Reklam
Reklam

HALAT ÇEKME YARIŞI

Abidin Sönmez
Abidin Sönmez
  • 24.04.2018
  • 255 kez okundu

Biriyle konuşurken onunla ilgili olumsuz bir genelleme yapmak çıkmaz sokağa girmekle eşdeğer. Olumsuz genelleme konuşmayı tıkar, bir adım öteye uzamasına engel olur. Hele karşı taraf aynı fikirde değilse. Yani karşı taraf söz konusu eylemi her zaman yapmadığını düşünüyorsa konuşma iyice içinden çıkılmaz hal alabilir. Olumsuz genellemelerde bu durum sık yaşanır. Karşı taraf kendi yanlışının farkında olsa bile tepki gösterir. İnsanız, sürekli aynı yanlışı yapıyor olsak bile bunu başkasından işitmek bizi rahatsız eder.
Her zaman aynı hatayı yapıyorsun demek çözümü önceleyen bir söylem değil. Hatayı önceleyen bir söylem. Çünkü bu cümlenin içinde hata sözü var. Hatadan söz eden bir cümle, çözümden değil. Karşı tarafın hatasını genelleyerek söylemek –doğru bile olsa- işi yokuşa sürmekten farksız.
Kendimizi haklı görebiliriz. Hatta haklı olduğumuzu herkes kabul ediyor olabilir. Haklı olmak her zaman çözüme bir katkı sağlamıyor. Haklı olup da sorunla ömür boyu yaşayan çok sayıda insan var. Kimin haklı olduğuna değil, çözümün nasıl gerçekleşeceğine bakmalı. Sorunu gidermenin yollarını düşünmeli. Sorunu gideren yollar olumsuz genelleme durağından geçmiyor. Geçmek bir yana semtine bile uğramıyor.
Olumsuz genelleme en iyi olasılıkla sessizlik üretir. Karşı taraf bize yanıt vermez. Bu durumda üç beş cümle daha kurar sonunda biz de susma gereği duyarız. Ancak hayat her zaman bu kadar güllük gülistanlık olmaz. Olumsuz bir eylemi her zaman yaptığını ileri sürdüğümüz kişi her zaman suskun kalmaz. İtiraz eder hatta bizim için o da bir olumsuz genelleme yapar. Bu noktada durmak bize düşer. Çünkü bir beraberlik söz konusudur. Bir verdin, bir aldın, orada duracaksın. Susmayı başaramazsak konuşma hoş olmayan gelişmelere yol açacaktır.
Bir çok durumda konuşma önce bir atışmaya döner. Sonra da bir halat çekme yarışına evrilir. Bir anda kendimizi bir tartışmanın içinde buluruz. Birbirimize sen hep şöyle yapıyorsun laleleri atıp, sen de hep böyle yapıyorsun sümbülleri tutmaya başlarız. Bu kısır tartışma tatsızlık dışında bir sonuç üretmez.
– Kardeşlerine hiç anlayış göstermiyorsun.
– Ben ne yapıyorum ki onlara?
– Hep böyle yapıyorsun. Hep haylazlık peşindesin.
– Hiç de değil! Sen asıl kendine bak. Sen de her zaman çevrendekilere öğüt vermeye kalkıyorsun.
– Her zaman beni suçluyorsun.
– Asıl sen…
Bu şekilde başlayan halat çekme yarışının süresi tarafların sinir uçlarının dayanma gücüne bağlı. Ancak arada statü farkı varsa güçsüz taraf çok ileri gitmez. Durumu geçiştirmeye, daha ağır sonuçların ortaya çıkmasını engellemeye çalışır. Anne baba ile çocuk arasındaki yarışlarda çoğu kez çocuk yarıştan çekilir. Yönetici ve çalışan arasındakilerde ise havlu atan taraf genellikle çalışandır.
İnsan ilişkilerinde para veren emir de verdiği ya da emir verme hakkını kendinde gördüğü için statüsü daha aşağıda olan geri çekilmek durumundadır. Statü insanın icat ettiği kavramlardan biri. Sorgulasak da, yargılasak da hayatın bir gerçeği.
Olumsuz genelleme bizi çözümden uzaklaştırır. Havayı bulandırmaktan, arayı soğutmaktan başka bir işe yaramaz. Olumsuz genelleme yapılmamalı.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ