Reklam
Reklam

EFE BAŞVEKİL

Selahattin Sapmaz
Selahattin Sapmaz
  • 15.08.2018
  • 155 kez okundu

Gazeteci Gürkan Hacır’ın Efe Başvekil, Şükrü Saraçoğlu’nun Romanı, Remzi Kitabevinden Mart 2006’da çıkmış. Kitabı, Yeşilay Muğla İl Temsilcisi, Devlet Demir Yollarından emekli Muhittin Turgut okumam için vermişti.

Gürkan Hacır, 1970 doğumlu ve gazetecidir. Ekonomi eğitimi görmüş. Televizyon ve radyo programlarının yanı sıra çeşitli dergilerde çalışmıştır. Süreli yayınlarda söyleşi ve yakın tarih üzerine yaptığı çalışmalar var. Ekonomimizin Çınarları 2004 ve Efe Başvekil kitapları.

311 sayfa ve 14 bölümden oluşan kitap, Bilet Kuyruğu, Çakırcalıyı Vurdular, Ege Dağlarından Meclise, Saadet, Mübadele, Fenerbahçe’yi Kimse Kapatamaz, Gazinin Son Tercihi, Dışarıda Ne Yaparsan Yap Eve Islık Çalarak Gir, Ödemişli Saraç Mehmet’in Oğlu Başvekil, Aşkale Yolcuları, CHP Bölünüyor, Devlete ve Fenere Veda, Efe Başvekil Artık Yok bölümlerinden oluşmuş.

“Bilet Kuyruğu, İstanbul 1952 bölümünde, Şükrü Saraçoğlu’nun son günlerinde maça gidişini anlatıyor, yazar. Eski Başvekil ve eski Fenerbahçe Başkanlarından olan Şükrü Saraçoğlu’nun bilet almak üzere sıraya girdiğini, onu tanıyan Faruk Ilgaz’ın, bilet kuyruğundan çıkartarak Şeref Tribününe götürdüğü, ülkenin başvekiline, Kulübün başkanına gereken ve geciken saygıyı anlatılıyor.

Çakırcalıyı Vurdular, İzmir 1911 bölümünde, Efelerin en şöhretlisi ve en güçlüsü Ege dağlarının gerçek efendisi Çakırcalı Mehmet Efeydi.
İttihat Terakkinin İzmir’deki merkezi Beyler Sokağındaydı. Mahmut Celal Bey, sık sık Parti’nin eğitim ocağı olan yere geliyor, Şükrü Bey’le sohbet ediyordu.
Bir gün sohbet konusu Çakırcalı Mehmet Efe oldu. Mahmut Celal Bey yıllar önce efenin ölümüne ağladığını duymuştu.

Ege Dağlarından Meclise bölümünde, Aniden patlak veren “Dünya Savaşı” tüm planları alt üst etmişti. Şükrü Bey, Belçika’ya gideli beş ay olmadan İzmir’e dönmek zorunda kalmıştı. Milli direnişin ilk günlerinde Şükrü Bey ve arkadaşlarının yararlılıkları sürdü.
1923 yılının Şubat ayında İzmir’de düzenlenen İktisat Kongresinde çiftçi azası olarak yer aldı. Bir ay sonra mahalli seçimlerinde belediye başkanı seçildi. Bu görevin ardından İzmir Mebusu olmuştu.

Saadet başlığı bölümde, Şükrü Bey kendi vekaletinin bütçe hazırlığını sundu. Ali Fethi Bey , mebuslara isyanın nasıl başladığı konusunda bilgi verdi.
Artık Meclis koridorlarında, İsmet Paşa çizmelerini yeniden giyecek, denilmeye başlamıştı.

Mübadele bölümünde, İttihat Terakkinin spor kulübü 1921’de Altınordu’yu Şükrü Bey , tek maddelik kanunla çözmüş. Kapanan İttihat Sporun adına kayıtlı bulunan saha da kamulaştırılması yapılmış.
Spor bayramıyla Fenerbahçe’ye kiralanmış. 1930 yılının Aralık ayında yakalandığı hastalıktan dolayı Şükrü Bey, Maliye Bakanlığını bırakmak zorunda kaldı.
Gazi’nin sofrasında iki bardağa da su koyarak işi geçiştirmeye çalışırken , Gazi bu küçük hileyi fark etmiş. Şükrü Bey hemen bulunduğu yerden kalkarak, Gazi’nin yanına konan sandalyeye oturmuş. Gazi , oldukça pahalı olan Vasara Konstantin marka saatini kolundan çıkartarak Şükrü Beye uzatmış.

Fenerbahçe’yi Kimse Kapatamaz bölümünde, Macar futbolunun dünyaca ünlü ismi Joseph Schveng Fenerbahçe’nin yeni antrenörü olarak İstanbul’a getirilmişti. Kuşdili Çayırında kulüp binası olarak kullanılan yeni yabancı antrenörü görmek isteyen Fenerbahçeliler doldurmuştu.
Nereden çıktığı belli olmayan yangın onlarca kupa, yüzlerce şilt, bayraklar ve formaların yanı sıra karar defterleri üyelik beratları, kulübün kasası ve daha onlarca değerli evrak herkesin gözü önünde kül oldu.
Mustafa Kemal yakın çalışma arkadaşlarının alacakları soyadını, olduğu gibi Saraçoğlu vermiş, Gazi sofrada kağıt para üzerine attığı hatıra imzasıyla Şükrü Beye hediye etmiş.

Gazi’nin Son Tercihi, 1937, Çankaya Köşkü bölümünde, Yurt Gezisinden dönen Gaziyi her zamanki gibi Çiftlik İstasyonunda karşılayan İnönü, Ankara’ya kadar eşlik etmişti. Beraberce kompartımanın penceresinden çiftliği seyrederken Atatürk , Ziraat Vekili çiftliğe yeterli itinayı göstermiyor, diyor. Bir kaç gün önce kardeşi Hayri Temelliyi kaybeden İnönü için bu sözler kabul edilemez oldu.
Başvekil İnönü, sağlık nedeniyle ayrılmış, yerine Celal Bayar geçmişti. 1 Kasım 1937 günü Celal Bayar hükümeti kurulmuştu. Adliye Vekili Mehmet Şükrü Saraçoğlu da yer almıştı. Ama Bayar İş Bankası Genel Müdürü iken samimi davranmamıştı. Bunu Bayar unutmamıştı. Celal Bayar Atatürk’ün desteğiyle İnönü’nün alternatifi olacaktı. Bu oluşumun yıldızları Hariciye Vekili Tevfik Rüştü Aras ve Dahiliye Vekili Şükrü Kaya Saraçoğlu , İcra İflas Kanunu, yeni Ceza Kanunu, suç üstü ve iş kanunlarının yanı sıra ceza ve tevkif evlerinin ıslahı ile modern ceza infaz sistemlerinin geliştirilmesini sağlamıştı.
Saraçoğlu meclis kulisinde ilerlerken Aydın mebusu Adnan Menderesle karşılaşmış. 1930 Serbest Fırka deneyiminde İzmir İl Başkanlığı yapmış, 1931 yılında yapılan seçimlerde Aydın’dan mebus seçilmişti.
Bu bölümde 161. sayfadan başlayarak 12 sayfa fotoğraflar konulmuş. Şükrü Saraçoğlu ile ilgili aile fotoğrafları var. İnönü ile satranç oynarken, Saraçoğlu’na imzalamış olduğu fotoğrafı var, İnönü’nün. Saadet Hanım ve Şükrü Saraçoğlu’nun pencereden çekilmiş fotoğrafı, Fenerbahçe Yönetim Kurulunun Şükrü Saraçoğlu başkanlığında yönetim kurulu üyeleri ile çekilmiş fotoğrafları ve Efe Başvekil zeybek oynarken fotoğrafı var.

Dışarıda Ne Yaparsan Yap Eve Islık Çalarak Gir, 1939 Gazi’nin ölümü tüm Türkiye’yi olduğu gibi Saraçoğlu ailesini de üzüntüye boğmuştu.
Yurt dışından bakıldığında kaosa sürüklenmesi beklenen Türkiye, İsmet Paşa’nın
Cumhurbaşkanı seçilmesiyle atlatmıştı.
11 Kasım akşamı Saraçoğlu, eve Hariciye Vekili sıfatıyla geldi. Saraçoğlu hemen her gün Köşke uğrayıp gelişmeler konusunda bilgi veriyordu.

Ödemişli Saraç Mehmet’in Oğlu Başvekil bölümünde , Gece İsmet Paşa’nın yanında geç saatlere kadar kaldığından sabah uyanamıyordu. Saraçoğlu, uykulu gözlerle odasından çıkmış, oldukça keyifsiz görünüyordu. Saadet Hanım, kocasının keyifsizce başını salladığını görünce, Doktora görünüverin dedi. Nane limonundan son yudumu da alıp , Jaketayım hazır mı, diye sordu.
1939 yılının son günlerinde Türkiye Erzincan Depremiyle sarsıldı. 27 Aralık günü 32 binden fazla yurttaşımız yaşamını kaybetti. Başta Milli Şef İsmet İnönü olmak üzere Başvekil Refik Saydam ve kabine üyeleri Erzincan’a gittiler.
Refik Saydam, Bayar’dan farklı siyaset modeli uyguluyordu. İstanbul Tramvay Şirketi, İstanbul Tünel Şirketi, Bursa, Adana ve Mersin Elektrik şirketleri ile Ankara Elektrik ve Havagazı Şirketi devletleştirilen işletmelerden birkaçıdır. Kafaların karışık olduğu dönemde Saraçoğlu birkaç günlük yayılma döneminin ardından onu yatağa düşürdü, beyin iltihabı olmuştu.
Fransızların İtalyan birliklerine pek fazla direnç göstermemesi ihtimali vardı. Almanlara karşı yaptıkları Magino Hattını Alman birlikleri geçmişti. Türk-Alman Saldırmazlık Antlaşması imzalandı.
Böylelikle Türkiye tehdidi ortadan kaldırmıştı. Saraçoğlu Genel Kurulda uzun bilgi verdi. Söylediği bir cümle gelinen durumu özetliyordu. İngilizlerle müttefik, Almanlarla dostuz, diyordu.
Refik Saydam kabinesi ve Hariciyenin başarısıydı.Museviler başta Almanya olmak üzere kovulmaya başlanmıştı. 1941 yılının 12 Aralık günü Romanya’nın Köstence Limanından hareket eden Panama bandıralı 180 tonluk Struma gemisi Türkiye serüveni bir trajedi ile sonuçlanacaktı. 150 kişi kapasiteli gemiye tam 780 kişi binmişti.
Uzun yıllar Dahiliye Vekilliği, CHP Genel Sekreterliği ve Kızılay Başkanlığı yapan Refik Bey 61 yaşında hayata gözlerini yummuştu.
İsmet Paşa , Hasan Saka, Hilmi Uran ve diğer partililerle görüştükten sonra Şükrü Saraçoğluyla da görüştü. Seni başvekilden doğan boşluğu doldurabileceğini düşünüyorum. Saraçoğlu Paşa’nın elini öperek , teşekkür etti. Hükümette yer almasını düşündükleriniz var mı, diye sordu. Refik Saydam kabinesinden üç değişiklik yapmıştı.
Saraçoğlu’nun Hükümet Programında yer bulan uygulamalar kısa sürede hayata geçti, yani fiyatlardaki kontrol kaldırıldı.
Karaborsa önlenmişti ama fiyatlar durdurulamıyordu. Türkiye ilk kez yüksek enflasyonla tanışıyordu, Ticaret Vekili Behçet Uz bile bu durumu öngörememişti.

Aşkale Yolcuları, Haydarpaşa, 1943 Ocak bölümünde, Tren kalkmak üzereydi, Kafile sorumlusu Emin Kalafat son kez kompartımanları kontrol ediyordu. Elindeki listeye bakıp , Avukat Şekip Asit ve Gad Franko diye seslenince Şekip düzeltti, Sadece Franko değil , Milaslı Gad Franko.
Aşkale’ye indiler, 32 kişilik kafile Kop Dağının eteğindeki karlar içine gömülmüş, üç odalı bir barakaya yerleştiler.
Saraçoğlu hükümette değişiklik yaparak devam etmeyi uygun görüyordu. Özellikle serbest piyasa anlayışının körüklediği enflasyon olumsuz hava yaratmıştı.
Bu isteğini İsmet Paşaya açtı, listede Dahiliye Vekili Recep Peker ile Maarif Vekili Hasan Ali Yüceli düşünmüyordu.
İsmet Paşa , Dahiliye Vekaletinde Recep Peker ve Maarif Vekaletinde Hasan Ali Yücel adını yazarak Saraçoğlu’na geri verdi.
lHem sağcılar hem solcular bütün işlerin Saraçoğlu’nun emriyle başladığı kanaatindeydiler.
Varlık Vergisinin en çok etkilenenlerin başında geliyordu. Gad Franko, Varlık Vergisi zamanında en az 150 bin sterlin tutarındaki servetimi kaybettim, diyordu.
Yıllar sonra Büyük Kulüpte , kulübe Saraçoğlu’nun geldiğini haber verdiler. Salonda herkes ayağa kalkmış, dip masada oturan Gad Franko oralı bile olmamıştı.

CHP Bölünüyor ,1944-1946 bölümünde, Saraçoğlu’nun futbola düşkünlüğü biliniyordu. Oğlu Aydın’ın Maskesporun bir maçı sırasında ayağının kırılması ve Saraçoğlu’nun maçı bitirip sonra hastaneye gidişi anlatılıyordu.
Başvekil Kupası da Saraçoğlu’nun futbol tutkusunun sonucu düzenlemeye başlanmıştı. 1944 yılında düzenlenen ilk kupayı Beşiktaş almıştı.
Cumhuriyetin yirmi birinci yılı biterken Ankara’nın çehresi giderek değişiyordu. İlk on yılda modern yapılar birer ikişer yükselmiş, kent, opera binaları, tiyatroları, halkevleri, kültür ocakları ile mimari tercihini batıdan yana yapmış başkent oluşmuştu.
Bunlardan ilki ulu önder Atatürk için , mimari yarışma sonucu hazırlığına başlanan Anıtkabirdi. Rasattepede, Atatürk için bir anıt mezar yapılacaktı. 9 Ekim 1944 tarihinde görkemli bir törenle , ilk harcı İnönü ve Saraçoğlu’nun koyduğu inşaatla başlamıştı.
İkinci büyük proje ise Gençlik Parkı adı verilen Ankara’nın en büyük parkıydı, devasa havuz, ağaçlar arasına serpiştirilmiş mesire yerleri, havuz manzaralı çay bahçeleri ve lokantalar vardı. Bir gölü andıran havuzu Ankaralının deniz özlemine giderecekti.
İnönü ve Saraçoğlu uzun zamandır üzerinde çalıştıkları Toprak Reformu taslağı çalışmasını bitirmişler. Kanunu ziraat profesörlerinden Şevket Raşit Hatipoğlu hazırlanmıştı.
Tarıma elverişli yerlerde 1000 dönümün üzerindeki , tarıma elverişsiz yerlerde 2000 dönümün üzerindeki yerler kamulaştırılarak köylüye dağıtılacaktı. Yani işin ucu büyük toprak sahiplerine dayanıyordu.
Bu kanun sayesinde ayrışmayı net göreceklerdi.Bütçe oylamasında beş mebus red oyu verince Saraçoğlu hemen güven oylaması istedi. Red oyu verenler Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuad Köprülü, Refik Koraltan ve Emin Sazakdı.
Saraçoğlu’nun oğlu Yılmaz Atatürk Lisesinde okuyordu. Matematik dersinden sınav sonucuna itiraz etti, Yılmaz. İzmir Mebusu Ahmet Nazmi İlter matematikte çalıştırıyordu. Yılmaz’ın anlattıklarından 6 veya 7 lik yaptığını hesaplıyordu.
Doğru Başbakanlık binasına gittiler, Şükrü Beye imzalatmaları gerekli dilekçeyi , sundular. Saraçoğlu , dilekçeye bakmadı bile. Eliyle olmaz, dedi. Başvekil baskı yaptı derler.

Başbakanlıkta ki toplantıya bütün gazete yöneticileri gelmişti. Ahmet Emin Yalman bir ara Saraçoğlu’na , Tenkitten hoşlanmıyorsanız neden sansür koymuyorsunuz,diye sorunca , Ben sansür koyarak, anayasa dışına çıkmam diyordu. Saraçoğlu eskiden olduğu gibi gazetecilere yüksek perdeden konuşmuyordu.
7 Ocak 1946 günü Ankara Sümer Sokakta, Celal Bayar önceliğindeki Fuad Köprülü, Adnan Menderes ve Refik Koraltan Demokrat Partiyi kurdular ve Dahiliye Vekaletine kuruluş dilekçesini verdiler.
26 Nisan 1946 günü CHP grubu seçim kararı aldı. 21 Temmuz 1946 günü yapılan seçimler Türk siyasi hayatının en tartışmalı seçimi oldu. CHP iktidarını korumuştu, ama Saraçoğlu başvekilliğe devam etmeyecekti.

Devlete ve Fenere Veda , 1946-1953 bölümünde, Saraçoğlu’nun başvekilliğinin sona ermesiyle oturdukları Hariciye Köşkünden ayrılmak zorunda kaldılar. CHP Genel Başkan Vekili sıfatıyla bu kez parti köşküne taşındılar. Parti köşkü Mareşal Fevzi Çakmak’ın konutunun yanındaydı.
Saraçoğlu, sabah olduğunda sağ kolunda bir uyuşma olduğunu fark etti. Paniklemesinler diye evdekilere bunu söylememişti.
17 Kasım 1947’de toplanan CHP 7. Kurultayında İnönü’nün hazırladığı listede ismi yoktu. Onun yerine Hasan Saka başvekilliğe getirilmişti.
Saraçoğlu partideki görevinden ayrılınca oturduğu konutu boşaltma zorunluluğu doğdu. 26 Ocak günü Meclis Başkanı Kazım Paşa’nın ölümüyle , Ali Fuat Paşa, Şükrü Saraçoğlu ve Recep Peker aday oldular. Ali Fuat Paşa Meclis Başkanı seçildi.
İnönü’nün Wasington Büyükelçiliği önerisini kabul etmedi.
Kiralık ev arayışları sürerken Vehbi Koç Yenişehirdeki apartmana gelmelerini , kirasını da söyleyerek teklif etti. 1948 yılının Mart ayında Koç Apartmanına taşındılar.
İnönü , Saraçoğlu ile ilişkileri sıcak tutmak niyetindeydi.
Meclis Başkanlığı seçimleri vardı. Seçimde Şükrü Saraçoğlu, Celal Bayar ve Feridun Fikri Düşünsel aday oldular ve Saraçoğlu Meclis Başkanı seçildi.
1950 seçimleri gelip çatmıştı. Saraçoğlu, ikinci dönemini yaşadığı Meclis Başkanlığının sona ereceğinin farkındaydı.
Saraçoğlu 27 yıl süren tek parti döneminde önemli görevler üstlenmişti
Siyasette son noktayı koyduktan sonra Fenerbahçe Başkanlığından da ayrıldı.
Ankara’ya Başbakanlık Kupası maçına gelen Kulüp Yöneticisi Rüştü Dağlaroğluna , Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ı da ziyaret etmeleri tavsiyesinde bulundu.
Artık Ankara’dan ayrılma zamanı gelmişti. Anadolu Kulübü ve Karpic Lokantası geride kalmıştı.
Saadet Hanımın annesi Fehime Hanım ve kız kardeşi Mergube’nin oturdukları Teşvikiye Camii Sokak 9 numaradaki boş olan eve taşındılar.
İstanbul’a taşınmadan önce Şükrü Bey’in hastalığı için Fransa’ya gitmeye karar verdiler ve Yurt dışına çıkabilmek için döviz bulmak gerekiyordu.
Saadet Hanım konuyu Berrin Menderes’e açtı. Döviz sorunu kısa sürede çözülüp Fransa’ya gittiler. Saraçoğlu, Ansefalit yani beyin zarı iltihabı tedavi edilse de Parkinson hastalığına dönüşebiliyordu.
Fransa dönüşü İstanbul Sirkeci limanına yanaşan Ankara Vapurunu meraklı gazeteciler bekliyordu. Piyasaya yeni çıkan kitapla ilgiliydi. Saraçoğlu döneminin İstanbul Defterdarı Faik Ökten’in kaleme aldığı Varlık Vergisi Faciası hakkında düşüncelerini soran gazetecilere, Bugün olsa aynı şeyi yapardım, diye cevaplamıştır.

Efe Başvekil Artık Yok, Amerikan Hastanesi, Aralık 1953 başlığı altında, Şükrü Saraçoğlu hastaneye yatmıştı. Amerikan Hastanesi’ne getirildiğinde şuuru yarı açıktı. Onun adım adım ölüme doğru ilerleyişini tanık olmak, Saadet Hanımı kahrediyordu.

Sonra Ne Oldu, bölümünde, Şükrü Saraçoğlu’nun cenazesi 28 Aralık 1953 günü Teşvikiye Camiinde kılınan cenaze namazıyla kaldırıldı. Törene İsmet İnönü, Hilmi Uran, Şemsettin Günaltay, Lütfi Kırdar ve çok sayıda siyasetçi ile askeri erkan katıldı. Saracoğlu’nun naaşı askeri bando eşliğinde Zincirlikuyu Kabristanına defnedildi.
Saadet Hanım 2 Mayıs 1980’de hayata gözlerini yumdu.
Kitabın önemli kahramanlarından olan Milaslı Avukat Gad Franko 12 Ağustos 1954 günü yaşama gözlerini yumdu.”

Teşekkür bölümünde yazar bu anı-romanda bilgi veren herkese çok teşekkür ediyor.

Yakın tarihin özel anılarla zenginleştirilmiş kitabı okurken, muhakeme yaptığım bölümler olduğu gibi , kimi sayfalarında hüzünlendiğim sayfalar da oldu.Yakın tarih okumayı sevenler için tavsiye edilebilecek kitap.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ