 60 milyona yakın nüfusu var İtalya'nın. Geçen sene ağırladığı turist sayısı 54 milyon neredeyse nüfusu kadar turist ağırlayan bir ülke. Her tarafından tarih fışkırıyor her sokağı, her caddesi, her binası tarih dolu. Kendilerine ve coğrafyalarına okadar güveniyorlar ki turizmle ve yaşantılarıyla ilgili çok radikal kurallar koymuşlar yasalar çıkarmışlar. Ellerindeki malzemenin ne kadar değerli olduğunun farkındalar, bu malzemeyi hem çok iyi koruyorlar hem de çok güzel pazarlıyorlar. Her şehrin girişinde checkpoint denilen noktalar var. Tur otobüsleri şehre giriş parası ödemeden asla giremiyor. Yani gezeceğiniz şehri daha görmeden, görme ve gezme parasını peşin peşin ödüyorsunuz. Ödememek gibi bir lüksünüz yok çünkü belge almadan şehre giremiyor hatta hiçbir otopark hizmetinden yararlanamıyorsunuz. Hiçbir şekilde başka bir ülkenin mutfağı olan restoranta ruhsat vermiyor yönetim. Tamamen kendi kültürlerini korumak adına İtalyanlar ne yapıyor ne satıyorsa onu yemek zorundasınız. Ne Çin, ne Meksika, ne Fransız mutfağı olan restorant bulamazsınız İtalya'da. Bazı tarihlerde deneyenler olmuş ama hepsi kapatıp gitmiş buralardan, barındırmamışlar yani. Tratoria denilen tipik İtalyan yemeklerini yiyebileceğiniz restorantlar oluşturmuşlar şehirlerin her yerinde. Sattıkları hediyelik, tekstil, deri ve ev ürünlerinin nerdeyse tamamı kendi markaları kendileri üretiyorlar ve paranında tamamı ülkelerinde kalıyor böylece, çok da pahalıya satıyorlar her şeylerini. Hayat standartları çok pahalı olan bir ülke. Turizmden kazandıkları paralar inanılmayacak kadar büyük. Bizde elimizde bulunan doğal güzelliklerimizle turizmden, turistten daha çok faydalanıp ülkemize daha büyük gelirler sağlamanın yollarını bulmalıyız. Tamam, İtalya'da olan şeyler bizde olmayabilir ama bizde olanlarda onların elinde yok. Onların Toscana Vadisi var olsun bizimde yaylamız var. Yaylada türlü değişik aktiviteler yaratarak turistleri yaylada gezdirmeyi başarabiliriz. Onların Garda Gölü var olsun bizimde Köyceğiz, Bafa Gölümüz var oraları değerlendirelim bizde. Onların Venedik'te Gondol turları var olsun bizde Gökova, Dalyan'da azmak turları düzenleriz. Onların pizzası, spagettisi, tramisu'su var bizim kebaplarımız, yemeklerimiz, tatlılarımız onlarınkinden çok fazla. Balımız var, halımız var, Melsada işlenen harika kumaşlarımız, tekstil ürünlerimiz var, gelen turisti mutlu etmek adına her şeyimiz var bizim. |
|
Muğla kıymete bindi! |
| Kazım Tokuç | |
|
SEN SUS; YUMRUKLARIN KONUŞSUN |
| Ahmet Bayrak | |
|
AH ‘O’ EŞEKLER! |
| Bedri Özer | |
|
Taylan ve sonrası… |
| Hasan Önkaş | |
|
Marmaris karışmıyor, birleşiyor |
| Rifat Kalakoğlu | |
|
TANRIÇA HEKATE’NİN, ALTIN ROZETİ!.. |
| Ali Tutulmaz | |
|
PERFORMANS VE ETKİNLİK ÖLÇÜSÜ |
| Şadan Gürsel | |
|
TÜRKİYE AYAĞA KALKAR |
| Metin Cangör | |
|
DOĞA İNTİKAM ALIYOR |
| Cem Tölek | |
|
Çocuklara "yeme alışkanlığı" nasıl kazandırılır? |
| Serdar Şatırlar | |







![]() | Bugün | 423 |
![]() | Toplam | 257942 |