Muğla Yenigün Gazetesi

Reklam
Soruşturma PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Bayrak   

Hem ulusal alanda hem de yerel bağlamda gazetecilik mesleğini özverili bir şekilde yapmaya çalışıyoruz. Hizmetimizin temelinde halk var. Halka doğru, dürüst ve tarafsız haber vermeyi ilke edindik. Sorumluluk bilinci içinde, sevgi ve saygı ölçüsünde mesleğimizi yaparken asla kimseden ne bir ödül ne de teşekkür beklentimiz olmadı. Bunu tüm gazeteci meslektaşları adına söylüyorum, hepsi de bu konuda benimle hem fikirdirler. Hem fikir olmayanlar henüz gazeteci olamamıştır, onlar yazının bundan sonraki kısmını lütfen okumasınlar…

Gazetecilik hayatım boyunca birçok başarım oldu, birçok ödül aldım. Hepsini gururla ofisimin en güzel yerlerinde sergiliyorum. Kısa bir süre önce Muğla Müze Müdürü Şevki Bardakçı, beni arayarak ‘Gladyatör salonumuza verdiğiniz haber desteğinden dolayı size teşekkür belgesi takdim etmek istiyoruz’ dedi.

Gladyatörlerle ilgili dünyada bu derece güzel bir salon daha yok. Öyle anlamlı ve öyle güzel hazırlanmış ki hem bir tarih tutkunu, hem de bir gazeteci olarak bunu göz ardı edemezdim. Hiçbir gazeteci arkadaşım edemezdi. Ben de duyarlı diğer gazeteci arkadaşlarım gibi salonun haberlerini yaptım. İlk haberi yapan da bendim. Daha salonun boyası yapılırken benim ‘Gladyatör Salonu Açılıyor” haberlerim ulusal ve yerel basında yayınlanmıştı. Salon açıldıktan sonra haberlerin devamını da yaptım. Haberi okuyanlar yurtdışından dahi akın etmiş. Biz gazetecilerin kent adına görevleri ve misyonu vardır. Ben yaşadığım kent adına bunu fazlasıyla başardığıma inanıyorum. Muğla’da açılan gladyatör salonunu dünyaya duyurdum. Salon buna değerdi, en küçük detaylar dahi unutulmamış. Plazma ekrandan Gladyatör filmi izlenirken, salonun ortasında yatan gladyatör iskeleti salona mistik bir hava katıyordu. Keyif alıyordum yaptığım haberden. 

Teşekkür beklentimiz dahi yoktu. Herkes bilir; Marifet iltifata tabidir. Müze Müdürü tarafından Teşekkür Belgesi verilmesi onurumu okşamıştı. Üç kişilik (Müdür, bir gazeteci arkadaşım ve ben) sade bir törenle teşekkür belgesini aldım. Çok şık ve ince zevkle hazırlanmış. Müdür bey belgeyi verirken endişeliydi. Endişesini sonra bu belge nedeniyle hakkında soruşturma açıldığında öğrenecektim. Ben de temiz duygular içinde Teşekkür Belgesini ödüllerin en üstüne astım. Çünkü keyfi verici bir işin sonucunda bana verilen onurdu bu.

Gazeteci hep iyi olaylara ve güzelliklere sebep almak ister. Ama gazeteciler nedeniyle Müdür Şevki Bardakçı hakkında soruşturma açılması bizi üzdü. Ben çok hassas davranırım, beni ise gerçekten yıktı. Bu yazıyı kaleme almak istemiyordum. Olayları hazmedemeyince, içimde saklamaktansa yazmayı tercih ettim.

Olay aslında bu kadar basit değil. Soruşturmacı gazetecilik yönümü ortaya koyarak tarafsız bir bakış açısıyla olayları çok yönlü araştırdım. Altından ne çıkacağını biliyordum ama bu kadar siyasi olacağı hiç aklıma gelmezdi. Bir müdür hakkında soruşturma açmak değil, hedef bağcıyı dövmekmiş. Ortada bir oyun var.

Bu oyuna gazeteciler de alet edilmiştir. Biz gazeteciler bu kentin dinamikleriyiz, bizimle oynarsanız kent sallanır. Benim birilerini kurtarma misyonum yok, ama kendimden kaynaklanan sorunu düzeltme gibi insani görevim var. Soruşturmanın kalkması için Muğla Müze Müdürü Şevki Bardakçı’nın bana verdiği Teşekkür Belgesini iade ediyorum. Bu ödülü taşımaktan çok, iade etmek daha anlamlı. Bu belgeyi alan tüm arkadaşların iade edeceğini düşünüyorum. Soruşturmayı açan ve yürüten makama postayla göndereceğim. Herkesin kendine göre bir savunması vardır, bu yazı benim yada birilerinin savunması değil. İnsanlık ve gazetecilik yönüm bunu gerektiriyordu yazdım. Bu Teşekkür Belgesi duvarımda asılı durduğunda, her gün içimi acıtacak. Teşekkür belgesinin iadesi umarım yüreğimdeki acıyla birlikte, aynı zamanda soruşturmayı da kaldırır…

 
Reklam
Reklam