| Burun ve Boğazda Radyo frekans tedavisi |
|
|
|
| Yazar Dr. Ahmet Murat Akşit |
|
Radyofrekans tedavisinin tıbbın değişik dallarında giderek artan uygulama alanları bulunmaktadır.Radyofrekans dalgaları ile doku içinde kontrollü ısı meydana getiren bu sistemle yapılan girişimler lazer uygulamaları ve standart cerrahi yöntemlere kıyasla çok daha kolay ve ağrısızdır. İyileşme süreci çok daha kısadır. Girişim sonrası yan etkisi yok denecek kadar azdır.Engel bir durum olmadığı sürece işlemler lokal anesteziyle yapılabilmektedir.İşlemin kontrollü olması ve doku hasarı yapmaması en büyük avantajlarıdır.Girişim sonrası hastanede kalmaya gerek yoktur.4-8 hafta içinde sonuç alınmaktadır. Kliniğimizde yalnızca KBB ve Fasial Plastik Cerrahi uygulamaları için geliştirilmiş 'Curis' bi-polar radyofrekans cihazı kullanılmaktadır.Bu cihazın burun, yumuşak damak, dil kökü ve bademciklere yönelik özel elektrodları ile bilgisayarla kontrol edilen doku içine ısı enerjisi uygulamaları oto-kontrollü sistrmle yapılmaktadır. Ayrıca bademcik ameliyatları 'To-bite' bi-polar radyofrekans forsepsi ile büyük güvenle gerçekleştirilebilmektedir. Ağız açık uyuma, horlama, burun tıkanıklığı şikayetleri günümüzde pek çok insanın yaşam kalitesini bozmaktadır. Zamanla bu durum uykuda solunum düzensizliği ve son aşamada da uykuda soluk durması yani 'uyku apnesi'ne yol açmaktadır. Bu durumun son yıllarda yapılan çalışmalarla kalp,damar ve solunum sistemi hastalıkları ile sonuçlandığı ortaya konmuştur. Bu süreçte etkili olan faktörler, * Yumuşak damak ve küçük dilde sarkma (Uvula ve Yumuşak Damak Elongasyonu) * Burun içindeki et yapılarda müzmin değişiklikler ( Konka Hipertrofisi) * Dil kökü büyümesi * Bademciklerde büyüme ( Tonsil Hipertrofisi) * Burun boşluğunu bölen kemik-kıkırdak duvarda eğrilik ( Septum Deviasyonu) * Kilo fazlalığı * Aşırı alkol ve sigara kullanımı 'dır. Pediatrik hasta grubunda ise uyku apnesi ayrıca büyük önem taşımaktadır. Hayatın ilk yaşları ile birlikte, sık tekrar eden üst solunum yolu enfeksiyonları bademcik ve geniz eti büyümesiyle sonuçlandığında çocuk yaş grubunda tıkayıcı uyku apneleri yani soluk durmaları ortaya çıkmaktadır. Ağız açık uyuma ve horlamanın yanısıra sık tekrar eden orta kulak enfeksiyonları (akut otit) ve orta kulakta sıvı birikmesi (seröz otit) çocuklarda iletim tipi işitme azlığına, buna bağlı olarak entellektüel gelişime engel olabilecek sonuçlar doğurabilmektedir. Ağız açık uyuma, çocuklarda diş ve damak bozukluklarına yol açabilmektedir. Solunum ve yutma bozukluklarına bağlı gelişim geriliği de sık karşılaşılan sorunlardır. Bu nedenlerle, medikal tedaviye cevap alınamadığında, geniz eti, gerektiğinde bademciklerle birlikte alınmalıdır. Solunum ve uyku düzensizliği olan hastalarda uyanma güçlüğü, yorgun uyanma, konsantrasyon-odaklanma güçlüğü, gün içinde sık uykuya eğilim hali görülür. Hem zihinsel hem de fiziksel yorgunluk, isteksizlik bunlara eşlik eder. Kulak burun boğaz muayenesinde, burundan nefes almayı güçleştirecek bir yapısal bozukluk veya müzmin değişiklik öncelikli araştırılması gereken konudur. Ardından ağız boşluğunda solunumu etkileyebilecek faktörler değerlendirilir. Kliniğimizde, fiber optik endoskopik muayene ile tüm burun ve boğaz boşlukları detaylı olarak değerlendirilip dökümante edilmektedir. Burundan nefes almayı engelleyecek kadar septum deviasyonu olan hastalara öncelikle bu sorunu ortadan kaldıracak septoplasti operasyonu yapılmaktadır. Burun içinde konka adı verilen yapıların hacmen ve müzmin büyümesi durumunda ise uygulanan ilaç tedavileri yeterli sonucu vermiyorsa veya kısa süre içinde tekrar ediyorsa bi-polar radyofrekans tedavisi uygulanacak yöntemdir. Burun konkalarına radyofrekans tedavisi, çeşitli ilaç ve cerrahi tedavilere rağmen geçmeyen burun tıkanıklıklarında ve çevresel faktörlerle tetiklenen burun akıntılarında da önerilen tedavi yöntemidir. Yumuşak damak ve küçük dilde belirgin sarkma varsa bi-polar radyofrekans tedavisi uygulanmalıdır. Radyofrekans dil kökü redüksiyonu yani küçültülmesi, dilin belirgin büyümesi ve arkaya doğru düşerek solunum yolunu kapatması hallerinde uygulanır. Radyofrekans tonsil redüksiyonu ise, sık iltihaplanmasa da bademciklerin müzmin olarak büyük olduğu ve solunum yolunu daralttığı durumlarda uygulanır. Bu durum horlama dışında yutkunma işlevini de bozabilir. Radyofrekans uygulaması seçilecek ideal tedavidir. Sık iltihaplanma olmadığı sürece bademcik ameliyatına gerek olmaksızın radyofrekans tedavisi yeterli çözümdür. |
|
Muğla kıymete bindi! |
| Kazım Tokuç | |
|
SEN SUS; YUMRUKLARIN KONUŞSUN |
| Ahmet Bayrak | |
|
AH ‘O’ EŞEKLER! |
| Bedri Özer | |
|
Taylan ve sonrası… |
| Hasan Önkaş | |
|
Marmaris karışmıyor, birleşiyor |
| Rifat Kalakoğlu | |
|
TANRIÇA HEKATE’NİN, ALTIN ROZETİ!.. |
| Ali Tutulmaz | |
|
PERFORMANS VE ETKİNLİK ÖLÇÜSÜ |
| Şadan Gürsel | |
|
TÜRKİYE AYAĞA KALKAR |
| Metin Cangör | |
|
DOĞA İNTİKAM ALIYOR |
| Cem Tölek | |
|
Çocuklara "yeme alışkanlığı" nasıl kazandırılır? |
| Serdar Şatırlar | |







![]() | Bugün | 432 |
![]() | Toplam | 257950 |