Reklam
Reklam

DİKKATSİZLİK VE UMURSAMAZLIKTA ÜZERİMİZE

İsmail Atasever
İsmail Atasever
  • 05.09.2019
  • 124 kez okundu

Her birimiz, yaşamımız süresince ortaya çıkan ve yadsınamayan bir takım ayrıntıları gözlemlemiştir.
Buna yönelik gelişmeler ayan beyan ortada olmasına karşın, dikkatsizlik ve umursamazlık bağlamında gerekli hassasiyeti gösterdiğimiz söylenemez.
Üstelik, olmazsa olmaz kabul edilen gelişmelerde dahi aynı tavrımız devam edince, söylenecek çok fazla söz kalmıyor.
Her şey ortada, dolayısıyla gözler önünde sergilendiğine göre ne söyleyebiliriz ki!
Buna karşın önemli bir ayrıntı var.
Her birimizin aynı yaklaşım içerisinde olduğu düşünülemez.
Dolayısıyla söz konusu olan, çok önemli gelişmelerde bazıların kılının dahi kıpırdamaması.
Bir yerde vurdumduymaz tavırlar sergilenmesi.
Hal böyle olunca ne söyleseniz boş…
***
İlişkin olarak şu denebilir.
Hangi hallerde umursamazlık ve vurdumduymazlık devam edip gidiyor?
Ne gibi önemli gelişmeler gözleniyor da, “dikkatsizlikte üzerimize yok” yaklaşımı galebe çalıyor?
Aslında bu soruların cevabı tek bir ayrıntıyla sınırlı değil.
Değişik alanlarda yaklaşımlarımız istenilen düzeyde olmadığı için birçok soru gündemde yer ediyor.
Ve de her biri cevap arıyor.
En belirgin olanlardan biri TRAFİK KAZALARI…
Aynı kazalara çoğunlukla bizlerin sebep olması..
Gözlendiği kadarıyla dikkatsizlik, umursamazlık ve aşırı güven, beraberinde nice kazaları meydana getirmektedir.
Söz konusu olaylar sonrasında tutulan raporlar aynı yaklaşımları işaret ettiğine göre kazalar, büyük oranda insan hatasından kaynaklanmaktadır.
Kısaca, araştırmalar üzerine ortaya çıkan bulgular, “kazaların % de 80’ni insan hatasından kaynaklanmıştır” şeklinde olunca, hata belirtildiği gibi insanımızdadır.
Karşısındaki sürücünün hata yapabileceğini dikkate almadan olabildiğince rahat davranılması, çoğunlukla nice acıların yaşandığı kazaların sebebidir.
Buda gösteriyor ki, her iki halde sürücüler hatalıdır.
Genelde dikkatsizler.
Muhtemel kazalar üzerine tutulan raporların içeriği aynı ayrıntıları işaret ettiğine göre, fazla söze hacet yoktur.
***
Bu doğrultuda bir başka önemli nokta ORMAN YANGINLARI..
Bir yerde tüm canlı varlıkların yaşam kaynakları arasında yer alan ormanların, özellikle insandan kaynaklanan bilinçli bilinçsiz hatalar sonrasında yanıp kül olmaları.
Sonra yanan, sadece ormanlar değildi.
Bir yerde tüm canlı varlıkların hayatına kastetmekti yangınlar.
Bunda bir abartı olmadığı, yanan sahalara ilişkin görüntüler ve bizatihi gözlemlerden anlaşıldığına göre aksi iddia edilemezdi.
Zira yangınlar ortalığı kasıp kavurmuştu.
Hem de bir uçtan diğerine.
Hal böyle olunca nasıl üzülmez ve de kahrolmazsınız?
Konuya ilişkin uzmanların açıklamalarına göre yanan ormanların yeniden eski haline gelebilmeleri, bir başka yaklaşımla kullanıma hazır hale gelmeleri, yarım asrın üzerinde bir zaman gerektiriyordu.
Bu süre az buz olmadığına göre, özellikle dikkatsizlik ve kasıt unsurundan kaynaklanan orman yangınları, telafisi kısa zamanda mümkün olmayan her türlü kaybın tartışmasız müsebbibidir.
Sanılmasın ki bu yaklaşımda abartı var.
Kesinlikle değil.
Kaldı ki, söz konusu yangınlara atıfta bulunmak üzere söylenen özlü sözlerin içerdiği anlam, her şeyi açıklıyor.
Bir yerde ormanları koruyamamanın sorumlusu olduğumuza vurgu yapıyor.
***
Her şeye karşın yadsımanın mümkün olmadığı bir realite vardı.
“Yanan ormanlar değil, geleceğimizdir”
Kabul edelim ki bu yaklaşımın itiraz edilecek yanı yoktur.
Olamazdı da…
Böylesine kullanım alanı geniş varlıkların kesim haline gelmesi için gerekli süre, en azından 50 yıl olarak belirtildiğine göre başkaca ne söylenir.
Üstelik kaybımız sadece ormanların yanması değildi.
Ya yanıp kül olan her türden mahlûkatlar!
Hem de yüzlerce.
Dolayısıyla kaybımız büyüktür.
Nasıl olmasın ki!
Bir yerde geleceğimiz karartılmıştır.
***
Oysa tam tersi olabilirdi.
Ormanların korunmasında, kasıt unsuru dışında her kim olursa olsun azami dikkat gösterseydi, geleceğimiz risk altına girmezdi.
Peki şimdi ne oldu?
Yanıp kül olan sahaların, yeniden kesim haline gelmesi için en azından yarım asrın üzerinde bir süre bekleyeceğiz.
Tabi, içimizdeki İrlandalılar yeniden yakmazlarsa!..

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ