Reklam
Reklam

İDEALİN ADI HALİLİBRAHİM NİZAMOĞLU

İsmail Atasever
İsmail Atasever
  • 19.07.2019
  • 143 kez okundu

O yıllar öncesinde, ülkenin geleceğinde sorumluluk üstlenecek çocuklarımızın ufkunu genişletme çabası içerisinde olan idealist bir eğitimciydi.
Ona göre öğrencilerin yetişme tarzı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği hedef doğrultusunda, çağdaş ülkeler düzeyinde yer almak adına olmalıydı.
Bu nedenle her öğrencinin, gecesini gündüzüne katarak çalışmaktan başka şansı yoktu.
Ancak bu tür eğilim içerisinde olunduğu sürece her kesimin beklentileri karşılık bulurdu.
Sonra, Türkiye gelişmekte olan ülkeler safında yer aldığına göre, her alanda çağdaş eğitimin sağladığı kriterler doğrultusunda ilerleme göstermek durumundaydı.
İşte bu prensipten yola çıkan Halilibrahim Nizamoğlu, öğretmenlik yanında ekonomik gelişmişliğin önemli kollarından tarıma yönelir.
Bununla da yetinilmez.
Kardeşi Hayati Nizamoğlu ile birlikte matbaa ve basın sektörü bünyesinde Hamle Gazetesi ve Hamle TV’nin yayın hayatında yer almasını sağlarlar.
Hem de yıllarca ve iddialı bir şekilde.
***
Tam bu süreçte önemli bir gelişme daha yaşanır.
Dönemin önemli siyasi teşekküllerinden Anavatan Partisi (ANAP) yetkili kurulları Hayati Nizamoğlu’nun Muğla Belediye Başkanlığına aday olması gerektiğinde birleşir.
Bunun üzerine parti genel merkezinin aldığı kararla adaylığı kesinleşir.
Böylelikle ağabey H.İbrahim Nizamoğlu’nun istediği olmuştur. Zira o kardeşinin belediye başkanlığı adaylığını başlangıçtan itibaren destekleyenlerin başında geliyordu.
Bu arada, seçim sürecindeki gelişmeler ümitli olması gerekli kılmasına karşın, bir gün öncesinde bugün dahi net olarak anlaşılmayan bir iddia ortaya atılır.
Bu aleyhte bir durumdu.
Oysa o günün koşullarında Hayati Nizamoğlu, başkanlık için daha avantajlıydı.
Ne var ki hala nedeni anlaşılmayan bir durum, seçim üzerinde etkin olmuş, aleyhte bir sonuç ortaya çıkmıştı.
***
Kabul etmek gerekir ki böylesine önemli, aynı zamanda takip gerektiren sektörleri yürütmek kolay değildi.
Üstüne üstlük İkizce Mahallesinde tarım ve hayvancılığı esas kılan çiftlik kurulmuştu.
Dolayısıyla her bir iş kolu takip gerektiriyordu.
Realite oydu ki, bu denli çeşitli iş kollarında yoğun bir şekilde çalışmak insanı yıpratırdı.
Nitekim H. İbrahimin kalbi yorulmuştu.
Bunun üzerine ünlü kalp mütehassısı hemşehrimiz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Güner Gürsel’in kontrolünden geçer.
Aradan epey süre geçmişti.
Her şey yolunda, sağlık yönünden bir sıkıntı yok derken, bir gün yeniden rahatsızlanır.
O sırada çok sevdiği ikizce Mahallesindeki çiftliğindedir.
Ne yazık ki kısa süre içerisinde müdahale edilmesine karşın hakkın rahmetine kavuşur.
***
Aslında rahmetli H.İbrahim’i anlatmak kolay değildi.
Zira çok yönlüydü.
Bir kere katıksız Türkiye sevdalısıydı.
Yanı sıra Türk Cumhuriyetleri…
Bu nedenle Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde okuyan aynı cumhuriyetlerden gelen çok sayıda öğrencinin hamiliğini üstlenmişti.
O nedenle aynı öğrencilerin H.İbrahimin ölümünde nasıl feryat ettikleri hala kulaklarımızda çınlar.
Aradan bunca zaman geçmesine karşın bugün dahi, rahmetliye olan saygı ve bağlılıklarını bir vesileyle gösteriyorlar.
***
Günümüz koşullarında siyaset ve siyasetçinin geldiği nokta çoğu kesim tarafından şiddetle eleştirilince, rahmetli H.İbrahim’in yaklaşımlarını düşündüm.
O, her kim olursa olsun, özellikle toplumun önüne geçen siyasiler, sahip olduğumuz ve de korumak, kollamakla yükümlü olduğumuz değerler adına daha bir dikkatli olması gerektiğini söylerdi.
Ancak o takdirde İDEALLERİN ÖN PLANDA OLDUĞU ve de herkesin tasvip ettiği politika egemen olurdu.
.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ