Reklam
Reklam

İNAT VE GÜVEN – 2

Abidin Sönmez
Abidin Sönmez
  • 06.03.2019
  • 188 kez okundu

İnatçılıktan kurtulmak için yapabileceklerimiz var. Bunlar arasında çevremizdeki insanlara güvenmeyi öğrenmek üst sıralarda yer alıyor. Bu amaçla iletişim kurduğumuz kimselerle aramızdaki güven köprüsünü güçlendirmek mümkün. Güven duymaya ihtiyacı olan biz olduğumuza göre oluşturacağımız köprü öncelikle bize yardımcı olmalı.
Çevremizdeki insanların güvenilir olup olmadığını sınayabiliriz. Çok önemli olmayan konulardan başlamak ve giderek daha önemli konulara yönelmek üzere bunu yapabiliriz. Böylece zaman içinde onların bilgilerine, yeteneklerine, sözlerine güven duymayı öğrenir ve ikna edilebilir biri haline geliriz. Bu da sonuç olarak daha az inatçılık sergilememize yol açacaktır.
Önemsiz bir konuda bir soru sormak dikkate alınabilecek bir adım. Verilen yanıt bize yeterli gelirse soruyu sorduğumuz kimseye -çok az bile olsa- güven duyarız. Bunun arkasından küçük bir yardım talep edebiliriz. Yine çok fazla önemli olmayan bir konuda ama somut bir iş yapılmasını gerektiren bir yardım. Sonuç tatmin edici ise ona olan güvenimiz biraz daha artar. Bu şekilde giderek daha önemli konulara yönelebilir ve bilinçli olarak ilerleyebiliriz. Herkes güvenilir olmayabilir elbette. Ancak güven duyduğumuz insanların sayısını bu yolla artırmak mümkün.
Birine güvenmek için onda bazı özelliklerin bulunmasını isteriz. Onun yaptıklarını gözlemlemeye ve davranışlarının belli bir kalıba uygun düştüğünü görmeye ihtiyaç duyarız. Onunla aramızda yaşananlara ilişkin olumlu deneyimlere sahip olmayı gerekli görürüz. Her birimizin bu anlamda beklentileri farklı farklıdır. O nedenle kendimiz için doğru adımları belirlemeli ve karşımızdaki insana güvenme konusunda ilerleme kaydetmeye çalışmalıyız. İnsanlara duyduğumuz güven arttıkça direttiğimiz, asla ikna olmadığımız durumların sayısı azalacaktır.
İnat ve güven ilk bakışta birbiriyle ilişkisiz gibi görünen iki kavram. Hatta ne alaka diye soranlar bile çıkacaktır. Oysa bu iki kavram birbiriyle çok ilişkili. İnatçılık sıklıkla güven eksikliğinden kaynaklanıyor. Karşımızdakine, daha doğrusu karşımızdaki kişinin görüşlerine güven duymakta zorlanıyoruz. İnatçılığımız, ayak dirememiz, nuh deyip milim kıpırdamadan orada durmamız önemli ölçüde buna dayanıyor. Başka sebepler de var kuşkusuz; insanın olduğu yerde kesin kes hükümler vermek oldukça zor.
Güven, insan ilişkilerinin her yerinde varlığını hissettiren bir kavram. Yapının harcı, saksının toprağı, teknenin omurgası gibi. Adeta bir dolgu malzemesi. Etki etmediği, değiştirmediği, yönlendirmediği duygu yok dense yeridir. İnsan ilişkilerinin atmosferi güven duygusudur denebilir. Güven olmadan insan ilişkilerinden söz etmek hemen hemen olanaksız.
İnatçılık sık olarak güven yetersizliğinden kaynaklanıyor. Güvensizlikten doğuyor. Söz konusu olan insanın kendine güvenmesi değil. Başkalarına güvenmesi. Yani ilişki kurduğu diğer insanlara güvenmesi. Çünkü bir insanın tanımadığı, bilmediği insanlara güvenmesi elbette beklenemez. O yüzden söz konusu olan insanlar sadece tanıdık, bildik olanlar. Yakınımızdakiler.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ